Şu dizi ve film sektörü o kadar harika bir şey ki… Özellikle yeni filmlerde, görmeye doyamadığımız birçok oyuncu sevdiğimiz rollere geliyor ya, iyice tadından…
Bu haber, birebir yukarıda gördüğünüz başlıkla bizim mail kutumuza bir basın bülteni olarak düştü. Durum, bize iletildiği kadarıyla, şu şekilde vuku bulmuş: “Ülkemizde 8…
Hatırlıyorsunuz, bizim öve öve bitiremediğimiz Mad Max: Fury Road’ı bir o muhteşem turuncu-turkuvaz tonlarıyla izlemiş, ardından George Miller’ın “Ya aslında en iyi versiyonu siyah beyazdı…
Öncelikle söyleyelim, bu haberin hiçbir tarafı yalan, şişirmece, abartı ya da parodi değil. Zaytung’dan ya da The Onion’dan almadık başlığı. Bu olay, aynen başlıkta…
Eminim başlıkta ciddi bir abartı payı olduğunu düşünüyorsunuz, ama hayır. Bu yönetmene efsaneler efsanesi derken bile aslında azaltarak konuşuyor olabiliriz. Gelin, inanmıyorsanız özgeçmişinden birkaç satırbaşı…
Şimdi bir gözlerinizi kapatın. Düşünün. Bir Sony yöneticisisiniz. Dünyanın en büyük süper kahramanlarından birinin film hakkını almış, on senede beş film çıkartmışsınız. Lakin gelin…
Daha önce de muhabbetini etmiştik, yatıp kalkıp geek dünyasına çalışıyormuş gibi gözüken bazı aktörler var. Hugo Weaving mesela, muhteşem kariyerinde gidip Marvel kötüsü de oynadı, kadim…
Süper kahraman filmleri ve dizileri hayatımızın her köşesine adeta bir kedi sinsiliğiyle sızdığından beri, malumunuz, bir yandan bu girişimlerin hasılat karşılığını takip edip mukayese…
İlk Guardians of the Galaxy filminin başarısı dönüp bakınca insana acayip gelmiyor. Çünkü bugün kağıt üzerinde çok güçlü bir proje Guardians. Üzerinde Marvel etiketi var, başrolü dünyanın açık…