2020 tatsız bir yıldı, biliyoruz. Ama aynı zamanda bazı garip geri dönüşler ve ortaya çıkışlar yaşandı. En basitinden Avatar Netflix’te yerini aldı ve çok…
Geeklik demek heyecanlanmak demek, bunu bir açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. Biz, insanların gayet olağan tepki verdiği film ve dizileri, daha yapım aşamasından itibaren takip etmeye…
Bizi bilirsiniz, bu sitede yeniden çekilen dizi ve filmlere bir şüpheyle bakarız. “Yahu ne gerek vardı şimdi?” diye sorgularız, hele ki ilk yapılan versiyonu…
Film, Bruno’nun babasının temizlikçi olarak işe girmesiyle başlar. Üstündeki üniformaya, rütbeye, haç şekilli nişana, kafasındaki kurukafaya aldanmayın, o adam basit bir temizlikçidir. Temizliği daha büyük çaplıdır ama eninde…
Steve Carell’in yapımcılığını üstlendiği, Netflix’in en yeni ve beklenen dizilerinden Space Force nasıl olmuş, Steve Carell için izlemeye değer mi yoksa hiç bulaşmasam mı dediğinizi duyar gibiyiz. İlk…
Horizon: Zero Dawn senenin en iyi oyunlarından biri olabilir. 2017 de geek dünyasının en iyi yıllarından biri olabilir. Öncelikle bunları not düşerek başlayayım yazıya. Daha nuh demeden, destur…
Şimdi evveliyatla var olan şeyi iyice bir izah etmek gerek. Nedir o? DC Comics için bir süredir garip sesler yükseliyor kulislerden. Bu sesleri yükselten birincil şey, pek çok…
Kuzeyden Antalya’ya inecek uçaklar şehri pas geçip bir süre Akdeniz’in üstünde süzülürler. Bunu temiz bir U dönüşüyle inebilmek için yaparlar elbette. Ama ben her seferinde, sanki pilot her…
Hop, Otakular! Manga temalı dosya yazılarımızın ikincisinden hepinize selam olsun! Geçtiğimiz hafta mangalara basit bir giriş yapmış, manga ile ilgili temel terimleri açıklamıştık. Bu hafta ise shonen mangaların olmazsa…
Yeni bir Joker filmi gelecek dediler, heyecan yapmadık. Yeni Joker’in Joaquin Phoenix olduğu öğrendik, kendimize hâkim olduk. Birbirinden harika set içi fotoğrafları paylaştılar, parmağımızı ısırdık, yine hype fırtınasında…
Yükle Gelsin!
Hepimizin hayatının küçük birer paradoksa dönüştüğü şu günlerde paradoks yazı dizimizin ikinci yazısına hepiniz hoş geldiniz sevgili geekler. Bir önceki yazımızda paradoksların en bilindik olanı yani zaman paradoksundan dem vurmuştuk. Jim ve Jane’den başlayan yolculuğumuz önce bizi edebiyata sonra da sinemaya götürmüştü. Bugün ise daha insani bir paradokstan,…
Khaos ile başlıyor bu hikâye. Sonra Rhea’ya, oradan Zeus’a, sonra da insanlara kadar varıyor. Yüzyıllardır tekrar ve tekrar anlatılan, neredeyse bütün sanat dallarına defalarca konu olan bu mitleri biz de hâlâ keyifle okuyor, dinliyoruz. Yunan mitolojisi öylesine kapsamlı ve ilgi çekici ki bir kez araştırmaya başladığınızda duramıyorsunuz, her…
Steve Carell’in yapımcılığını üstlendiği, Netflix’in en yeni ve beklenen dizilerinden Space Force nasıl olmuş, Steve Carell için izlemeye değer mi yoksa hiç bulaşmasam mı dediğinizi duyar gibiyiz. İlk Bölüm Canavarı bu ve benzeri sorularınızı cevaplamaya hazır. İlk Bölüm Canavarı, üstümüze yağan yüzlerce dizi arasından hangisi kime gider, değer…
Sizleri hiç bilmiyorum ama evimize ilk bilgisayar girdiğinde, ortaokulu bitirmek üzereydim. Şanslı da bir evde büyüdüm açıkçası, bilgisayarlar evlere girebilecek kadar yayıldığında bizim evde de bir tane vardı. O zamana dek atari oyunlarıyla haşır neşir olarak geçirdiğim boş günlerime, bilgisayarla birlikte –tabii bir de şu an ismini hatırlayamadığım…
Avrupada yazılmış ve korku edebiyatının baş tacı olmuş kalın bir kitaptan sonra kısa bir hikâyeye atlıyoruz bugün. Aynı zamanda kıta değiştiriyoruz çünkü Shirley Jackson’ın The Lottery adlı kısa hikâyesini ağırlayacağız birazdan. The Lottery -ya da Türkçesi Piyango- Amerikan edebiyatının en ünlü kısa hikâyelerinden biri. Kısa, çarpıcı ve korkutucu.…
Birkaç ay önce yazdığım Atari yazısında eski oyunlara bol bol selam göndermiştim, hatırlarsınız. Yalnız ben o yazıyı yazdığımdan beri ara ara internetten açıp oynuyorum o oyunları, hâlâ atlatamadım. Verdiği o garip melankolik histen dolayı mı yoksa oyunlar gerçekten bağımlılık yapıcı diye mi bilinmez, bırakamıyorum işte! İyi geliyor bana.…
Mutfağa ve mutfağın derinliklerine hoş geldiniz! Bu yazıyla birlikte mutfağa girecek ve mutfakta nasıl daha derine inilir, sınırlar nasıl zorlanır bundan bahsedeceğiz. Farklı tarifleri, teknikleri inceleyecek, geleneksel yöntemlerle modern yöntemleri birleştirecek ve mutfağın derin sularına ineceğiz. İlk bölümümüzde konumuz tostlar. Hepimiz ya da birçoğumuz mutlaka tost yapmışızdır. Sonuçta…
Bazı kitaplarla bir karakterin hayatına, gelişimine ortak oluruz. Bazen bu karakter bir sanatçıya dönüşme çabası içinde de olabilir. Bu da çoğu zaman yazarın kendi yolculuğunun bir yansımasıdır aslında, değil mi? Yazarın kendisi başından neler geçirdi, ne zorluklarla cebelleşti ve ne gibi şeylerde teselli buldu, hepsi üstü örtülü şekilde…
Jane Austen ile tanışmam, Gurur ve Önyargı’ya ikinci bir şans vermemle oldu. İkinci bir şans vermekle ilk defa tanıştığımı iddia ediyorum, evet, bunun sebebi de ilk okuyuşumda “Aşk kitabı da okunur mu yaavv?!” kafasıyla üstünkörü bir şekilde okuyup karakterleri ve olayları tamamen göz ardı etmiş olmamdı. Kitapla duygusal…
En son ne zaman tükettiğiniz bir üründe karşınıza, dünyaları yok etme planları yapan süper kötüler çıkmadı? Tabii bunu sorarken ‘ürün’den kastım, takdir edersiniz ki sitkomlar değil –olsa değişiklik olur muymuş, onu da bilemedim şu an- herhangi bir kahramanlık ya da anti-kahramanlık anlatısını kastediyorum. Dünyayı ya da evrenine göre…
