Bir söz vardır bilir misiniz “Asla kahramanlarınla tanışma” diye. Bu söz her ne kadar son zamanlarda The Boys ile hatırlansa da son yıllarda sosyal…
Yaklaşık bir yıl kadar önce bir Last of Us dizisinin geleceğini öğrenmiş ve haberini de sizlerle şu yazıda paylaşmıştık. Daha düne kadar da dizinin…
Oyuncuları ile bütünleşmiş bazı karakterler vardır desem eminim hiçbiriniz bana karşı çıkmazsınız. Tony Stark, Robert Downey JR olmuştur mesela artık. Joker dendiğinde aklımıza Heath…
“Affedersiniz ama Mösyö Poirot, ben sizi hiç anlayamıyorum.” Poirot, “Ben de kendimi anlayamıyorum,” dedi. “Hiçbir şeyi anlayamıyorum. Ve bu da beni endişelendiriyor.” Güzel bir dedektiflik hikâyesi izlemeyeli uzun…
Dünyanın her bölgesinin kendine has bir öyküsü, bir efsanesi vardır. Ünlü kahramanlar, ejderhalar, tanrılar, tanrıçalar ve daha neler neler. Bu zamana kadar bu efsaneler birçok kez yeniden yorumlandılar;…
Conan Exiles’ın bir pipi meselesi var. Bunu aşırı olmak ya da dikkat çekmek için söylemiyoruz. Funcom’un hayatta kalma oyununda karakterinizi yaratırken penis boyutunu bir slider yardımıyla belirleyebiliyor ve sonrasında…
Çizgi roman sadece süper kahramanlarının olağanüstü maceralarının anlatıldığı bir mecra değildir. Adı üstünde anlatım dili olarak çizgiler seçmiş bir romandır. Bazen de bir romanda olduğu gibi sıradan birinin sıradışı…
Size bir soru: Taşoda Festivali’ni hiç duydunuz mu? Eğer cevabınız evet ise muhtemelen bu yazıda bahsedeceğimiz güzelliklerden çok uzun süredir haberdarsınız diye düşünüyoruz. Ancak daha önceden bu isme hiç…
Bu yazıda yer alan kişi, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür. Adaleti ve adalet sistemini farklı kurgu eserler üzerinden, çeşitli yönleriyle ele almaya çalıştığımız yazı serimizin ikinci yazısına…
Kuzeyden Antalya’ya inecek uçaklar şehri pas geçip bir süre Akdeniz’in üstünde süzülürler. Bunu temiz bir U dönüşüyle inebilmek için yaparlar elbette. Ama ben her seferinde, sanki pilot her…
Yükle Gelsin!
Sizleri hiç bilmiyorum ama evimize ilk bilgisayar girdiğinde, ortaokulu bitirmek üzereydim. Şanslı da bir evde büyüdüm açıkçası, bilgisayarlar evlere girebilecek kadar yayıldığında bizim evde de bir tane vardı. O zamana dek atari oyunlarıyla haşır neşir olarak geçirdiğim boş günlerime, bilgisayarla birlikte –tabii bir de şu an ismini hatırlayamadığım…
Avrupada yazılmış ve korku edebiyatının baş tacı olmuş kalın bir kitaptan sonra kısa bir hikâyeye atlıyoruz bugün. Aynı zamanda kıta değiştiriyoruz çünkü Shirley Jackson’ın The Lottery adlı kısa hikâyesini ağırlayacağız birazdan. The Lottery -ya da Türkçesi Piyango- Amerikan edebiyatının en ünlü kısa hikâyelerinden biri. Kısa, çarpıcı ve korkutucu.…
Birkaç ay önce yazdığım Atari yazısında eski oyunlara bol bol selam göndermiştim, hatırlarsınız. Yalnız ben o yazıyı yazdığımdan beri ara ara internetten açıp oynuyorum o oyunları, hâlâ atlatamadım. Verdiği o garip melankolik histen dolayı mı yoksa oyunlar gerçekten bağımlılık yapıcı diye mi bilinmez, bırakamıyorum işte! İyi geliyor bana.…
Mutfağa ve mutfağın derinliklerine hoş geldiniz! Bu yazıyla birlikte mutfağa girecek ve mutfakta nasıl daha derine inilir, sınırlar nasıl zorlanır bundan bahsedeceğiz. Farklı tarifleri, teknikleri inceleyecek, geleneksel yöntemlerle modern yöntemleri birleştirecek ve mutfağın derin sularına ineceğiz. İlk bölümümüzde konumuz tostlar. Hepimiz ya da birçoğumuz mutlaka tost yapmışızdır. Sonuçta…
Bazı kitaplarla bir karakterin hayatına, gelişimine ortak oluruz. Bazen bu karakter bir sanatçıya dönüşme çabası içinde de olabilir. Bu da çoğu zaman yazarın kendi yolculuğunun bir yansımasıdır aslında, değil mi? Yazarın kendisi başından neler geçirdi, ne zorluklarla cebelleşti ve ne gibi şeylerde teselli buldu, hepsi üstü örtülü şekilde…
Jane Austen ile tanışmam, Gurur ve Önyargı’ya ikinci bir şans vermemle oldu. İkinci bir şans vermekle ilk defa tanıştığımı iddia ediyorum, evet, bunun sebebi de ilk okuyuşumda “Aşk kitabı da okunur mu yaavv?!” kafasıyla üstünkörü bir şekilde okuyup karakterleri ve olayları tamamen göz ardı etmiş olmamdı. Kitapla duygusal…
En son ne zaman tükettiğiniz bir üründe karşınıza, dünyaları yok etme planları yapan süper kötüler çıkmadı? Tabii bunu sorarken ‘ürün’den kastım, takdir edersiniz ki sitkomlar değil –olsa değişiklik olur muymuş, onu da bilemedim şu an- herhangi bir kahramanlık ya da anti-kahramanlık anlatısını kastediyorum. Dünyayı ya da evrenine göre…
Bundan önceki iki yazıda da daha uzun korku hikâyelerinden bahsettik, sonra iyice kısalttık. İlki bir romandı, ikincisi ise çarpıcı bir kısa hikâyeydi. Şimdi ise kısa hikâyenin de ötesinde bir şeyden bahsediyoruz. Mesela flash-fiction diyoruz, hatta sonrasında ‘flash-fiction’dan da öte bir şeye bile geçeceğiz. Bir hikâyenin dudak uçuklatması için…
Ağlayan Melekler, Dalekler, Cyberlar, Vashta Nerada… Doctor Who’daki birçok farklı canlının artık gerçekten de çeşitli yönlerden ikonik bir hale geldiğini söylemek mümkün diye düşünüyorum. Onlar sayesinde bazen korkudan koltuklarımıza yapışıyoruz, bazen sinirden tırnaklarımızı kemiriyoruz. Bazen de bu yaratıkları alıp evde beslemek istiyoruz. Evet, yanlış okumadınız. Bazı Doctor Who…
Bir film fragmanı gelince elimizden geldiğince bunu sizlere hızlı aktarmaya çalışıyoruz, biliyorsunuz. Hem yazması kolay olduğundan, hem de çıkan içeriklerin birçoğuna biz de çok coştuğumuzdan dolayı yazının başına oturmamızla kalkmamız bir oluyor. Ama Christopher Nolan’ın seyirciyle buluşmaya hazırladığı yeni filmi Tenet’ın fragmanı geldiğinden beri ayaklarım geri geri gidiyor.…
