Yükle Gelsin!

Spielberg “Çizgi roman trendi sona erecek” dese de, yapımcılar ve firmaların bu işi kolay kolay bırakacağını en azından yakın zaman için düşünmüyorum. Bir yanda sektörün en baba işleri farklı projelerle devam ederken diğer yandan merkezden uzakta olan işler de incelenmeye ve bunlar arasında dikkat çekenler için yeni projeler filizlenmeye devam ediyor. Vertigo bu…

Bu DC vs Marvel kavgasında insanlar bazen objektifliklerini fazlasıyla yitiriyorlar. Bunun en bariz örneğinin Daredevil konusunda yaşandığına şahit oluyorum hep. Sağda solda Daredevil ve Flash’ın karşılaştırılması ve Flash’ın daha iyi, Daredevil’in çok kötü olduğunu söyleyenleri görüyorum ve “yok artık” diyesim geliyor. Bu Daredevil’i herkes beğenecek demek değil, yanlış olmasın. Diziyi…

Dizilerle ilişki, çoğu zaman romantik ilişkilere benzer. Evet, benim yıllar içerisinde yaptığım evladiyelik tespit budur. İki ilişki de üçe ayrılır. Bir tek seferlik ilişkiler vardır. Bunun dizi versiyonunda, bir dizinin ilk bölümünü açar; bulduğunuzdan tatmin olmaz, kapatır gidersiniz. Bunlar pek uzun süre hatırlanmazlar, ama O’nu ararken seriye bağlanabilirler. Bunların yanında,…

Spor oyunlarına bir şekil hikaye sokmak, daha önce defalarca denendi aslında. Özellikle kaykay oyunlarını sayarsak, yukarıdaki cümleyi kurmamız pek mümkün değil. Tony Hawk serisi, bu işe Underground sonrası dört bir kolla girişmiş; peşinden de Skate gibi örnekleri getirmişti örneğin. Ama iki oyun da, konu aldıkları sporun yarışmacı tarafıyla ilgilenmeyip, işin içerisine bolca fantastik…

Zaman içerisinde her dizide tüm kamuoyunun dayanılmaz bir nefretle izlediği karakterler olmuştur. Breaking Bad’de Skyler, 24’ten Kim Bauer, Saved by the Bell’den Screech… Dürüst olmak gerekirse, kendimi hiçbir zaman bu karakterlere karşı kaynayan bir öfke hissederken bulmadım. Bilakis, kendilerinin temsili figürlerini meydanlarda yakanlara da garip bir gözle bakmıştım hep. Şimdi burada,…

Rise of the Planet of the Apes uzun ismine rağmen bir rebootun nasıl yapılmasıyla ilgili ders vermesi anlamında çok önemlidir. Elinizde orijinali bilen fanboyların kutsal olarak gördüğü, benim gibi o jenerasyona yetişememiş ama ismen tanıyanların saygıyla baktığı, benden sonraki jenerasyonların da hemen hemen hiç bir fikri olmadığı, fikri varsa bile Burton’ın en…

Hatırlar mısınız, biz küçükken bir çizgi film vardı, insanlar dinozorlara binip kertenkele tarzı yaratıklarla savaşırdı içinde. İsmi de -yaratıcı bir şekilde- Dino-Riders’dı. Hatırladınız mı? Dürüst olmak gerekirse ilk duyduğumda ben de pek hatırlamamıştım, YouTube’tan falan bakınca azıcık hatırlar gibi oldum ancak. Bu da çok hayra alamet değil, zira küçüklüğümün…

21 Ekim 2015 tarihi yaklaştıkça, Geleceğe Dönüş ile ilgili irili ufaklı tonla şeyin duyurusu da üst üste binmeye başlıyor. Malum, o tarihin büyük bir önemi var. Hem sene itibariyle, Back to the Future’un 30. Yıldönümünü kutlamış oluyoruz; hem de 21 Ekim’de, çocukluğumuzda “lan acaba?” diyerek izlediğimiz ikinci Back…

2004-2009 yılları arası, CNBC-e vardı sadece. Tartışmasız, sorgusuz ve sualsiz bir biçimde hayatımızın en önemli sütunuydu bu kanal. Sabah yaptığı ekonomi yayını bitip de, prime time yayını başladığı andan itibaren onun başına kilitlenirdik. Memlekete geniş bant internet gelmiş, ufkumuz açılmıştı; ama kotalar hâlâ 4 GB civarında, hızımız da kararlı bir 128 kbps çizgisindeydi. Dolayısıyla, “yabancı…