METRO

Hatırlarsanız Mart ayında şöyle bir haberle Google’ın “Stadia” adı altındaki yenilikçi girişimini sizlere duyurmuştuk. Ancak fazlasıyla heyecanlanıyor oluşumuz, birçok kişi tarafından “Türkiye’de o altyapı yok.” sözleriyle bastırılmaya çalışılmıştı. Ne olursa olsun bunun teknolojik anlamda…

Yükle Gelsin!

Gölge oyunu, üzerine yazılı kaynağın bolca bulunduğu bir alan değil. Durum böyle olunca koskoca internet aleminde bile bulabilecekleriniz oldukça sınırlı kalıyor. Çünkü gölge oyunu, zaten başlı başına ağız yoluyla aktarılan ve halk anlatılarıyla bugüne kadar gelmiş bir kültür. Ancak bu, bugün itibariyle çok ilginç gölge oyunu fikirleriyle karşılaşmayacağımız…

Marvel’ın dördüncü fazını açmak gibi bir görev üstlenmiş olan WandaVision, ilk iki bölümü peş peşe yayınladıktan sonra, haftalık düzenine geçerek izleyici ile buluştu. Bence geçtiğimiz iki bölümden daha fazlasını bulduğumuz bir bölüm izledik ve buradan sonra da artık, dizi açısından, pimi çektik gibi hissediyorum. Fakat bunlardan bahsetmek için…

Ülkece en son ne zaman milli bir yarışmanın heyecanı ile coştum hatırlamıyorum desem inanır mısınız? Herhangi bir takım için duyduğumuz gururdan bahsetmiyorum, spor müsabakalarında yakın zamanda böyle bir başarımız veya heyecanımız oldu ve kaçırdıysam beni mazur görün. Arada sırada atletizm veya jimnastik gibi alanlarda üstün başarılar kazanıyoruz fakat…

Görmezden gelmenin giderek zorlaştığı iklim sorunlarından kafamızı biraz sıyırabilirsek, dört mevsim yaşayan bir coğrafyada, hangi mevsimin diğerini döveceğiyle ilgili çocukça kavgalarımızı bir kenara bırakmak konusunda hemfikir olabiliriz. Yine de hayatın pek çok alanında olduğu gibi, bu da öznel bir konu ve bazılarımız, bazı mevsimleri daha çok seviyoruz. İşin…

Marvel’ın, içerisinde küresel bir salgının da bulunduğu çeşitli nedenlerle üzerimize içerik fırlatmaya verdiği bir yıllık nadas – bu arayı böyle ifade etmeyi sevdik- WandaVision dizisinin ilk iki bölümünün yayınlanmasıyla sona erdi. Çizgi roman evrenini sadece uzaktan bilen, süper kahramanları ise peşi sıra çıkan üçlemeleri, beşlemeleri, dizileri takip eden…

İnsanların ölümsüzlüğe imrendiklerini ve sanat yapmamızın asıl sebebinin arkamızda bizim son nefesimizi vermemizle yok olmayacak, ölümsüz birtakım izler bırakmamız olduğunu düşünüyorum. Hatta birçok şair de bunun farkında esasında. Sanatın anıları ve duyguları ölümsüzleştirmeye yaraması, birçok akımda ve birçok şiirde değişmeyen bir tema olarak karşımıza çıkıyor. 16.yüzyıl şairi Edmund…

Selam millet! Bir geek olarak Tolkien sevdamı yaymaya çalıştığım minik misyonerlik projem olan Silmarillion Antolojisi’nin bir bölümüne daha hoş geldiniz! Biz bu antolojide J.R.R. Tolkien’in yarattığı Legendarium’a bir saygı duruşu niteliğinde, bölüm bölüm Silmarillion inceleyip yeri geldiğinde küçük küçük ara bilgiler veriyoruz. Antolojimizin şuradan ulaşabileceğiniz sekizinci yazısında Thingol…