Justice League, sinema sektöründeki en farklı film olma yolunda emin adımlarla gitmeye devam ediyor. Bir yönetmenin başladığı filmi, başka bir yönetmen bitirdi ve sonunda…
Hakan Muhafız ile üretim bakımından ülkece radarımıza giriş yapan Netflix, bundan sonra yoluna dizi kanalından Atiye ile devam etmiş, sonrasında da Türkiye’de daha birçok…
İnsanlık olarak teknolojiden istediğimiz ortak şeyler var. Her teknoloji tasarım dersinde dilediğimiz, ne zaman aklımıza takılan şarkıyı bulmaya çalışsak ama çabalarımız nafile kalsa istediğimiz,…
Yabancı medyanın bir “tık” uğruna atmadığı taklalar yok, bilirsiniz. Tık tuzağı olarak çevirebileceğimiz “click-bait” kavramı da, onların en çok kullandığı tekniklerden biri. Bu yüzden de internet çöplüğünde inanılmaz…
Ceádmil evellienn! Kompartıman kapılarımız son kez kapanıyor, The Witcher Hype Treni’miz son durağına doğru, son kez harekete geçiyor! Bana da bu son yazının hakkını vermek düşsün, dizinin olay…
Merhabalar. Yine bir önceki yazımdan bu yana bir kaç yüzyıl geçmiş, bir ya da daha fazla atom bombası patlamış ama bir şey değişmemiş: Savaş. Savaş hiçbir zaman değişmez.…
Her yerde söylüyorum, güncel çizgi romanları takip edemiyorum. Hala Türkçe’ye çevrilmiş olanları okuyarak olan biteni yakalamaya çalışmaktayım. Dolayısıyla Yiğitcan’ın “Her şey iyi gidiyor” söylemlerine güvenmek durumundayım. Ama bazen de…
Yazan: Sergen Uçak Elbette güzel üzerine atıp tutmak, bir tanımını yapmaya kalkışmak pek mümkün değil. Her şeyden önce insanlık tarihindeki pek çok subjektif kavramdan birisidir kendisi. Çağlar boyunca…
Selamlar, sevgiler geekler! Yeni bir dosya konusuyla karşınıza çıkmaktan sevinç duyuyorum. Yalnız, bu sefer işim çok zor biliyor musunuz? Temamız okült, yani sonraki yazılar boyunca görünen gerçeklerin ardındaki…
Dune filmi o kadar sessiz sedasız yaklaşıyor ki eminiz çoğu insan böyle bir filmin varlığından bile habersizdir. Kitabını okuyan hemen hemen herkesi, David Lynch’in elinden çıkan 1984 yapımlı…
Yükle Gelsin!
The Witcher dizisinin altıncı bölümü, bölüm isimleri açıklanana kadar uyarlanacağını hiç aklıma getirmediğim bir hikâyeyi konu ediniyor. Bunun birinci sebebi, dizide Cirilla’nın hikâyesi hariç çoğunlukla ilk hikâye kitabı olan Son Dilek’e bağlı kalacaklarını düşünmem dolayısıyla Brokilon dışında Kader Kılıcı’ndan bir şey görmeyi beklemememdi. İkinci olarak ise bu hikâyeyi…
Oyun dünyasının artık devasa bir endüstri hâline geldiği şu son zamanlarda, oyuncular için oyun seçimi yapmak da gitgide zorlaşıyor. Çünkü artık oyunlar bir oyuncudan hem çok para istiyor -özellikle ülkemizdeki durumu düşünürsek- hem de çok zaman istiyor. Ancak insanların değişen dünya ile birlikte para ve zaman yönetimi kavramı…
Netflix’in The Witcher dizisinin beşinci bölümü, benim açımdan en güzel bölümdü, diyebilirim. Bunun elbette ilk kısa hikâye koleksiyonuna ismini veren Son Dilek hikâyesinin uyarlaması olmasıyla yakından ilgisi var. Dilim döndüğünce, uyarlamanın nasıl yapıldığını ve nelerin değiştiğini açıklamaya çalışacağım. Bastırılmış İstekler olarak dilimize çevrilen bu bölümde Geralt ve Yennefer’in…
Sadece kelimeleriyle çok çirkin işler yapmayı başaran çok az insan grubu vardır -yazarlar ve şairler mesela- neyse ki tüm dünya el birliğiyle dünyayı onlara zindan eder, böylece biz de ahlakımızın bozulmasından ya da daha kötüsü fikir değiştirmekten ve bu yeni fikirleri yüksek sesle söyleme cesaretini kendimizde bulmaktan ucuz…
The Witcher dizisinin birinci sezonunda herhalde en sevilen bölümlerinden birine geldik. Şölenler, Piçler ve Cenazeler isminin verildiği dördüncü bölüm, kitaptaki en popüler hikâyelerden birini barındırıyor ve Geralt ile Cirilla’nın bağını açıklıyor. Üçüncü bölümü, Cirilla’nın ormanın içinden gelen gaipten sesler duyması ve ormana doğru, Dara’ya aldırmadan koşmasıyla kapatmıştık. Bu bölümü,…
Otomatik Portakal bahsi her açıldığında, arkadaş grubunda izlememiş birisi oluyor. Konusunu en kısa şekilde “kötümser bir yakın gelecekte yaşayan bir grup sokak çetesi gencin şiddetli ahlaksızlığı ve bunların sonuçlarını anlatıyor” şeklinde özetliyorum fakat bu, kesinlikle bu eseri anlatmaya yetecek bir tanım değil. Aslında bundan daha derin şeylerden bahsediyor,…
Netflix’in The Witcher dizisinin ardından bölümleri konuşmaya, üçüncü bölümle devam ediyoruz. The Witcher’ı dünyaya tanıtan hikâyenin uyarlandığı bu bölüme, Hain Dolunay ismini vermişler. Bölümü Geralt’ın bir fahişe ile birlikte olduğu yatakta açıyoruz, buradaki konuşmalar doğrudan kitaptan –fakat başka bir yerden- alınmış. Ne ifade eder sizin için bilmiyorum tabii bu…
Dosyamızın ikinci bölümünde, bu sorunun olası yanıtlarına beraber bakacağız. Amacımız, insanlığın ortak kültüründe her zaman yer bulan bu fenomenin neden hâlâ var olduğunu, gerçekten işimize yarayıp yaramadığını ve bize neler kattığını incelemek, anlamak ve bu bilgiyi kullanarak görüşümüzü yönlendirmektir. Bu yazının ilerisindeki paragraflarda, neyden bahsetmek istediğimi daha rahat…
Netflix’in The Witcher uyarlamasının ikinci bölümünü izlemiş olanlar, ilk bölüm incelemesini de okuduysanız, sizi hız kesmeden bu yazıya davet ediyoruz. İlk bölüm, açık ara benim diziden beklentilerimi fazlasıyla karşılayan bir bölümdü, bu yüzden ikinci bölümü de ayrıca bir heves ve biraz daha yükselmiş beklentilerle seyrettim diyebilirim. Alakasız iki…
Netflix’in The Witcher uyarlaması, bu sabah, ülkemiz saatiyle 11.00’da izleyiciyle buluştu. Sekiz bölümü yerimden kalkmadan seyrettikten sonra ben de, beş dakikalık kısa bir molanın ardından, incelemenin başına oturdum. Tabii sekiz bölüm bir arada çıktığı için, bunların hepsini tek yazıda toplamak demek –hele de yazan kişinin ben olduğum gerçeği…
