Yükle Gelsin!

Malumunuz, bir süredir haberini yaptığımız gibi DC Comics bu Haziran ayı için uzun zamandır bir yenilenme projesi planlıyordu. 2011’de tüm evreninin reset düğmesine bastıktan sonra geçtiği “New 52” markasını tamamen bırakmayı planlayan DC, Haziran’la birlikte “DC You” ismini takınacak, bütün serilerinde de radikal değişikliklere gidecekti. E o Haziran…

Farkındayım çok büyük bir laf ettiğimin. Ama oraya “on yıl” diye yazarken, boşa konuşmadığımı, bu titre pay çıkmayı isteyebilecek dev event’leri, unutulmaz serileri atladığımı düşünmeyin. Evet, arada Bendis’in Ultimate Spider-Man serisi var, DeConnick’in Captain Marvel serisi var, ben çok haz etmesem de seveni çok fazla olan Hickman’ın Avengers hikayeleri var, Spider-Verse var, Civil War var, tonla sağlam X-Men hikayesi var… Var…

Hatırlayacaksınız, 2000’li yılların sonu, 2010’lu yılların başında bir anda Sherlock Holmes uyarlamalarına boğulmuştuk dört bir koldan. Arthur Conan Doyle’un ölümsüz eserinin anonime çıkmasıyla birlikte utanmasa millet evinin bahçesinde Sherlock filmi çekip yayınlayacak kıvama gelmişti. Bu enflasyonun içerisinde bize asla ulaşmayacak beşinci sınıf TV filmleri, tiyatro oyunları, Amerika’nın bile…

Marvel Cinematic Universe dediğimiz, Iron Man ile başlamış ve Avengers filmlerinde toplanan nanenin bir suratı varsa, bu kesinlikle Nick Fury’dir. Ta ilk Iron Man’in son sahnesinde çıkıp, biraz Tony’ye, biraz da izleyiciye, “Senden çok büyük bir şeyin parçasısın artık. Bilsen de, bilmesen de” dediğinden beri böyle durum. Agents…

Marvel Jonathan Hickman’ın elleriyle yılladır hazırladığı, ince ince döşediği Incursion hikayelerinin nihayetine geçtiğimiz ay ulaşmıştı hatırlayacağınız üzere. En sonunda Secret Wars resmen başlamış, kahramanlarımız gizemli Battleworld’ün dört bir yanından karşımıza çıkar olmuşlardı. Secret Wars başladığından beri türlü türlü farklı hikaye okuduk. Binlerce Hulk’ın yaşadığı Greenland’e Devil Dinosaur ile…

Huzurlarınızda az sonra okuyacağınız habere, çok garip ve çok münhasır bir ödül vermek istiyorum: Yıllar sonra beni “ne alaka lan?” diyerek şaşırtan ilk geek haberi kendisi. Genelde bir haber gelmeden önce, dedikoduları, fısıltıları gelir. Biz okuruz, duyarız, ama daha yansıtılacak seviyede değildir. Sonra sizinle haberi paylaştığımızda genelde şaşırmıyor…

Fallout 4, en sonunda burada. Daha başka nasıl yazılır bu mesele, inanın bilmiyorum. Yıllarca dedikodusu yapıldıktan, iptal olan projelere ağıt yakıldıktan, giden günlere üzüldükten sonra Fallout 3 çıkınca, bir an “evet” diye düşünürken bulmuştuk kendimizi, “bundan sonra rayıma girer, daha da böyle beklenti süreçleri yaşamayız herhalde”. Lakin işler…

Şu Walking Dead’in olmadığı günlerde hepimiz (bir çoğumuz) zombi açlığımızı giderecek oyunlara bakıyoruz. Piyasada irili ufaklı bu konuda bir çok oyun yapılmakta ve yapılacak. O zaman bana da ne düşüyor? Tabii ki elden geldiğince sizleri bu oyunlar hakkında bilgilendirmek, yeni-eski demeden lezzetli (oyununa göre “üstünde sinekler uçan” da…

Aslında çok açık belirteyim, az sonra sizlerle paylaşacağım şeyin çok fazla haber değeri yok. Fakat o muhteşem açılış şarkısında söylediği gibi, “tam yerine denk geldi” ve müsaadenizle sitenin yerine “manzara koymamıza” sebep olacak bir takım laflar etmek istiyorum. Çünkü sekiz yıldır video oyunlarını profesyonel olarak takip ediyorum ve…