Yükle Gelsin!

Korku edebiyatı denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden birisi şüphesiz H.P. Lovecraft’tır. Nereden tanıdığınızı hatırlamıyorsanız ama adı tanıdık geliyorsa izin verin size şöyle bir hatırlatayım; bir eseri var ki üzerine oyunlar mı çıkmadı, filmler mi çekilmedi, şarkılar mı yazılmadı… Cthulhu’nun Çağrısı adındaki bir eser bu. Korku edebiyatının en…

Zaman zaman birileri canımızı sıkıyor, yanlarında bulunmak bile yaşam enerjimizi çekiyor, söyledikleri her şey sinirlerimizi bozuyor; ağızlarına da mümkünse köşeli ve sert bir cisimle vurasımız geliyor. Bu noktadan sonra ise artık kaşlarının altındaki gözlerinden ayaklarındaki ayakkabıya kadar, her şeylerinden rahatsızlık duyuyoruz. Özel ve somut bir nedenimiz olmasına bile…

Hiç hayatınızda daha önce ihtiyacınız olmayan bir şeyi görüp sanki o olmadan yaşayamayacakmış gibi hissettiniz mi? Bence hepimizin vardır böyle bir anı. Bir anda dünyanın en gereksiz şeyi ölüm kalım meselesine dönüşür, onu almadan geceleri rahat uyku uyuyamayacak gibi olursunuz. Böyle olunca da sizin karşınıza bu ürünü çıkaran…

Bugün felsefe geeklerini ihya etme yolunda, biraz davranışlarımızı sorgulayacağım. Ahlak felsefesinden konuşacak ve çok önemli bir sorunun cevabını arayacağım: İyilik sürdürülebilir mi? Bir iki kez iyilik edip, bir karşılık almayınca bu davranış türünün verimsiz olduğunu düşünmek hiç de şaşılacak bir şey değil eninde sonunda. Sürdürülebilirlik, bir tür altrüizm…

Mitolojilerde her zaman olağanüstü güçleri olan, yüce yüce birtakım karakterler vardır. God of War da İskandinav Mitolojisini iliklerimize kadar hissetmemizi sağladığından, birçok mitolojik unsur ve karakter barındırıyor. Bu yazıda da God of War’da gördüğümüz ve büyünün vücut bulduğu olağanüstü beş karakterden bahsedeceğim. 1) Kratos Tabii ki böyle bir…

Bilmem farkında mısınız arkadaşlar ama bayağı bayağı sezon finaline girmiş bulunmaktayız. Haftaya, tüm sezon boyunca attıkları düğümleri teker teker, kaliteli bir biçimde çözmeleri gerekiyor artık. Eğer yapabilirlerse tabii. Bu yazıda Doctor Who’dan bol bol yakınacak ve bölüm hakkında spoilerlı konuşacağım, temkinli olun derim. Şimdiye kadar yazdığımız tüm 12.…

Komedyenlerin insanlarda bıraktığı izlenim genel olarak mizah anlayışının uyuşmasıyla sağlanır. Adı üstüne, komedyenin işi mizahtır; materyali seyirci tarafından ne kadar beğeniliyorsa komedyen o kadar başarılıdır. Bugünkü komedyen ise arkadaşım olsa saatlerce konuşabileceğim kadar kendime yakın gördüğüm biri. Benim için bir nevi stand-up’ın güvenli limanı; çıkardığı her türlü içeriğe…

İnsanların gözünde zor birisindir. Seni tanımak, seninle konuşmak, seni sevmek zordur- çok şey istersin, çok konuşursun ama buna rağmen konuşmayı bilmezsin. Sınırların vardır, birisi damarına bastığında öfkeni kontrol edemezsin. Öfkelenmediysen de konuşamazsın zaten. Gözün dönmeden isteklerini söyleyebileceğin bir iletişim kuramazsın. Aranızdaki “ilişkiden” beklediklerini ve sınırlarını nerede çizdiğini açıkladığın…

