Guy Ritchie’nin 2009’da başlattığı Sherlock Holmes serisi, modern sinema hanedanları arasında çok garip bir yerde duruyor. Zira bütün parçalar acayip sağlam olmasına rağmen; normalde artık sekizincisinin gelip bizi…
Kendimi bazen bir takım geek davalarının bayrak adamı gibi hissediyorum. Bu kimsenin bana bahşettiği bir görev değil, ya da bunun tarafıma indirilmiş bir görev falan olduğunu düşünmüyorum. Bence…
Şimdi bir gözlerinizi kapatın. Düşünün. Bir Sony yöneticisisiniz. Dünyanın en büyük süper kahramanlarından birinin film hakkını almış, on senede beş film çıkartmışsınız. Lakin gelin görün ki sonlara doğru…
Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz haftalarda HBO’nun bir değil, iki değil, üç hiç değil; toplam dört Game of Thrones yan dizisi hazırlığında olduğunu ve bunların hepsinin Martin onaylı, Benioff-Weiss gözetiminde, bir anlamda Westeros “külliyatına” bağlı işler…
Family Guy’ın yaratıcısı, başyazarı ve en popüler üç karakterinin seslendirme aktörü Seth MacFarlane enteresan bir adam. Animasyon sektörüne çok küçük yaşta girmiş, epey klas bir okulu klas bir biçimde…
Yükle Gelsin!
Ne yalan söyleyeyim, 2015’in gişe mücadelesini izlemek, bana şu an herhangi bir 2015 filmini izlemekten (Mad Max hariç de! Mad Max hariç de!) daha eğlenceli geliyor. Star Wars ve Avengers arasında kalmaktan kaçanlar yüzünden bir dönem gerçekten de çok çorak geçecek sandık 2015; ama Fifty Shades of Grey,…
Biz iyi bir film bekliyorduk ama bu kadar muhteşem, efsane, olağanüstü bir film beklemiyorduk! Filme girdik oturduk, haragürele hemen bir olaylar, “Ooo hızlı başladı” dedik. Gel gelelim Mad Max serisine 30 yıl ara verdikten sonra geri dönen reyiz yönetmen George Miller hiç elini korkak tutmamış… Arkadaşlar, “hızlı başladı”…
E artık Avengers: Age of Ultron’u herkes izlediği, üzerine tartıştığı ve suyunu çıkarttığına göre; resmi olarak Marvel’ın bir sonraki devasa filmini beklemeye başlayabiliriz: Captain America: Civil War. Her ne kadar Marvel adına ısrarla Captain America: Civil War demeye devam etse de, hepimiz biliyoruz ki, bu bir Avengers filmi. Hele ki…
Ağızda muhteşem hazırlanmış bir kek gibi dağılan ismi haricinde benim yeni Planet of the Apes filmleriyle tek bir problemim bile yok. Hikayenin yavaş yavaş gidişatı, hem maymun, hem de insan tarafını muazzam bir şekilde ayarlayarak anlatması; aksiyonu da, dramayı da tadında vermesi, yarattığı dev mitolojinin temel taşları hissi……
Hayatta üç şeyden emin olabilirsiniz; ölüm, vergiler ve bir gün Disney’nin eğlence sektörün tamamen hükmedeceği gerçeği. Bundan kaçış yok. Amerikalı megaşirket şu anda bile zaten sevdiğimiz üç şeyden ikisinin fikri mülküne direkt olarak sahip. Sadece Marvel, Star Wars, Pirates of the Caribbean, Mickey Mouse gibi şeyler değil bunlar.…
Woody Allen’ı Woody Allen yapan şeylerden biri onun alametifarika paniği, endişesi, sinir bozukluğudur değil mi? Biz öyle biliriz en azından. Filmlerinde daima bir şeylerden endişelenen, kafayı bir şeylere takan, cümleleri kurarken kekeleyen, ani ve fevri hareket eden karakterler geçer gözümüzün önünden. Bunlar izlerken çok sempati duyduğumuz karakterler, hikayeleri…
Uzun süredir profesyonel olarak eğlence sektörünün haberlerini takip etmenin avantajlarından biri de şüphesiz olanları yüzeysel seviyeden biraz daha derinlemesine görebilme meziyeti şüphesiz. Hollywood garip bir yer. Çok az zaman, çok az kişi söylediği şeyi birebir kast eder hâlde oluyor genel olarak. Yüzde doksan o lafın altında başka imalar,…
Bu sezon bizi çok üzdü Arrow. Önceki 2 sezonda da mükemmel bir dizi değildi ama kendi klasmanına göre gayet iyi götürüyordu. Greg Berlanti ve Andrew Kreisberg’ün yapımcılıktan çekilip The Flash’e odaklanmaları ve resmen Arrow’un tüm yükünü Marc Guggenheim’ın omuzlarına bırakmaları sebebiyle mütemadiyen çemkirdiğim bir dizi haline geldi. Yoksa…
Neresinden bakarsanız bakın, Natalie Portman’ın kariyerine hayran olmamak mümkün değil. Bunu sadece kendi çok çeşitli filmografisi için söylemiyorum; ama emin olun, o da dev bir alkışı hak ediyor. Star Wars, Thor, V for Vendetta gibi büyük çaplı “geek” filmlerinde boy gösterirken bir yandan da Closer, Paris, Je t’aime,…
Benim fikirlerimi artık az çok biliyorsunuz. Captain America: Civil War’ın fazla şişman olabileceğine dair çok delicesine içimde büyüyen korkular var. Avengers: Age of Ultron ile ilgili zaman geçtikçe en affedemediğim şeyin bu olduğuna daha net karar verdim zira. Ultron’un beklediğimin aksine daha komediye yatkın bir kötü olması filmin…
