Andy Serkis, daha önce de lafını etmiştik zaten, müthiş bir adam. Gerçekten Hollywood’da ya da dünya sinemasında onunkine benzer bir kariyer gidişatı bulmak zor. Hareket yakalama teknolojisinin hem…
J.J. Abrams 1991 yılında Regarding Henry’yi yazdığı zaman, Hollywood nezdinde “Bu genç çocuk hevesli ha, fena işler yapmayacak” diye anılan, çömez bir yazardı. Sonra bir iki büyük film…
Yıllardır id Software ve onun yeni sahibi ZeniMax bünyesinde bir “Doom 4” lafıdır gidiyor bildiğiniz gibi. FPS türünün kelime anlamıyla babası olmasa da, bugünkü haline gelmesindeki en büyük…
Black Panther’ın gişe destanında belli ki iki farklı hikaye var: Yerel ve uluslararası. Dünyanın Amerika Birleşik Devletleri olmayan tüm memleketlerinde Ryan Coogler’ın süper kahraman filmi standart bir MCU mensubu grafiği çiziyor.…
Ay resmen heyecanla girişiyorum konuya ve haftalık gkyMUSIC yazılarını vinçle devralıyorum çünkü şahsi olarak çok coştuğum bir parça var sevgili geekler huzurlarda: Orange Skies – Mart Sona Eriyor. Post-rock türünün gerçekten…
Geçtiğimiz Cuma günü Agents of S.H.I.E.L.D için oldukça önemliydi. Sıkı takipçilerinin de bildiği üzere, son yayınlanan bölüm, dizinin 100. bölümü olma şerefine erişti. Beş sezondur “HER ŞEY BİRBİRİNE…
Yükle Gelsin!
Atari salonları video oyun dünyasının en büyük hükümdarıyken, hepimizin birbirine sorduğu bazı sorular vardı. Oyunların hemen hemen hepsi birilerinin birini dövmesi üzerine olduğu; yurtdışında birisinin birisini dövmesi üzerine olmayan oyunlar da nedense memlekete girizgah yapmadığı için genelde oynanan oyunlar vurdulu kırdılıydı; hepsi de aklımıza aynı soruyu getiriyordu. Hagar mı…
Marvel için, 2016 epey büyük gözükmesine rağmen, gayet mütevazı bir seneydi aslında. Elbette mega-epik filmleri Civil War girdi vizyona, ama onun yanında sadece bir adet -akarı kokarı çok belli olan, o akar-kokarın da üstüne sadece bir santim çıkan- Doctor Strange çıktı karşımıza. Ortalama bir Avengers senesi kadar epikti anlayacağınız. Artık…
Bu soğuk kış günlerinde film izlemekten yapacak daha iyi bir işiniz olmasın diye oyuncu odaklı film öneri listesi hazırladık yeniden sizler için, tıpkı önceden Charlie Cox ve Jon Bernthal’a yaptığımız gibi. Bu seferki yazının konuğu az filmde yer almasına rağmen kendinden söz ettirmeyi kolaylıkla başarabilmiş bir İngiliz oyuncu:…
Bazı şeyler ilk karşınıza çıktığı an, etrafındaki etkilerinin büyüklükleri ve etkiledikleri kişilerin hüviyetleri sebebiyle kıymetini bilemezsiniz bazen. Hiç başınıza geldi mi? Bu farklı şekillerde gösterebilir kendini. Bir şeyi çok popüler olduğu için sevmemek gibi mesela. Seven kişilere bakıp aynı grupta olmak istememek gibi mesela. Veyahut da, çok basit bir şekilde, tek seslilikten…
Bilmeyenler için kısa bir özet geçmek istiyoruz: Jean Grey yıllar sonra Marvel evrenine geri döndü. Elbette, burası bir çizgi roman evreni olduğu için, çizgi roman tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ölümlerinden bir tanesinin geri gelmiş olması şaşırtıcı bir durum değil. Yine elbette, bu geri dönüşün zaman yolculuğu içermesi,…
Hollywood’da orta seviyede bir aktör olmak ekosistemde acayip bir yer tuttuğunuz anlamına geliyor. Bir taraftan, büyük stüdyolar tarafından dikkate alınacak ve büyük filmlerde rol kapacak kadar yaldızlı bir isminiz var. Ancak öte taraftan, kaşeniz o stüdyolara diz çöktürtecek kadar fazla da olmuyor hiçbir zaman. Bu yüzden, sıklıkla, aktörler…
Gilmore Girls’ün ilk sezonunda, sonradan baya da akıllarda yer etmiş minnoş bir replik vardır. Lorelei bir gece uyanır, buz gibi havada pencereyi açar ve suratında eblek bir gülümsemeyle, “Kar kokusu alıyorum” der. Karın gelişi onu heyecanlandırmaktadır ve yıllar içerisinde artık bu doğa olayıyla öyle bir bağlantı kurmuştur ki,…
Pokémon’un bu yaz yıllardan sonra üzerimize tekrar bir salgın olarak çökmesiyle; bir noktada, bir şekilde Hollywood’un konuya kendisini müdahil edeceği kesinleşmişti aslında. Mesele sadece ne zaman, kimin ellerinde ve nasıl olacağı ile ilgiliydi. Yaz sonlarına doğru, işin “kim” tarafı stüdyo tarafında netleşmiş, Legendary Pictures Pokémon’u tekrar sinemaya taşımak…
Cars filmi ilk çıktığında ben henüz animasyon filmlere ilgimin taze olduğu bir yaştaydım. Arabalara çok ilgisi olmayan bir çocuk olmama rağmen 2006’da çıkan Cars filmi bir şekilde kalbimi kazanmıştı. Bunun sebebi her yaşta insana kibir ve özgüven arasındaki farkı çok tatlı bir macerayla anlatabiliyor olması da olabilir, türüne rağmen…
Video oyunlarının fazla hype’lanması bir sorun. Bundan daha büyük sorun olan şey, bu hype’ı tartışmasız, sorgusuz ve sualsiz bir biçimde her E3 dönemi tekrar yiyen oyun basını, ve onların kesintisiz aktarımıyla hype’ı olduğu gibi içselleştiren oyuncu kitlesi elbette. Bunun üzerine çok kelime salladık burada, tekerrüre düşme niyetimiz yok.…
