Yükle Gelsin!

Çoğumuz Cadılar Bayramı’nı kutlamıyor olsak da eminim ki gerek kostümlerden gerek dekorlarından gerekse yarattığı değişik atmosferden dolayı bu bayrama garip bir sempati besliyoruzdur. Şahsen ben hem John Barrowman’in kostümlü Instagram fotoğraflarına bakıp gülebildiğim için, hem de Starbucks’ta en sevdiğim kahvenin gelişine rastlıyor diye severim. Sahi, neden ekim ayının…

Bu sitede bir sürü yazı yazdım The Witcher ile ilgili. Mutlaka biliyorsunuz ama yine de söyleyelim, Polonyalı bir yazarın kaleminden çıkma, anakronik ve fantastik bir kitap serisi The Witcher. Kitapları okundu, oyununu yaptılar; oyunlar çok sattı. Birkaç yıl geçti, dizisini çektiler. Geçtiğimiz günlerde, kitaplardaki gezici ozan Jaskier’e dizide…

Mumyalama yönteminin dünyanın pek çok yerinde uygulanan bir defin yöntemi olduğundan ve özellikle Antik Mısır’da özenle yapıldığından şu yazıda bahsetmiştik. Bu sefer rotamızı, mumya kelimesiyle bir arada duymaya alışık olmadığımız bir yere çeviriyoruz: Vatikan. Evet, katolik hristiyanların din merkezi olan özerk İtalya şehri Vatikan. Peki mumyalarla Vatikan’ın ne…

Bundan birkaç yıl önce Westworld dizisine ilk başladığında ağzımın suyu aka aka izlemiştim. Hatta o zaman diziyi izledikten hemen sonra Geekyapar Youtube kanalına koşup Westworld incelemelerini izler, teorilerini dinler, kendimi daha geek hissederdim. Bu sezon dizi başladığında, Geekyapar’da yazar olup gerçekten bir Westworld sezonunu inceleme şansım olduğu için…

İçecekler ile ilgili üçüncü dosya yazımı yazmak için oturdum ve kendi kendime şöyle dedim sevgili okur, yazın ferahlatıyor, kışın iç ısıtıyorlar bu içecekler filan ama bazen de insanı âşık ediyor, görünüşünü değiştiriyor, sonsuz yaşamı bahşediyorlar. Tek bir yudumla, belki tek bir damlayla kemik büyütüyor, hakikati insanın ağzından cımbızla…

Geekyapar sitesi olarak bu zamana kadar konuşmaya değer gördüğümüz film ve diziler hakkında dilimiz döndüğünce bir şeyler söylemeye çalışıyoruz. Ama bugün, bu alışkanlığımızı biraz değiştirerek hiçbir zaman çekilmemiş bir filmden bahsedeceğiz. Böyle dediğim için sakın beklentilerinizi düşürmeyin zira bahsettiğim bu film çekilmemesine rağmen tarihin en büyük filmlerinden biri.…

Gülmenin hayatımızda yaptığımız en kolay şeylerden biri olduğundan bahsetmiş miydik hiç? Bebekliğimizden itibaren önce gözlerimizle algıladığımız şeyleri tanımladığımız için gülümsüyor, sonra toplumsal bir canlı olduğumuz için çevremizi izliyor ve gülmenin diğer biçimlerini taklit ediyoruz. Sonunda da bu davranışı en baştan öğreniyor ve yaşamımız boyunca bir şekilde düzenli olarak…

Eskiden bir geyik vardı, azıcık kültürlü ya da “entel” görülen kişilerle boş zamanlarında belgesel izlediği düşünülüp dalga geçilirdi. “He yav he he” edasına sahip bu geyiğin dayanağı, kimsenin belgesel izlemediği, herkesin kültürlü görünmek için belgesel izlediğini iddia etmesiydi. Günümüzde böyle bir geyik muhabbeti kalmadı, çünkü bu muhabbeti yapan…

Hatırlarsanız bir önceki televizyon dizilerindeki meslekler yazımızda cinayet mahalli ile karşılaşmış ve bir cinayeti aydınlatır gibi dedektifleri neden bu kadar seviyoruz sorusuna cevap bulmaya çalışmıştık. Her ne kadar bir nebze olsa da dedektiflerimizi neden sevdiğimizi açığa çıkartsak da katilin kim olduğu sorununa henüz bir açıklık getiremedik. Bunun için…