Herhalde 2016’nın Haziran ayında tutup da, “Fast and Furious n’aptı öyle ya, vay babam” diyecek hâlimiz yok. Seri dünyanın en garip istikametinde ilerleyip, üst üste çok düz ve…
Valla açık konuşayım, belki de Agents of SHIELD’ın son haftalardaki en zayıf bölümlerinden birini izlediğimi hissediyorum. Allah için hakkını hak ettiği yerde teslim edeyim; konu ilerleme hızı da,…
Tüm internetlerin en komik üçşişmanikikoltukbazenbirkonuk programı Sen Ne Diyon’un otuzuncu bölümü “Berkcan’ı Evinden Aldırdık” ne kadar iyi? O kadar iyi, o kadar komik, o kadar karınlara ağrı sokacak kadar…
Geekyapar’ı az çok takip edenler, bu taraftaki pek çok kişinin Coupling ve Sherlock’un yaratıcısı, Doctor Who’nun son birkaç sezondur başyazarı olan Steven Moffat ile ilgili hislerinin hoş olmadığını bilirler. Bu karışık hislerin çoğu…
2017’nin büyük süper kahraman yağmurunu yarılamış vaziyetteyiz artık geek alemi olarak. Ocak ayında iBoy, Şubat ayında Lego Batman Movie ile başlayan maratonu Mart gelince Logan ile taçlandırdık. Araya yine aynı ay…
Yükle Gelsin!
Yıllar sonra 2015’e dönüp baktığımızda pek çok filmin çok acayip gişe performanslarına imza atmasını konuşuyor olacağımızdan yüzde yüz eminim. Jurassic World ve Furious 7’nin gişede rekor üstüne rekor kırması, San Andreas, Pitch Perfect 2 ve Minions gibi filmlerin kendilerine yer bulmaları, Disney’nin Age of Ultron, Tomorrowland ve Inside…
Artık yazın iyice inkar edilemeyen raddesine gelmiş bulunmaktayız. Sıcak maşallahlık bir hışımla üzerimize çöktü; tatil fotoğrafları sağdan soldan karşımıza çıkıp, terli suratlarımıza tokat gibi iniyorlar. İnsan imrenmeden edemiyor. Bu yüzden yazları çalışmak tam bir psikolojik muharebe, hele ki ilerleyen haftalarda bir tatil planınız yoksa. İşte biz tam da…
Akıllı telefon dediğimiz nane yaygınlaşmadan önce, cep telefonlarının çeşitliliği inanılmazdı hatırlar mısınız? Evet, şimdiki iki başlı pazarın aksine, her şeyin tepesinde tek başına haşmetli tekeliyle Nokia duruyordu kabul; ama form faktörü, özellik ve fonksiyon olarak türlü türlü alet üretiliyordu her sene. N-Gage, N93, Motorla Flipout gibi örnekleri hatırlayınca,…
17 Temmuz’da vizyona giren Ant-Man ile birlikte, Marvel sinematik evreninin ikinci fazı da resmen kapanmış oldu. Artık Marvel’ın kemerinde on iki film, üç tane de dizi var. Önemli bir eşiği daha atladı Marvel sinematik evreni. Peki bu virajı, hangi karakter, nerede atlattı? Önümüzdeki fazda nereye gidecekler? Elimizden geldiğince,…
Yine bir Mr Robot yazısı yine aynı uyarı. Yazıyı elimden geldiğince spoiler-free tutmaya çalışıyorum, gerçekten. Ama bazen çeneme hakim olamayıp öyle şeyler söylüyorum ki, kimine göre spoiler olabilir, kimine göre olmaz. Bu tarz bir duruma düşmemek ve birbirimizi kırmamak için, yazıyı okumadan önce bölümü izlemeniz tavsiye edilir. Sonra…
Bugünkü yazımıza başlamadan önce şu görseli paylaşmak istiyorum. Jetonlu atari salonları ile yolu keşismiş herkesin bir Final Fight geçmişi muhakkak vardır. Popüler kültür bu oyunda hep Poison’a odaklanır ancak şimdiki mevzumuz resmin sağ tarafındaki karakter. Final Fight’ta Andore, yeni Street Fighter oyunlarında ise Hugo olarak adlandırılan bu karakterin…
Sinema tarihi “ya olsaydı” sorularıyla doludur. Buna hiç şüphe yok. Onlarca böyle hikaye vardır Hollywood’un raflarında. Mesela Will Smith “en büyük hatam” dediği günahı işlemeyip, Wild Wild West’te oynamak yerine Wachowski’lerin Neo rolü için yaptıkları teklifi kabul etseydi ne olurdu? Bryan Singer Superman Returns’de son dakikada Henry Cavill’i…
Ant-Man’in kanımca en büyük başarısı, ne Marvel’ın üst üste 1 numaradan listelere giriş yapan filmler serisini bozmaması; ne de George R. R. Martin’den aldığı yıldızlı pekiyi: Bence Peyton Reed’in filminin aştığı en büyük engel, filmden sonra pek fazla kimseye “Ah bunu Edgar Wright çekeydi” dedirtmemiş olduğu gerçeği. Bildiğiniz…
Her insanın kafasının bir köşesinde tuttuğu, “bir gün kesinlikle bunu yapan bir insan olacağım” diyerek özenle sakladığı bir iki şeyi vardır değil mi? “Bir gün kesinlikle bahçesiyle uğraşan bir kişi olaccağım” olabilir mesela, ya da “Bir gün motorsikletle gelip gideceğim işe” gibi… Benim için işte o belgesel izlemek.…
Politik figürlere uygulanmayıp, büyük bir tırpan tutan kalabalık tarafından sanata ve sanatçılara yöneltlien politik doğruculuğun çağımızdaki yeri hakkında çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Biz de kendi görüşlerimizi burada dile getirdik daha önce. Sorun politik doğruculuk talep edenlerin dile getirdikleri meseleler değil. Sorun bunları dile getiriş biçimleri. Meselenin…
