2016’nın başında beylik tahminlerimizi yürütürken, benim araya sıkıştırdığım şöyle bir şey vardı: Bu sene oyun filmlerinin ‘tamam mı, devam mı’ senesi. Böyle düşünmeme sebep olan birden fazla sebep…
Bu sezonun nihayet son arasının ardından biraz sönük bir bölümle geri döndü The Flash. Neyse ki sezon finaline kadar hız kesmeden devam edeceğiz. Bölüme girmeden önce bu hafta…
Bakın, insan olduğumuzdan mütevellit bir film ya da bir dizi için hissedebileceğimiz heyecanın belirli sınırları var. Hiçbir şey değilse insan kalbi yüksek coşkudan tekleyebilen bir organ. Nefes gitmezse…
Hadi güzel bir soruyla başlayalım: Geek Dosya’yı özlediniz mi? Özlediyseniz harikulade; çünkü önümüzdeki dört hafta boyunca sizlere gıcır gıcır yeni konularla bu yazı serisinde eşlik ediyor olacağız! Konular ise…
Sibernetik veya güdüm bilimi; canlı ve cansız tüm karmaşık sistemlerin denetlenmesi ve yönetilmesini inceleyen bilim dalıdır. Sibernetik, düzenli sistemlerin, bu sistemlerin yapılarının, limitlerinin ve sistemin imkânlarının araştırılmasına ilişkin disiplinlerarası bir yaklaşımı…
Yükle Gelsin!
Herkesin bir kitabı vardır. O kitabı bitirdiğiniz zaman anlarsınız. Çevirdiğiniz her sayfada daha önce tecrübe etmediğiniz hislerle hesaplaşır, kendinizin daha önce hiç bilmediğiniz yönlerini görmeye başlarsınız. Bu çoğu zaman ne yazarla ne de hikayesiyle alakalı bir durumdur. Bu genel olarak sizin kitabı kafanızda canlandırdığınız dünya ile ilgilidir. Bu bağı…
Malumunuz, artık filmlerin gişelerde rekor hoplatmak için piyasaya sürüldükleri; aksiyon ve efektin birbirlerini kovaladığı, büyük yıldızların büyük bütçelerle büyük rolleri oynadıkları filmleri arkamızda bırakıyoruz yavaş yavaş. Yaz sezonu bitiyor, havalar soğuyor ve sinema dünyası inceden festival moduna girmeye başlıyor. Henüz şimdiden “şu, şu adaylığa kesin” gibi bir şey…
Şimdi hâliyle, çok doğal olarak “Assassin’s Creed için Macbeth ne alaka?” diyeceksiniz. Neticede okuyan okumayan herkes Macbeth’in Shakespare’in en önemli oyunlarından biri olduğunu, İskoç ordusunda bir asker olan Macbeth’in, kendisiyle ilgili yapılan bir kehanet ve karısının verdiği teşvikle birlikte tahta yönelik hamle yapışını ve sonrasında yaşanan psikolojik çöküşünü konu aldığını…
Hideo Kojima garip bir adam. Bütün iyi özelliklerinin yanında önce bunu kabul etmek lazım. Hikayelerine koyduğu kadınlarla olan garip ilişkisi, bazen tutamayıp oraya buraya taşırdığı egosu ve kendine has hareketleriyle bir egzantriklik var adamda. Ama bu gariplik, bizim onu sevmemiz için engel değil; bilakis, destekleyici bir faktör. Zira video…
Phantom Pain’in çıkmışken, sadece MGS ile ilgili bir şeyler yazmak istememin arkasında çok büyük bir gizem yok. Metal Gear Solid serisi video oyunları tarihinde gerçekten çok derin bir yeri olan köklü bir seri. Hideo Kojima dehasını pek çok kez, MGS serisi üzerinden oluşturduğu bağlamlarla kanıtlamış bir isim. Şimdi…
Dürüst olayım, bazı haberler kendi kendilerini yazıyorlar; bazılarını ise biraz zorlamak gerekiyor. Çok ilgilenmediğim ama yine de sizin bilmeniz gerektiğini düşündüğüm şeyleri az buçuk ıkınarak yazıyorum genelde. Ama bazıları da var ki, resmen şelale gibi, kendiliklerinden akıp gidiyorlar. Çünkü ortadaki şey o kadar elle tutulur derecede acayip oluyor…
Tamam, kabul ediyoruz; geek camiasına hitap eden bir TV dizisi ya da film serisi yapmanın muhtemelen en keyifli yanı muğlak muğlak konuşup milletin delirmesini izlemek olmalı. Yani o kadar çalışmışsın, çabalamışsın, bir yaratıcı pozisyonuna gelmişsin ama baya ülser olmuşsun yani çalışmaktan. E mükafatlarından bir tanesi de bu olsa…
Biliyorsunuz, burada sık sık gişe haberleri yapıyoruz; zira, daha önce de söylemiştim, bunların istatistiğini tutmak, rakamları kapıştırmak çok spesifik bir geek kemiğimizi okşuyor. Ama dikkatinizi çekmiştir, hep büyük başarıların haberini yapıyoruz. Sağ olsun 2015 bize inanılmaz garip gişe hikayeleri verdiğinden dolayı da üst üste bunlara çalıştık bir süre.…
Açık konuşayım, bu görüşü ilk defa dile getirmiyorum. Bundan yıllar önce, Grand Theft Auto IV ilk çıktığı zamanlar bir oyun dergisinde çalışıyordum. O zaman PS3’üm yoktu henüz. Elde avuçta olan bilgisayarla, hüzünlü hüzünlü Everybody’s A Rat fragmanını döndürüyordum o zaman video formatı kare olan YouTube’da. Dev arzu nesnesiydi benim için GTA IV.…
Yıllardır bu soru dolanıyor kafamda. Gerçekten. Wachowski kardeşlerle Tom Tykwer’ın, 2012 senesinde David Mitchell’a ait aynı adlı 2004 romanını uyarlamalarından beri aynı şeyi düşünüyorum. Bu film iyi mi, kötü mü? İşin ilginci, dün geceye kadar filmi izlememiştim bile. Bu soru kafamda filmi izlemekle ilgili dönüp duruyordu. Çünkü, itiraf edelim, geek camiasının…
