Çizgi romanlarda bir dönem, süper kahramanların popülerleştiği yıllarda, tüm şöhreti de, tüm takdiri de çizerler toplar; yazarlar da “dikte eden insan” kıvamında görülürlermiş. Herhalde söylemeye gerek yok, bu…
Geçen bölümün yazısını yazmadığımda, sağ olasınız, pek çoğunuz merak dolu mesajlar attılar bana. Yazı neredeydi, bu bölüm güzel değil miydi, sorun neydi? Hayır, bölüm güzeldi ve Agent Carter…
Her daim filmlerinde hem yönetmenlik hem senaristlik yapan; bir taraftan da bu filmlerin yapımcılığını üstlenen Zeki Demirkubuz’un ikinci filmidir Masumiyet. Öncesinde Zeki Ökten ile aynı sette çalışmış hatta…
Reddit’in şahaneler ötesi ELI5 diye bir subreddit’i var. Biz Türkiye’de yapmış olsak “Bilal’e anlat gibi” derdik. Buraya insanlar bir konuda bilgi sahibi olmadıklarını kabul ederek giriyorlar. Daha da güzeli, bu konuyla…
World of Warcraft’ı vanilla döneminde, yani çıktığı 2004 senesi ile ilk ek paketi The Burning Crusade’in etrafı şenlendirdiği 2007 senesine kadar geçen zaman diliminde oynadıysanız zaman içerisinde kendinizi, kimsenin empati kuramayacağı ve bu…
Yükle Gelsin!
Aynı cümle içerisinde “DC Comics” ve “Animasyon” kelimelerini bir nefeste zikrediyorsanız, orada bir durup saygı duruşunda bulunmanız gerek. Paul Dini ve Bruce Timm’in muhteşem Batman: The Animated Series’i ile başlayan ve sonrasında harika Justice League dizileri ve muazzam filmlerle devam eden DC animasyonları, hep bir baş üzerinde olmuştur muadillerinin ve bilakis,…
Comic-Con sırasında yaşanan en önemli olaylardan biri de çizgi romanların en prestijli ödülü Eisner’lerin sahiplerini bulmasıdır şüphesiz. Her sene belli başlı adaylar vardır, kimlerin sürpriz yapıp, kimlerin beklenen başarıya ulaşacağı konuşulur. Bu sene de farklı olmadı. Brian K. Vaughan’ın artık ödül toplarken yorulan muazzam işi Saga yine şaşırtmadan sakin sakin…
Herhalde geride bıraktığımız şu Comic-Con’a dair en garip hisleri taşıyan adam Joss Whedon’dır. Bundan birkaç yıl önce ilk Avengers’ın yönetmeni olarak fuara gelen Whedon, ondan sonra filmin çıkışı olsun, Age of Ultron’un öncesi olsun aralık vermeden organizasyonun en büyük markalarından biriyle gelmişti hep San Diego’ya. O kadar büyük…
Sabah aldım haberi. Yataktaydım, uyanmış, miskin miskin tableti kurcalıyordum. Manşeti gördüm. “Nintendo başkanı Satoru Iwata, 55 yaşında hayatını kaybetti” yazdı. Arada önüme düşen o sahte başlıklardan biri sandım, inanamadım. Koskoca Eurogamer’ın haberiydi yazı. Onlara inanamadım, başka kaynaklara baktım. En son artık Los Angeles Times’a kadar gelmiştim, ve inkar…
Comic-Con o kadar büyük, o kadar kalabalık bir olay ki; ne kadar takip için bilgisayar başına otursanız; ne kadar her şeyi yakalamak için önünüze yirmi beş ekran da açsanız illa ki aradan bazı şeyler kayıp gidebiliyor. Bu da az daha öyle olmak üzereydi. Son dakikada “dur bakayım bir…
Tabii ki, ilk sezonuyla sağlam bir giriş yapan, Arrow’un bu sene yarattığı hayal kırıklığının üstünü örten ve severek takip ettiğimiz The Flash da Comic-Con’daydı. Düzenlenen panelde yeni sezonla ilgili heveslenmemizi sağlayan pek çok yeni karakter duyuruldu. Bunlardan ilki geçen sezon finalinde selam çaktıkları Jay Garrick. Kendisi “Flash” olarak…
Eski bir tema olmasına rağmen “felaket sonrasında hayatta kalma” fikrini ve taşıdığı derin bunalımı yeni keşfeder olduk. Post-apokaliptik olan da zombi istilasında sıkışan da yakın zamana kadar hep işin aksiyonuyla kendini seyirciye/okura sevdirmek zorunda kaldı. Bu süreçte yaşanan kırılma noktasının The Walking Dead’in TV dizisi olarak ekranlara taşınması…
Firmaların artık kendi toplantılarını, sunumlarını yapmalarından dolayı eskiden çok daha büyük, çok daha heybetli olan lansmanlar biraz güç kaybetmiş gibi görünüyor sanki. E3’te bunu kısmen görmüştük ama bu Comic-Con’da biraz daha bariz bir şekilde ortaya çıktı sanki. Geekler için önem arz eden pek çok önemli markanın yer almaması dışında…
Düne kadar, “Comic-Con biraz sönük mü bu sene yahu?” diye düşünüyordum. Sonra dün DC sazı eline aldı ve her şeyi değiştirdi. Ben de dünün büyük film haberleri arasında kaçırma ihtimaliniz olan Arrow haberlerine bir dikkat çekmek istedim. Bu seneki sezonu biraz zayıf geçse de yeni sezonundan oldukça umutlu olduğum Arrow’dan üç…
Üşenmedik, saniye saniye sizin için Türkçe altyazı ekledik. Ekleyen çevirmenimiz heyecandan tatlı tatlı can verdi ama Batman’e feda olsun. Bu arada, arada böyle Türkçe altyazılı fragman, komikli video falan filan görmek isterseniz, YouTube kanalımıza da abone olun, ne güzel olur. Hadi buyrun şimdi, titreyerek izleyelim!
