Yükle Gelsin!

Netflix’in içinde bulunduğumuz yıl tamamlanmadan önce yayınlayacağı The Witcher dizisi için hype trenine binmeye hazır mısınız? Değilseniz de ne yapalım, ben uzun zaman önce bir kırlangıcın peşine takılıp binmiş bulundum ve sizi de yanımda götürmeye bayağı bir niyetliyim. Uyarı: Okuyacak olduğunuz yazıda serinin kitapları ve yer yer oyunları…

Bir kitabı satın alıp okumadan önce ne ile ilgili olduğunu hepimiz merak ederiz değil mi? Kitapçılarda dolanırken onca raf arasında yalnızca yeni basılmış kitap kokusunu içimize çekmek için aralamayız o sayfaları; aynı zamanda ilk birkaç sayfasını okumak için de bakarız içindeki dünyaya. Tabii herkesin tarzı olmayabilir bu; kimisi…

Disney’in projelerini duyurduğu üç günlük D23 konferansındaki çılgın haberlere şu yazımızda yer verdik. Konferansın en büyük haberleri Marvel veya live-action yoğunluklu olsa da, animasyon severlerin de yüzü güldü. Ne yazık ki duyurulan haberlerin çoğu Disney+ platformunda yer alacak diziler. 2020’de vizyona girecek filmler hakkında bilgiler de paylaşılmadı değil,…

Live action filmler hakkında durmadan konuştuğum serinin son yazısına gelmiş bulunmaktayız. Yazdığım üç yazıya dönüp baktığımda live-action filmler kadar animasyonlardan da bahsettiğimi da fark ettim. Günümüz sinemasında animasyonun, daha doğrusu CGI’ın, live-action filmlerdeki yeri o kadar büyük ki animasyon demeden live-action filmlerden bahsetmek neredeyse imkansız. Son yazımda ise animasyon…

Bir fantastik kitabın kapağını açıp ilk okumaya başladığım andan itibaren beni en çok heyecanlandıran şey büyü sistemlerini öğrenmektir. Her yazarın kendi açısından yorumladığı büyü sistemlerini birbirleriyle karşılaştırmaya, farklılıklarını ve benzerliklerini bulmaya bayılırım. Bugün ise fantastik eserlerdeki bu büyü sistemlerini kategorize etmeye, daha doğrusu halihazırda Brandon Sanderson tarafından kategorize…

Süper kahramanlar ile gerçek dünyadaki bazı yetenekli sporcular arasında benzerlikler bulunduğu sizin de dikkatinizi çekti mi? Öyle ya, bu çok yetenekli ve başarılı sporcuların fiziksel kabiliyetleri söz konusu olduğunda, onları “insanüstü” diye nitelendirmiyor muyuz? Profesyonellik alanlarına göre ortalama bir insandan çok daha hızlı koşuyorlar; refleksleri, ortalama bir insana…

Animasyon ile gerçek hayat arasındaki sınır, hiç olmadığı kadar esnek ve belirgin. Önceki yazılarımda da bahsettim, son on yıldır patlama yaşayan live-action uyarlama filmlerde bu esnekliğin payını bolca gördük. Artık gerçeklikle istediğimiz gibi oynayabilir hale geldik; tamamen animasyon bir filmi gerçek gibi göstermekten tutun da gerçek aktörleri animasyon…

Sizleri, derdini seveyim diye tepki verebileceğiniz ve benim de bunun için size katiyen kızamayacağım bir hikâye ile selamlıyorum! Hikâyemiz, kıvırcık saçlı bir genç kadının, spor temalı dosya yazılarından ilkinin başına oturmasıyla başlıyor. Gayriihtiyarî bir biçimde aslında birbirinden farklı olan iki kavramı karşılayan iki farklı sözcüğü birbirinin yerine kullandığını…

Hollywood’un orijinal fikirlerden kaçınıp bütün klasikleri ısıtıp ısıtıp önümüze sunma furyası tam gaz devam ediyor. Ancak bu sefer hiçbir itirazım yok, çünkü bu filme objektif yaklaşmam pek mümkün değil. Gençliğimin ilk klasiği, Louise May Alcott’un ünlü romanı Little Women, bir kez daha beyaz perdeyle buluşuyor. https://youtube.com/watch?v=fUPncLuXv38 Hatırlamayanlar için…