Yükle Gelsin!

Bilim kurgu çevreleri Selim Erdoğan adını daha önce yayınlanan İkibinseksendört, Trinidad’ın Dönüşü, Denizatı Vadisi ve Gofer Ağacı gibi kitaplardan biliyorlar. Bilimkurgu geniş bir alan. Erdoğan’ın eserleri belki bu türün sert bilim kurgu tarafına yakın sayılabilir. Araştırma tarafı güçlü eserler veren Erdoğan konularının özgün olmasına özen gösteren bir yazar…

En başından söylüyorum; arkadaşlar, Doctor Who bu bölüm beni bir miktar mutlu etti. On birinci sezon hakkındaki eleştirilerimiz genelde önceki sezonlara gönderme yapmaması, konu bütünlüğünün sağlanmamış olması ve bilim kurgu adına çok bir şey göremiyor olmamız yönündeydi. Sanki yazarlar sesimizi duymuş gibiler bu sezonda. Tabii ki yine eleştirdiğim…

Bölüm I “Çok arkada kaldın, biraz öne gel!” dedi beyaz sakallı adam, küçük uslu çocuğa. Çocuk oralı olmadı. Aslında nereli olduğu da pek bilinmeyen çocuk, sakallı adama pek yüz vermedi. Çocuk küçük ve usluydu. Küçük olmasa çocuk denmezdi zaten ama çocuğun uslu olmasının boyutu ile uzaktan veya yakından…

Geride bıraktığımız 2019 senesinin en çok övgüye mazhar olan işlerinden biri, Midsommar filmiydi. Gerek capcanlı, rengârenk, aydınlık çekimleriyle korku türü içerisinde ayrı bir yerde durması, buna rağmen gerilimin dozunu tüm film boyunca eksiltmemesi gerekse de içerisinde barındırdığı halk bilgisine yönelik güzel yerleştirilmiş pek çok unsur sebebiyle unutulmayacak filmlerden…

Coğrafya kaderdir. Ama başka ne kaderdir biliyor musunuz? Zamanınız. Doğduğunuz tarih sizin bütün bir yaşamınızı, neyi seveceğinizi, neyi sevmeyeceğinizi, hangi olaya ne tepki vereceğinizi öyle otoriter biçimde belirliyor ki. Karşınızda cadı diye insan yakılsa dizinizi kırıp oturacak mısınız yoksa Twitter’da kampanya mı başlatacaksınız sorusunun cevabı, doğum tarihinizde gizli…

Yılın o zamanı geldi çattı dostlar, sonunda Britanya yapımı dizi batağına düştük. Tekrar. Ama ben bugün bunların arasından, Doctor Who’dan bahsediyorum. Geçen sene yüzümüzü bolca ekşitti, kabul. Küçük detaylar uğruna büyük hikâye boşlukları açan bir sezondu, doğru. Dakikalar içerisinde anlatılabilecek basit fikirler için bizden bütün bölüm ilgi istiyordu, bu…

Şu ana kadar sembolizm de sembolizm diye tutturdum, biliyorum, sizi hep eski zamanlara sürükledim. Mitlerden, yaratılıştan bahsettim. Sonra biraz daha ilerledik, Otomatik Portakal ile günümüze yaklaştık. Bu yazıyla daha da yaklaşıyoruz. Şimdi gece kilidi üzerinden 2012 yılına, genç yetişkin edebiyatının zirvelerini yaşadığı o tarihe, Açlık Oyunları’nın ilk filminin…

Birçoğumuz Sinbad’ı duymuşuzdur. Hatta bazılarımız okumuş veya izlemiştir. İşte denizlerin o efsane maceracı karakteri Sinbad’ın bence en başarılı çizgi filmi olan ve benim küçük yaşlarda VCD’nin yaygın olduğu dönemlerde izleme fırsatı bulduğum, hatta şu yaşıma kadar kim bilir kaç kez tekrar izlediğim Sinbad: Yedi Denizlerin Efsanesi, küçük büyük…