Yükle Gelsin!

Yazan: Furkan Dağıstan Sosyoloji yeni ve sürekli gelişen bir bilimdir, çizgi roman evrenlerini de tarihsel süreçle değerlendirdiğimizde yine aynı şekilde sürekli gelişen, değişen ve çok çok yeni birer üretim oldukları sonucuna varırız. Bu sebeple yaptığımız değerlendirmelerin analizinin -hem günümüzde hem de özellikle geleceğin getireceği değişim ve yeniliğin sürekliliği…

Düşündüğünüzde Avatar: The Last Airbender çok katı bir hikâye. Çünkü sıkıştırmaya ya da çekiştirmeye çalıştığınız anda ortaya garip işler çıkıyor. Bir sezonu bir filme sığdırmaya çalıştığınızda ortaya yüzyılın hilkat garibesi ortaya çıkıyor mesela. Filmin adını ağzımıza alamıyoruz. Hikâyeyi uzattığınızda da insanlar hoşlanmıyorlar bundan. Legend of Korra hayranlar arasında…

Yazar: Zeynep Gülbanu Esen Hey cesur yeni dünya ki içinde böyle insanlar var! Birinci Dünya Savaşı’nı görmüş, henüz ekonomik krizi atlatamamış ve son süratle İkinci Dünya Savaşı’na giden bir dünya… O dünyanın insanlarından birisi olan Aldous Huxley… Huxley, içinde yaşadığı dünyanın geleceğiyle ilgili kehanetlerini 1931 yılında kaleme almış.…

Umbrella Academy, Netflix’e geldiğinden beri uluslararası çapta izleyenleri kutuplaştırmayı başardı. Bir kesim şovu hiç beğenmezken beriki kısım da yerlere göklere sığdıramadı. Aralarda kalan birkaç kişi ise ortamına göre ya diziyi övdü ya da gömdü. Ben de bunlardan biriyim. İkinci sezonu daha başarılı bulduğum kesin. Amma velakin genel olarak…

Yazan: Tuğçe Yalaz Türk halkı olarak çoğumuz distopik eserleri seviyor olmalıyız ki film tavsiyesi istendiğinde genellikle Matrix, V for Vendetta ya da Truman Show öneriyoruz. Sonuçta bizim ülkemiz de başka ülkelerin distopyası değil mi? Neyse arkadaşlar, kayyumları çağırmayalım şimdi. Bahsetmek istediğim konu da zaten bu değil. Ben bugün…

Yazan: Anıl Tan Aktan İnsanlar korkuyor. Bu çok normal bir durum. Böyle hayatta kalmışız yıllarca. En uzak akrabalarımız bile karşısına alt edemeyeceği bir kurt çıktığında korkmaya başlar, bu korku onları kaçmaya iter ve hayatlarını devam ettirmelerini sağlarmış. Peki günümüz insanını uzak akrabalarımızdan ayıran şey ne? Tabii ki bizim…

Oscar Wilde’ı hiç okumadığınızı düşünüyorsanız hafızanızı bir defa daha yoklayın derim zira çoğu kişi onu Mutlu Prens ismindeki çocuk kitabı veya Her İnsan Öldürür Sevdiğini (nam-ı diğer The Ballad of Reading Gaol) şiiriyle tanır. Elbette bir yazarın eserlerinin hepsinde yazarın kendisinden parçalar bulabileceğimizi savunabiliriz, bir noktaya kadar da…

Anasır-ı Erbaadan olan toprak ve sudan, kelimelerin üzerine tıklayarak okuyabileceğiniz önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Toprakta “Toprağınız bol olsun”, suda “Boşuna mı suyunu çıkarıyoruz” demiştik. Aynı mantıkla düşündüğümüzde bu yazıda “Havan batsın” dememiz gerekirdi ama böyle bir ortamda bu küfürden beter olacağı için “Havanı sevsinler” diyoruz. Tüm canlılar için hayati…