Çok, çok uzun bir zaman önce, epey uzaklarda bir galakside geek dünyasına müthiş keyifli bir haber düşmüştü. Herkesin 90’lardaki X-Men çizgi filminden en sevdiği karakter olan Gambit, uzun yıllar…
Bir kelime içeren sorular sorsak cevabınız ne olurdu acaba? Mesela; Alias? Lost? Star Trek? Fringe? Star Wars? E peki Westworld? Nasıl, hepsi birbirinden şahane yapımlar, değil mi? Muhtemelen…
Ciddi anlamda kafama takıldı, paylaşmazsam rahat edemeyeceğim sevgili Geekyapar okurları. Her daim combat-racing olayına sıcak bakan bir oyuncuyum. Twisted Metal oynama fırsatı edinemedim ama küçüklüğüm Carmageddon’la geçti, gençliğimde…
Dünyanın en isabetli isimlendirilmiş müzik türü sörf rock olabilir. Gitarların yankılarla bezenmiş melodileri üst üste eklendiği zaman ortaya öyle bir ses çıkartırlar ki, hemen anlarsınız; bu dalgalı bir şarkıdır, denizde bir…
Bakın, insanların aklına Süper Lig deyince çoğunlukla şöyle şeylerin geldiğinin farkındayım: Hakem tartışmaları Hatalı hakem kararları Erman Toroğlu ve Rasim Ozan Kütahyalı Kaval kemiğiyle şut çekmeye çalışan forvetler Kaval…
Deri bir ceket, feci dehşet silahlar, robotik parçalar ve elbette ki havalı sözcükler: “Hasta la vista baby!” Arnold Schwarzenegger ile hayatımıza giren ve nesillerdir aksiyon filmlerinin öncülüğünü yapan…
Yükle Gelsin!
Yeni bir Geek Dosya konusuyla yeniden karşınızdayız sevgili dostlar! İlk girişimlerimizin meyvesi olan “korku sineması” ve “İtalyan çizgi romanları” gibi konulardan ilerlettiğimiz tatlı dosyalarımıza bu sefer daha farklı alanlarda devam ediyoruz. Benim için belki de hem çok kolay hem de fazlasıyla zor olabilecek bir konu olacak bu ay…
Sinema ve seks başlığını inceleyeceğiz birlikte önümüzdeki dört hafta boyunca. Nereye düşüyor, nereden yükseliyor; neye dayanıyor? Bunları konuşmayı da, bir şeyi söyleyerek başlamamız gerekiyor: Seks sinemada çoğunlukla ya romantize ediliyor, ya da karikatürize ediliyor. İkisinin ortasında duran, yer yer garip, yer yer tatlı; her yeriyle ise gerçek cinsellik pek alan bulmuyor…
İyi bir film için gelen ilk eleştirmen yorumları, cemre düşmesi gibi bir şey. Kaliteli bir fragmanın kötü çıkma ihtimali her zaman var. Eleştirmenlerin çok nefret ettiği bir filmi sevme ihtimalin de var. Ama sanki başlangıçta ilk adımı “Abi eleştirmenlerin ilk yorumu iyi” diye atıyorsan, sonra çok da kötü olmuyor.…
Bu Amerikan toplumuna has bir şey mi, yoksa küresel bir fenomen mi bilmiyorum. Sosyal medyada mı geniş yankı buluyor, yoksa üst üste geldiği için mi fazla fazla gözüküyor; ondan da emin değilim. Oturup bir sosyoekonomik süreç çizgisi mi çıkartmak lazım bunu açıklamak için? Mesela buradan alıp, genel olarak…
Disney’in filmlerinde ve özellikle de animasyonlarında sıkça kullandığı şu kuralı hepiniz bilirsiniz sanırım: Şarkılar illa olacak. Evet, tuhaftır ki neredeyse her Disney yapımında yer alan bu müzikalimsi enstantaneler dolayısıyla, artık aklımda genel bir kalıp oluşmuş vaziyette. Disney acaba müzik olmadan bir şey yapamıyor muydu? Yoo, aslında bunun örneği…
Bu Cuma Netflix’e gelmiş olan Iron Fist’i şimdiden bitireniniz var mı? Varsa güzel, o halde gelen eleştirileri ölçebilecek derecede bir fikriniz oluşmuş vaziyette demektir. Henüz on üç bölümü birden mağaranıza kapanıp izlemediyseniz de sıkıntı değil, en azından yeni Marvel dizimiz hakkında gelen ağır yergileri de illa bir yerde…
Geçenlerde internete bir resim düştü malumunuz; Viggo Mortensen, Elijah Wood, Dominic Monaghan, Orlando Bloom ve Billy Boyd bir araya gelmişler, bir restoranda çatallar ve bıçaklarla fantastik poz veriyorlar. Her birinin gözündeki kıllar kadayıf kıvamına gelmiş, hepsi Yüzüklerin Efendisi filmlerini çektikleri 16 aylık muhteşem süreçten beri kariyerlerini başka yerlere…
Sony’nin elindeki Spider-Man film haklarıyla ne yaptığı gerçekten belli değil. Algılayıp bir mantığa oturtabilmiş olan varsa, buyursun gelsin, bizle de paylaşsın. Çünkü bir yandan, ellerinde haklarını bulundurdukları en baba karakteri MCU’ya kiraladılar. Ama öte yandan, o karakterin yan karakterlerini vermiyorlar. Kendileri bir filme çekme niyetindeler, ama kim hangi evrende…
Bu sabah video oyun dünyası yeni kum torbasına uyandı, dikkatli oyunseverler fark etmiştir. İnternet bir anda söz birliği etmişçesine, 21 Mart’ta Amerika’da, 23 Mart’ta ise Avrupa’da çıkacak olan Mass Effect: Andromeda’nın yüz animasyonlarına gömmeye başladı. Genelde de kıyas noktası aşağı yukarı aynıydı. Koskoca EA’in desteğiyle geliştirilen Mass Effect’in yüz animasyonları…
Önce anlaşalım, böyle bir şey var. Elbette ki, atıyorum, “Nazi vurmalı oyunlar” kadar belirgin bir alt-kategorizasyon değil. Çok fazla sağda solda övüldüğünü duyamazsınız. Ama gerçekten, bazı oyuncular için karakter yaratma ekranının detaylı olması bazen bir oyunu oynama sebebi. Şakamız yok, biz şu aşağıdaki yedi oyunun karakter özelleştirmeye gönül vermiş herkes tarafından mutlaka oynanması…
