Bakın inanamayacağınız kadar. Aklınız hayaliniz alacak sanıyorsunuz şu an. Bizim Flash gömmeleri, Arrow gömmeleri izleyip çıkardığınız kadarıyla kafanızda bir portre var. O portre sınırları dahilinde bir şeyler yapmışızdır…
Geekyapar, geride bıraktığımız yılın en iyi işlerini seçmeye başladı! Bugünle başlayarak, bundan sonra ince ince 2015’i kıyıp doğrayacağız; altında neler var, geçerken bizlere neler bırakmış onları irdeleyeceğiz. Sürecimiz…
Christmas yaklaşırken web aleminde güzel işler çıkmaya devam ediyor. Sevgili kaptanımız Jean Luc Picard ve ekibi bizim için bir şarkı yapmaya karar vermiş. Karşınızda Picard’ın yorumu ile “Make it so”. http://www.youtube.com/watch?v=oiSn2JuDQSc Ah unutmadan; Bu güzel video “Black And White”…
İtiraf edelim Iron Fist’in berbatlığı ve Defenders’ın vasatlığından sonra Netflix’te yayınlanan Marvel dizilerine eskiden duyduğumuz hevesi duyamıyoruz. Fakat The Punisher sayesinde Netflix-Marvel ortaklığının nasıl bir potansiyele sahip olduğunu hatırladığımız…
Geoff Keighley’nin Spike ile uzun süre Video Game Awards’ı yaptıktan sonra yollarını ayırmasıyla ortaya The Game Awards diye bir şey çıkıvermişti üç sene önce. Video oyunlarının sağlıklı ve ne…
YouTube her sene, “Bakınız arkadaşlar platformumuzda neler oldu bu yıl” başlığı altında bir video çıkartıyor; ismi Rewind. Mutlaka daha önceki yıllarda bir tanesine denk gelmişsinizdir. YouTube’un göz bebeği…
Yükle Gelsin!
Yazan: Mert İdil İroni ne demektir bilir misiniz? TDK’daki anlamı: “Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme” olan bu sözcüğü; yapılmak istenilenin tam tersi gerçekleşmesi gibi özetleyebiliriz. İşte X-Men’in de son yıllarda başına gelene ironi demek çok yanlış olmaz bence. Marvel içerisinde kendisine koskoca bir evren yaratmıştır X-Men.…
Yazan: Onur Meriç Tekneci Süper kahraman filmlerinin/dizilerinin fazlaca değer gördüğü bir dönemdeyiz. Artık yıllar önce hayalini kurduğumuz sinematik evrenler önümüze yavaş yavaş sunuluyorlar. Hatta belki artık o dönemi geçiyoruz bile denebilir. Ben de geçmişte bu karakterleri yan yana görmek için ölüyordum. Ancak her şey eskir ve artık hissediyorum…
Yazan: Zekerya Ünal Geçen gün, biraz Apocalypse öncesi hafıza tazelemek amacıyla, biraz da TV’de izleyecek başka bir şey bulamadığım için, kanallardan birinde yayınlanan X-Men First Class’ı tekrar izledim. Ve X-men filmlerine/çizgi romanlarına diğerlerinden neden daha çok ilgi duyduğumu bir kez daha anladım. Bunun pek çok sebebi var tabii. Mesela;…
Arrow kötülemeye başladığında ilaç gibi gelmişti the Flash. Hem taze bir kan olmuştu, hem Arrow’un ağır buhranlarından arınmıştı, hem de çizgi roman referanslarıyla falan gönlümüzü çalmıştı. O da trende uyup bu sezonuyla cıvıtmaya başlayınca gözlerimiz taze bir şeyler ararken Legends of Tomorrow fikri ortaya çıktı. Fikir çok cazip olmasa…
Çizgi romanların satışlarının iyi gitmediği aşikar. Her ay rakamlar açıklanınca, şampiyon Walking Dead’in arkasında kümelenen vasat hasılatlı işler çıkıyor insanın karşısına. Özellikle Marvel ve DC, kahramanlarının sinema ve televizyon dünyasındaki popülaritesine erişemiyorlar basılı medyada; ve bu erişememe de onları delirtiyor. Hazır dikkat bu karakterlerin üzerindeyken, yeni bir şeyler denemek, dikkat…
Ne kadar az orijinal hikaye kaldığını fark ettiniz mi Hollywood’da? Burada sadece konu anlamında orijinallikten söz etmiyorum. Başkalarının yaptığını yapmaya çalışmayan ne kadar az film kaldı, görebiliyorsunuz, değil mi? Her film ya dünyanın sonunu engellemeye çalışan kahramanları konu alıyor, ya da halihazırda sonu gelmiş dünyada var olmaya çalışan…
True Detective’in ilk sezonu, pek çok kişiye göre, Amerikan televizyon tarihinin en iyi işlerinden biriydi. Cary Fukunaga’nın yönettiği, Nic Pizzolatto’nun yazdığı ve başrollerini Woody Harrelson ile kariyerinde çok acayip bir rönesans yaşamakta olan Matthew McConaughey’nin paylaştığı ilk sezon; özel bir şeydi gerçekten de. Eşsizdi. Hatta o kadar özel…
X-Men: Apocalypse kötü bir film değildi. Ama ne yazık ki muhteşem bir film de değildi. Arafta bir yerde kaldı kendisi. Bu civarlarda genel olarak çok olumlu olmayan bir hava yarattığını söyleyebiliriz. Pek çok şeyi “yeterli” yapsa da hem ortaya yeni bir şey koymaması, hem tam anlamıyla tatmin edici bir kötü…
Size biraz bu işin mutfağından bilgi vereyim: Film stüdyoları, oyun şirketleri, televizyon kanalları, aklınıza ne gelirse; PR departmanları çalıştırırlar. Bu departmanlar da sağa sola basın bültenleri atar. Genel amaç, duyuruyu olabilecek en berrak şekilde basın mensuplarına aktarmak ve onların dikkatini çekip, haber yapmalarını sağlamaktır. Genel olarak beyanlar, demeçler…
Dövüş oyunları hikayeleriyle ön plana çıkan oyunlar değillerdir. Çoğunda karakterlerinin belli hikayeleri vardır ama bütün olarak size bir hikaye anlatmaz, sadece bu birbirinden farklı karakterlerin birbirini yenmesine odaklanırlar. Haliyle benim gibi oyunları hikayelerinden, anlattığı öykülerden dolayı tercih eden birine çok fazla hitap etmezler. Bu durumun istisnası 1992’de başlayan…
