Çizgi romanlarda bir dönem, süper kahramanların popülerleştiği yıllarda, tüm şöhreti de, tüm takdiri de çizerler toplar; yazarlar da “dikte eden insan” kıvamında görülürlermiş. Herhalde söylemeye gerek yok, bu…
Bazı adamlar vardır, ne yaparlarsa yapsınlar gerçekten her zaman belirli bir kalitenin üzerindedir. Çünkü yaşamla ilgili bir algıları vardır ve bu algıları zamanla sadece daha bilge bir şekilde…
Bir “filler” bölüm daha demek! Vay be, gerçekten kitap kurgusundaki hızı yavaşlatmak adına her şeyi yapıyor bu yapımcılar. Gerçi bu bölümü izledikten sonra biraz daha hak verdim onlara…
Geçtiğimiz senenin sonlarına doğru, 2013’te çıkan ve bizim bu taraflarda çok sevdiğimiz Snowpiercer’ın dizisinin çekileceği açıklanmıştı, anımsayan olacaktır. Aynı adlı Fransız çizgi romanından uyarlanan Bong Joon-ho imzalı film yine Joon-ho’nun süpervizörlüğünde…
Nintendo, über-başarılı Wii’nin halefi olarak Wii U’yu duyurduğunda kimse duyurulan şeyin ne olduğunu ve ne işe yaradığını anlamamıştı. Bu bir Wii aparatı mıydı? Mobil bir platform muydu? Ayrı bir konsol…
Yükle Gelsin!
Herhalde bir Assassin’s Creed hayranını köşeye çekip, “seriyle ilgili en sevdiğin şey ne?” diye sorsanız, tonla farklı cevaplar alırsınız. Bazısı “tarihi dönemlerine bayılıyorum” der, bazısı “EZİO ABEY EZİO” diyerek içindeki Mahmut Tuncer’i dışavurarak halaya başlar; kimisi “suikastçi olmanın dayanılmaz tadı” der, bir bölüm de eminim, “oynayacak başka oyun…
Çizgi romanları düzenli olarak takip etmemenin en güzel tarafı, bu medyumun ev sahipliği yaptığı türlü türlü zırtapozluklardan muaf kalmak şüphesiz. Ne hikmetse çizgi romanlar; filmlerin, dizilerin, oyunların ve diğer tüm hikaye anlatım dallarının ulaşmadığı bir saçmalık seviyesine düzenli olarak çıkma konusunda özel bir gayret gösteriyorlar. Öleni iki bölüm…
Of, Geekyapar yine mi abartmış başlığı? Allah akıl fikir versin şu gariplere, yani gerçekten, ne açıklanmış olabilir? Bir Batman hayranı neyi hayal ediyor olabilir de, bu başlığı görüp, içeriye girdikten sonra “Haa, harbi lan?” diyebilir. Nereden geliyor bu eminlik? Şuradan: Batman’i Batman yapan bazı adamlar vardır şu dünyada. Kara Şövalye’nin gedikli hayranları…
AMC, dizinin sevenlerini uzun süre çok minik minik bıraktığı ipuçlarıyla, gizemli görseller ve videolarla, muğlak vaatlerle oyaladıktan sonra en sonunda The Walking Dead’in kardeş dizisi Fear the Walking Dead’i Comic-Con 2015’te üzerimize tam gücüyle saldı. Dizinin hem ilk fragmanı, hem de ilk sezonunun yayın tarihi resmen açıklandı, üstelik…
Bazen kendimi çok garip pozisyonlarda buluyorum gerçekten. Site olarak geek dünyasında olup biten büyük gelişmeleri size aktarmakla yükümlüyüz, severek de yapıyoruz bu işi. Çoğu zaman kim neye tutkunsa o kalemi eline alıyor, kelimeleri ateşliyor. Pek çok şeyi ezberden yazıyoruz zaten. Ama bazen, saat sabahın yedisi oluyor, Amerika’da cayır…
Star Wars Celebration’da Rogue One ve Force Awakens ile ilgili bir hayli ağız sulandıran detayları paylaştıktan sonra dahi Star Wars’ın Comic-Con’u pas geçmesi düşünülemezdi. Bu, yaklaşık on yıllık bir sürenin ardından sinemalara Star Wars’ın teşrif edeceği bir sene düzenlenecek olan ilk Comic-Con’du neticesinde. Neredeyse tarihi bir olaydı. Star Wars…
“Çizgi filmler çocuklar içindir” klişesi artık çok eskilerde kaldı. Bugün Archer’dan, Family Guy’a, Robot Chicken’a kadar hedef kitlesi 18 yaşın üstünde olan pek çok animasyon şov televizyon ve bilgisayarlarımızda boy göstermekte. Ama bunların içinde iki tanesi var ki, biri bu yolu açmış diğeri de bu yolun uç noktalarını…
Belli ki Ghostbusters reboot filminin yönetmeni Paul Feig tanıtım konusunda elini korkak alıştırmıyor. Son haberimizi yazarken bile yeni haberler gelmekteydi, dolayısıyla düzenleye düzenleye bir hal olmuştum. Bu hafta da filmle ilgili yeni üç haber daha geldi. Böyle giderse, haftalık bir Ghostbusters köşesi yapmak zorunda kalacağız. Neyse efendim, bu haftaki haberlere…
Her analizimde olduğu gibi ufak bir uyarıyla başlayayım. Yazıyı spoiler-free tutma çabalarıma rağmen, yine de bakış açısına göre spoiler sayılıp “Diziyi berbat ettin, olmaz olsun böyle şey, fanboysun sen” falan gibi tepkilere sebep olabilecek cümleler içerebilir. Dolayısıyla bu konularda hassasiyeti olanlar için yazının bölüm izlendikten sonra okunması tavsiye…
Süper kahraman filmlerinin önlenemez yükselişinin tarihini konuşurken genelde bahsettiğimiz bazı kilometre taşları var elbette. 1978 tarihli Superman bunlardan biri. İlk defa o filmde süper kahramanların gişe gücü görülmüştü. Sonra o seri, 1987 tarihli Superman IV: The Quest for Peace ile birlikte tekrar kendi janrının mezarına dönüşmüştü. Aynı şey…
