Merhaba! Yine ben. Yine fikirlerim falan var. Umuyorum, bu sefer basitleştirmek ve kristalize etmek konusunda geçen sefer olduğundan daha başarılı olabileceğim. Zira nedendir bilmiyorum ama, geçen gün yazdığım bir yazı cürmünü aşıp, bir Doctor…
Aylardır merakla beklediğimiz an, en sonunda geldi. Sadece Agents of SHIELD’ın yeni fragmanından söz etmiyorum. Ant-Man’in vizyona girdiği Temmuz ayından bu yana yaşadığımız uzun Marvel arası sonlandı nihayetinde. Ne yapalım, Agent Carter, SHIELD,…
Menomena Portland bazlı bir grup. Bu bile onlarla ilgili bir şeyi anlatmaya yetiyor bu arada, çünkü son yıllarda Portland’dan çıkan etkileyici indie rock gruplarının sayısı gerçekten de dudak uçuklatıcı…
Düşünün, bir ünlüsünüz. Hayranların yumruklarını ısırarak bekledikleri bir filminiz var. Özel gösterimine gireceksiniz, girmeden önce de orada olmayan seyircilere küçük küçük mutluluklar atmak istiyorsunuz. Açıyorsunuz Instagram’dan canlı yayını,…
Catan’ı duydunuz mu? Eğer masaüstü oyunlarına herhangi bir noktada merak saldıysanız, muhtemelen duymuşsunuzdur. Almanya menşeli oyun özünde öğrenmesi çok basit, ustalaşması ise görece zor bir yapıya sahiptir. Catan…
Yükle Gelsin!
Ben pek anlayamıyorum şu an olup bitenleri. Hayatın kendisinden büyük insanlar öldüğü zaman, böyle oluyor genelde. Ölmek, pek yakışmıyor. Bir yere oturmuyor. Onların yaptığı şarkılar, söyledikleri, davranışları, var oluşları o kadar güzel, çarpıcı, çekici ve etkileyici ki; o kadar hayatın kendisinin ulaşamayacağı yerlerde şeyler çıkartıp koyuyorlar ki önümüze, hani…
Yeniden bir deneysel işle karşınızdayım. “Arada gerçekten kılçıksız kemiksiz indie deneyimi yaşamak gerek” diyenler etrafıma dizilebilirler. Hazır mıyız? Tamam o zaman. Bu seferki yeni keşfimi Steam’in indirim sezonunda yakaladım ancak piyasaya sürülmesinden bu yana altı aydan fazla olmuş, bu sebeple kıyıda köşede rastgelmiş olmanız mümkün. 2015 yazında satışa sunulan…
Geçtiğimiz günlerde Voltron’ın dönüşünü müjdelemişti bize Netflix. O çizgi filmin introsunu ararken internetten çocukluğumdan kalan çizgi filmlere de denk geldim ve kendi kendime dedim ki, “Madem Voltron reboot ediliyor, bunlar niye edilmesin?”. İşte bu şekilde ortaya çıktı bu liste. Listeyi 10 ile sınırladım, daha bir sürü vardı buraya eklenebilecek ama istedim…
Geçtiğimiz gün Star Wars: The Force Awakens’ın Avatar’ı geçip, Amerika’da gelmiş geçmiş en çok izlenen film olma onurunu 764 milyon dolar ile geçtiğinin haberini vermiştik sizlere hatırladığınız üzere. Force Awakens, bu rekoruna küresel gişesini de katınca, sinema tarihinin tüm dünya çapında gelmiş geçmiş en çok gişe yapan dördüncü…
Kickstarter, çok büyük, çok anlamlı, ama çok nadiren doğru kullanılan bir araç. Sanatı ve üretimi punk’laştırması¸özgürleştirmesi, sanayiden kurtarması ve kurumsallaşmış, endüstriyelleşmiş sektörlerin korku ve kaygılarından uzaklaştırıp ilericileştirmesi gerekirken; internetin saçma fantezilerinin ve ana rahmine dönme isteğinin tatmin edildiği bir mecra hâline geldi. Kimsenin bununla ilgili bir sıkıntısı da…
E demiştik. Star Wars: The Force Awakens, bazı feci derecede optimist analistlerin tahmin ettiği abesle iştigal 3.5 milyar dolar barajı haricinde, hemen hemen tüm beklentileri harfiyen yerine getirmeye devam ediyor. Bu ne demek? Rekorlar bayat ekmek gibi Star Wars dokundukça kırılıyorlar demek. Sizlere filmin dünya çapında 1 milyar…
Gotypicks diye bir blog var. Bilmiyorum hiç denk geldiniz mi, ama gerçekten çok faydalı bir iş yapıyor. Kendisi her sene, irili ufaklı demeden; oyunla ilgili değil demeden, İngilizce ya da Sanskritçe diye ayırt etmeden, dünyanın dört bir yanından farklı yayınların verdiği Game of the Year ödüllerini topluyor. Bu ödülleri toplarken belli…
Yalan olmasın, bir şeyi seven kitlesinden yüzde yüz ayrıştırabilecek kadar olgun bir zihnim olduğunu sanmıyorum. Eser ne olursa olsun, benim üzerimde ne etki bırakırsa bıraksın; etrafında toplaşan kitle gerçekten de benim parçası olmayı istemediğim bir güruhsa, soğurken buluyorum kendimi. Bu sadece popülariteyle ilgili bir kavram değil. Bir şey…
Şimdiden bir şeyin ikazını yapmam gerekiyor. Başlıkta biraz spoiler var. Türkçe’ye çevrilmemiş, yaklaşık iki yıllık bir romandan spoiler; ama yine de spoiler işte. Eğer yazının bu kısmından ilerisini okursanız, hangi kitaba ait olduğunu da söyleyeceğim. O yüzden, giriş başlığında uyarmak boynumun borcu. Bir yerlerde böyle bir twist’e sahip…
Başlamadan iki şey belirtmek lazım. Birincisi yazıda spoiler yoktur. Genel bir değerlendirme yaptım, izlememiş olanlara fikir vermesini istedim. İkinci söylemem gereken şey de, nice fantastik esere sahip olsam da Shannara kitaplarını -belki de Türkçe çevirilerinin kötü kapak seçimlerinden dolayı- hiç okumadım. Eğer okumuşsanız, sizin yorumlarınız benimkilerden farklı olabilir. Yorumlarda…