Hayatımızda adeta üçüncü bir elimiz veya kuyruk cinsinden, çok da farkında olmadığımız bir ek uzvumuz gibi kullandığımız telefonların günceldeki reklamlarını takip ediyorsunuzdur. Aynı modelin hafızasını şu kadar artırdık minvalinde de olabiliyor bu tanıtımlar, artık telefonunuzun ekranını bükebileceksiniz yeniliğinde de. Arada sırada içimden, fotoğraf çekmek için üç ayrı lens…

Matt Reeves’in Batman filmini artık bilmeyeniniz yoktur sanıyorum. Başlangıcından bugüne kadar yönetmeni, yazarı, başrol oyuncuları, hikayesi, kötü adamı hatta ışıkçına kadar her şey en az iki kere değişti. Biz artık ümidi kesmeye başlamışken Mat Reeves’in arka arkaya yaptığı oyuncu seçimleri filme duyduğumuz merak duygusunu iyiden iyiye arttırdı. Yine…

Adam – I Adam dertlerini boşamış bir şekilde geziyordu. Arada çocuk da olmadığı için tek celse sürmüştü boşanma davası. Hâkim, adamın dertlerini görünce dertlenmişti. Savcı ise kendinden beklenilmeyecek bir tavırla dert ortağı olmuştu adamın. Hep beraber içmeye başlamışlardı. Ertesi sabah hâkim ve savcı dertsiz tasasız bir şekilde yok…

Altered Carbon dizisinin ikinci sezonu neredeyse geldi çattı. İlk sezonunu bundan tam olarak iki yıl önce izlediğimiz dizinin yayınlanma dönemi yaklaştıkça heyecanımız artıyor. Sağolsun Netflix de bu heyecanımızı harlamak için üzerimize arka arkaya teaser, poster ve fragman atıyor. Biz de geekliğin şanındandır diyerek bu fragmanları yorumluyor ve küçük…

Çizgi romanın en büyük güzelliği maliyetinin düşük olmasıdır. Ne yaparsan yap eninde sonunda elinde kalan şey belli miktarda kağıt ve mürekkep. Bitti. Eğer yazarın ve çizerin emeğini göz ardı ederseniz diğer hikâye anlatma yollarından çok daha ucuza mal ediliyor çizgi roman. Sonuçta kullanılan materyal belli. Maneviyatı, yazarın kişisel…

Geçtiğimiz günlerde Erzurum’da insanlar toplanıp, dağlık alanda toprağa ekmek bıraktılar, dualar ettiler. Haberi duymayanınız yoktur herhalde diyerek bu kısmı kısa kesiyorum. Doğrudan haberi duymadıysanız bile bu haberin ardından yorumlar yapan aşırı zeki insanlar sayesinde olaya rast gelmişsinizdir. Her konuda gülümseyecek bir neden bulabilenleri ve gerçekten şakalaşanları kesinlikle tenzih…

Ana akım sinemanın kalbinin attığı gece geldi çattı. Adaylar açıklandığından, hatta Altın Küre Ödülleri’nden beri geçtiğimiz yılın en büyük dokuz filmi için Akademi Ödüllerini bekledik, tahminlerimizi yaptık. Midsommar ve Uncut Gems gibi çok ses getiren filmlerin adaylıklarını görememek birçok kişiyi üzse de genel olarak filmlerden beklentilerimizi yüksekti. Geçtiğimiz…

Netflix’in hayatımıza kattığı en güzel şeylerden biriydi Bojack Horseman. Absürt komedi maskesinin altına saklandı ilk başta, biz de yeni nesil çizgi dizilerden sandık onu. Sezonlar ilerledikçe her karakteri daha yakından tanıdık, her taşın altını kaldırdık, her psikolojik sorunun temeline indik. Kırık salata tabaklarını altınla doldurmaya çalışan karakterlere âşık…