Power Rangers’ı ne kadar heyecanla beklediğinizi bilmiyorum. Doğrusu ben çocukluğunda Power Rangers’ı severek izleyen biri olduğum için belli bir meraka sahibim filme karşı. Ancak çevremiz bu kadar fazla…
Her analizimde olduğu gibi ufak bir uyarıyla başlayayım. Yazıyı spoiler-free tutma çabalarıma rağmen, yine de bakış açısına göre spoiler sayılıp “Diziyi berbat ettin, olmaz olsun böyle şey, fanboysun…
İki haftalık bir aranın ardından 41. bölümüyle, yine Can Türkdoğan’ın sunumuyla ekranlara dönen Sen Ne Diyon, yurtta ve dünyada şok etkisi yarattı. Geekyapar’ın her Salı 20:30’da yayınlanan başarılı programının geri…
Malumunuz; 300, Watchmen, Man of Steel ve Batman v. Superman: Dawn of Justice gibi filmlerin yönetmeni Zack Snyder çekimlerini tamamlayıp post-prodüksiyonuna girdiği Justice League’deki yapımcılık ve yönetmenlik görevini ailesiyle vakit geçirmek için sonlandırmıştı.…
Hatırlıyor musunuz Batman v. Superman: Dawn of Justice çıktıktan, eleştirmenler ve aklı başında izleyiciler tarafından yerden duvara vurulduktan sonra filmi savunan küçük bir zümre tek bir cümleye sığınmıştı savunma…
Yükle Gelsin!
Hatırlayın, geçtiğimiz aylarda Xbox One, çok belirgin bir şekilde kaybettiği yeni nesil konsol savaşında PR muharebesini biraz da olsun tarafına çevirebilmek amacıyla; artık XBO’da 360 oyunlarını oynayabilmemizi sağlayacak bir teknoloji üzerinde geliştiğini açıklamıştı. Bu harekete elbette PlayStation cephesinden bir cevap gelecekti; fakat Sony’nin PS3’ün az da olsa, buz…
İlla ki hepimizin başına gelmiştir. Herhangi bir yerde; bir site, bir dükkan, bir arkadaşın evi, bir şey görürsünüz. Çok eşsiz bir şeydir, daha önce gördüğünüz hiçbir şeye de benzemez. O an ona sahip olmak istersiniz. Hiçbir şey için değilse bile, alıp, evde güzel bir rafa koyup, arada sizin…
2015’te görüp görebileceğimiz son Marvel Cinematic Universe‘te geçen iş olan Jessica Jones, en sonunda çıktı. Biz de, Daredevil’a yaptığımız gibi; yine bölümleri tek tek inceliyor; ardından birkaçını beraber bir yazıya dönüştürüyoruz. Bu gördüğünüz, yazıların birlikte anlamlı bir kısa özet oluşturması için tasarlanmış ilk paragrafları. Sırf burayı okuyarak, genel kanaatimizi…
Jessica Jones’un beşinci bölümden sonra biraz daha açılması, biraz daha kendine gelmesi; eğlenceli olan şeylerin daha sık karşımıza çıkması; altıncı bölümle beraber bir sabit olarak perçinleniyor. Dizi, hem temel aldığı çizgi roman Alias’ın yer yer kör göze parmak ve rahatsız edici sertliğinden bir şeyler ödünç almaktan çekinmiyor; hem de karakterlerini ve…
O bahsettiğimiz iyi anlar, dizinin beşinci bölümünde baya net bir şekilde çıkıyorlar karşımıza. Dizi genel olarak hâlâ strüktür problemleriyle boğuşmayı sürdürüyor; ama öte yandan da bazı etkileyici sahneler, gergin sekanslar, ilgi çekici karakter dramaları da sunabiliyor. Şimdilik, bunlar Jessica Jones’u genel hatlarıyla kötü dizi olmaktan kurtaran şeyler. En nihayetinde, finale…
Dördüncü bölüm itibariyle; biraz beylik konuşmak daha da mümkünleşiyor. Bu dizi iyi anlara sahip olması çok muhtemel, etkileyici dakikalar ve sahneler sunması çok olası bir iş. Ama bunları üst üste koyarak dahi bir Daredevil seviyesine yaklaşamayacağı da bariz. Zira dizinin problemi, strüktüründe yatıyor. Jessica Jones, ana kötüsünü çok erken belirginleştirerek; aciliyet getirmeyi…
2015’te görüp görebileceğimiz son Marvel Cinematic Universe’te geçen iş olan Jessica Jones, en sonunda çıktı. Biz de, Daredevil’a yaptığımız gibi; yine bölümleri tek tek inceliyor; ardından birkaçını beraber bir yazıya dönüştürüyoruz. Bu gördüğünüz, yazıların birlikte anlamlı bir kısa özet oluşturması için tasarlanmış ilk paragrafları. Sırf burayı okuyarak, genel kanaatimizi…
Ve üçüncü bölüme geçtiğimizde, artık bazı şeylerin daha yerli yerine oturduğunu görüyoruz. Jessica’nın daraldıkça kendi kendini yok etmeye eğilimli davranışları; alaycı tavrı bir yanda. Purple Man’in -gittikçe aşındığını kabul etmemiz gerektiği- ürkütücülüğü bir yanda. Patsy Walker’ın geçmişini eşeleyip, biraz Hellcat’leşme süreci bir yanda. Hope’un masumiyetini kanıtlama süreci ve Hogarth’ın…
Kabul; Daredevil’la ilgili heyecanımın, ilk bölümün bitiminden başlamış olması; Jessica Jones’ta ise belirgin bir durağanlık hissetmem; karakterleri enteresan yapan şeylerin ön plana çıkmasıyla direkt bağlantılı. Matt Murdock’u yıllarca çizgi roman sayfalarında diğerlerinden ayıran şeyler, dizide ilk bölümde yerine oturuyordu. Jessica’da ise öyle olmadı. Karakterin alametifarika duruş ve tavırları, ilk…
Aşağı yukarı Daredevil’ın ilk bölümünü izledikten sonra hissettiklerimi anımsamaya çalışıyorum. Ya da Narcos’un. Ya da House of Cards’ın. Dürüst olalım, Netflix dizilerinin ilk bölümleriyle; diğerlerini aynı şekilde değerlendirmek mümkün değil. Çünkü tam olarak ilk bölüm değiller bunlar, daha ziyade giriş paragrafı kıvamındalar. O yüzden, biraz daha yavaş olabiliyorlar bazen. Ama yine de, düşünmeden edemiyorum. Daredevil’da,…
