Yükle Gelsin!

Ne yalan söyleyeyim, Fallout 4 derken, ufukta gözüken XCOM 2’nin hayalleri beni cezbederken biraz arada kaynadı gitti Battlefront. Bunun elbette önemli bir parçası da, yapımcısı olan DICE’ın dokunulmaz havasını geçtiğimiz Battlefield 4 ile hunharca yerle yeksan edişiydi. Eskinin gözümde sonsuz krediye sahip, ilk olarak Battlefront’u yapacakları açıklandığında masaları kemirmeme vesile olmuş DICE, artık benim için…

Malum, Marvel Cinematic Universe an itibariyle dünyanın en büyük film serisi. Dolayısıyla, o film serisine mensup insanlar başka filmleri tanıtmak için dahi kamera karşısına geçtiklerinde muhabbet illa ki Marvel’a geliyor. Bu Robert Downey gibi, Chris Evans gibi, Scarlett Johansson gibi artık serinin yüzü olmuş aktörler için zaten geçerli bir durum. Ama aynı zamanda Bradley Cooper gibi aktörlerin seriyle…

Serde Sherlock hayranlığı olunca; Sherlock da nazlı sevgili gibi hiçbir zaman tam olarak düzenli bir ilişkiye baş koymaz hâlde, iki senede bir gönlü istediğinde gelip kapımızı çalan bir dizi olunca insan ister istemez yoksunluk sendromları çekmeye başlıyor. Bu noktalarda da alternatif çıkış yolları arıyorsunuz istemsizce. Bazı benzerliklerden tutunup,…

GamerGate meselesiyle ilgili bizim duruşumuz belli. Daha önce de konuyla ilgili zaten görüşlerimizi aktarmıştık. Biz GamerGate’in ve pratiklerinin, baya ayıplanası ve iğrenç bir hareketler bütünü olduğu kanaatindeyiz. Yanlış olmasın, video oyununun kendine basın diyen mecraları hakkında çok da iyi şeyler düşünüyor değiliz; bunları da zaten pek çok kez…

Fallout’un tartışmasız en eşsiz yönlerinden biri; özellikle kolumuzdaki Pip Boy vasıtasıyla haşır neşir olduğumuz, tüm dünyayı saran infografik posterlere hükmeden, oyunun hemen hemen tüm pazarlama görsellerinde kendine ciddi yer bulan Vault Boy maskotu ve onunla beraber gelen 1950’ler çizgisi. Bugün biri “Fallout” dediğinde, aklımıza gelen ilk imza görsel…

Arrow’un kendisine geleceğim ama bir süre Constantine’i konuşmam gerekiyor öncesinde, çünkü vakti zamanında diziyle ilgili burada yorum yapma fırsatım olmadı. Constantine’nin dizisiyle ilgili en büyük hatanın daha en başından Daniel Cerone ve David S. Goyer’in projeyi NBC gibi bir kanala götürmeleri olduğunu düşünmüştüm. İptal edildiğinde hiç ağlamamaları da lazımdı…