Süper kahraman filmleri ve dizileri hayatımızın her köşesine adeta bir kedi sinsiliğiyle sızdığından beri, malumunuz, bir yandan bu girişimlerin hasılat karşılığını takip edip mukayese etmek ek bir hobimiz…
Netflix’in övülecek çok fazla yanı var, ama bana yeterince övülmüyormuş gibi gelen en önemli tarafı mühendisliği. Gerçekten, bazen Spotify’ı da bu yüzden yeterince takdir etmiyormuşuz gibi geliyor. 3G…
Geçtiğimiz haftalarda Steam’de satışa çıkan Monochroma, yerli bir oyun stüdyosu olan Nowhere Studios tarafından uzunca bir süredir geliştirilmekte olan bir puzzle platformer. İnanılmaz derecede nitelikli – ve adı üstünde, monokromatik…
Eğer -belli ki 2017’nin en büyük kültürel fenomenlerinden biri olacağı şimdiden kesinleşmiş- Black Panther’ı izlemediyseniz yazının bundan sonrası spoiler olacak. Hatta baya baya filmin sonuna dair spoiler olacak, o yüzden yanlışlıkla yazıya…
EA yıllardır oyun dünyasının en sevimsiz şirketlerinden biriydi, yıllardır. Ben küçükken oyun dergilerini alırdım ve orada Electronic Arts’a gömerlerdi. Çünkü Electronic Arts, Origin ve Westwood gibi insanların hayallerine üflemiş stüdyoları alıp kendi kurumsal çenesinde…
Yapan geek’in bir numaralı borazancısı Geekyapar’ın, müzik yapan geek gönüllerin omuzlarında yükselen müzik platformu gkyMUSIC için her yeni Pazartesi günü, yeni bir şarkı demek. Türkiye’nin dört bir yanından gelen güzel…
Yükle Gelsin!
Biliyorsunuz, Suicide Squad tüm eleştiri yağmuruna rağmen dünya çapında 744 milyon dolar gişe elde etmeyi başardı. Bu kazanç ve ilgi üzerine Warner Bros. elbette film için genişletilmiş bir DVD satışı yapacaktı, burası belliydi. Ancak kazanç kapısı olmanın yanında bu sürüm biraz sinematik anlamda gerekliydi de. Filmin büyük kesintiler…
Supergirl ve Jessica Jones, benzer dönemlerde çıktıkları için kıyaslanmak gibi bir pozisyona girdiler. Ancak iki dizinin ilk sezonlarını karşımıza koyup incelediğimizde Jessica Jones’un, Supergirl’e göre çok daha feminen bir portre çizdiğini görmek mümkündü. Kadın kahramanın gücünün sadece yumruklarına değil kişiliğine de yansıması, kötü karakterinin kadınların gündelik hayatta -ne yazık…
Filmi gelene kadar Geekyapar tarafından reçetenize yazılmış olan Fantastic Beasts haftalık dozunuzu almaya tam gaz devam mı? Her hafta farklı bir odak noktasıyla karşınıza geldiğimiz gibi bu hafta da filme ısınma turlarında yeni bir bakış açısına değinelim dedik: MACUSA’yı yakından tanımaya ne dersiniz? Harry Potter serisinde Sihir Bakanlığı olarak…
Normalde büyük bir şirketin, bir diğerini alması bizim sayfalarımıza konu olacak bir mesele değil. Örneğin tutup AON, ne bileyim, GoldmanSachs’ı alsa herhalde biz hayret etmekten gayrı bir aksiyon almayız profesyonel hayatlarımız dahilinde. Ancak bazı konular bizim buralara da yansıyor işte. Bazı büyük alımlar, bizi yakından ilgilendiren şeylere ucundan…
Rick and Morty beklemek zor iş. Gerçekten. Ben daha önce bir kez Sherlock beklemek, çok defa da Doctor Who beklemek gibi gafletlere düştüğümden idmanlı olduğumu sanıyordum; ancak Rick and Morty beklemek gerçekten de başka bir seviyede. Çünkü bir kere, dizinin kendisi yorgan döşek 20 dakika bir şey zaten.…
Amerika’da, 1920’li yıllar genelde Jazz Age, yani Caz Çağı olarak adlandırılır. Döneme “Roaring Twenties”, ya da “Kükreyen Yirmiler” dendiği de olunmuştur. Bu periyot, Büyük Buhran öncesinde Amerika’nın, özellikle de Doğu Yakası’nın kültürel, sosyolojik ve ekonomik anlamında volümü çok yüksek bir patlama yaşayışına şahit olmuş; dönemin efsane kitaplarında da…
İsmimizden müsemmadır, yapan veya yapmış olan geek’lere felaket bir aşkımız var. İçindeki sonsuz tutkuyu yapıcı bir enerjiye dönüştürüp, ortaya bir şeyler çıkartabilen insanlar bizim için inanılmaz değerli bir yerdeler. Bu, elbette bir tutam onların yaptıkları işleri tüketmeyi çok sevmemizden kaynaklanıyor. Tutkuyla yapılıyorsa, bizim de tutkuyla tüketmemiz olası oluyor çünkü genelde. Ama bir…
Çizgi roman dünyası dün büyük bir kayıp yaşadı. Punisher ve Vertigo’nun efsane serisi Preacher’ın arkasındaki en önemli isimlerden çizer Steve Dillon elli dört yaşında aramızdan ayrıldı. Bu ani ölüm hem yakın çevreyi hem de hayranları afallatmış durumda. Ölenin ardından “büyük sanatçıydı, daha çok şey yaratabilirdi” demek biraz okur bencilliği…
Şu ara hayatımızda çok film, az zaman ve pahalı biletler, ucuz işler var. Eğer bir filmi haftalar, aylar önceden gözümüze kestirmediysek kolay kolay sinemaya gitmiyoruz. Gittiğimizde de genelde ne izleyeceğimize tam emin olmadan balıklama salona atlıyoruz. Sonuç birçok zaman hüsran ve verilen paraya tutulan yas oluyor. En azından…
Biz iş gereği, detay ve püf noktası ve gizem kovalamak için sık sık sinemacıların filmlerden önce ve sonra verdikleri röportajları takip ediyoruz; hani belki bir şey söylerler, bir giz açığa çıkar, bir detay belli olur… İşte Joss Whedon’ın bu şekil Ultron sonrası verdiği röportajlara şahit olduysanız, adamın ne…
