Yükle Gelsin!

Havalimanları genel olarak tedirgin edici yerlerdir. Zaten muhtemelen gecenin köründe, uykulu uykulu geçip gidersiniz. Bir de içinde kaybolmanız için tasarlanmış yapılardır. Ne girişi ne de çıkışı bulmak ve kendi uçağınıza binmek zaten tesadüf eseri gerçekleşir. Uçmak yeterince endişe verici değilmiş gibi bir de ‘gate’ bulmakla uğraşırsınız. Peki bunların…

Televizyon dizilerindeki meslekler yazılarımıza bir kez daha hoş geldiniz. Bir önceki bölümlerimizi izlemeyenleriniz varsa çok ayıp ettiğinizi söyleyebilirim. Yine de küçük bir özet geçmem gerekirse ilk bölümümüzde bir cinayet mahalinde dedektifleri neden bu kadar sevdiğimizi anlatmış, daha sonra adli tıp koridorlarında medikal dramanın sırlarına mazhar olmuştuk. Tabii bu…

Clone Wars ilk çıktığında pek beğenimi kazanmamıştı açıkçası. Elimizde filmlerden gelen ve daha çok görmek istediğimiz bir sürü karakter varken konunun Ashoka’ya ve klonlara yönelmesi, hem de klonların eninde sonunda ihanet edecek olmaları, bana biraz bu diziyi (ve filmi, filmi unutmayın) gereksiz hissettiriyordu. Ayrıca bir yandan benim yaşım…

Evet, arkadaşlar her hafta incelediğimiz Westworld dizisinin sekizinci bölümü geldi ve üçüncü sezonunu nihayete erdirdi. Sezon başında büyük umutlarla başladığımız maceramız bizi ne yazık ki hayal kırıklığına getirdi. Bunu size söylemekten büyük bir üzüntü duyuyorum ama ne yazık ki Westworld de “İlk iki sezonu çok güzel ama üçüncü…

Müzik endüstrisinde gerçeklik, her zaman kendini sorgulatan bir olguydu. Günümüzde auto-tune ile müzisyenlerin sesleri, photoshop ile görüntüleri değiştiriliyor. Bir yirmi yıl kadar geriye gitsek, yöntemler değişse de popta sahtecilik mübah kalıyor. 90’lı yılların sonlarında ünlü britpop grubu Blur’un solisti Damon Albarn ile oda arkadaşı illüstratör Jamie Hewlett de…

Çoğumuz Cadılar Bayramı’nı kutlamıyor olsak da eminim ki gerek kostümlerden gerek dekorlarından gerekse yarattığı değişik atmosferden dolayı bu bayrama garip bir sempati besliyoruzdur. Şahsen ben hem John Barrowman’in kostümlü Instagram fotoğraflarına bakıp gülebildiğim için, hem de Starbucks’ta en sevdiğim kahvenin gelişine rastlıyor diye severim. Sahi, neden ekim ayının…

Bu sitede bir sürü yazı yazdım The Witcher ile ilgili. Mutlaka biliyorsunuz ama yine de söyleyelim, Polonyalı bir yazarın kaleminden çıkma, anakronik ve fantastik bir kitap serisi The Witcher. Kitapları okundu, oyununu yaptılar; oyunlar çok sattı. Birkaç yıl geçti, dizisini çektiler. Geçtiğimiz günlerde, kitaplardaki gezici ozan Jaskier’e dizide…

Mumyalama yönteminin dünyanın pek çok yerinde uygulanan bir defin yöntemi olduğundan ve özellikle Antik Mısır’da özenle yapıldığından şu yazıda bahsetmiştik. Bu sefer rotamızı, mumya kelimesiyle bir arada duymaya alışık olmadığımız bir yere çeviriyoruz: Vatikan. Evet, katolik hristiyanların din merkezi olan özerk İtalya şehri Vatikan. Peki mumyalarla Vatikan’ın ne…

Bundan birkaç yıl önce Westworld dizisine ilk başladığında ağzımın suyu aka aka izlemiştim. Hatta o zaman diziyi izledikten hemen sonra Geekyapar Youtube kanalına koşup Westworld incelemelerini izler, teorilerini dinler, kendimi daha geek hissederdim. Bu sezon dizi başladığında, Geekyapar’da yazar olup gerçekten bir Westworld sezonunu inceleme şansım olduğu için…

İçecekler ile ilgili üçüncü dosya yazımı yazmak için oturdum ve kendi kendime şöyle dedim sevgili okur, yazın ferahlatıyor, kışın iç ısıtıyorlar bu içecekler filan ama bazen de insanı âşık ediyor, görünüşünü değiştiriyor, sonsuz yaşamı bahşediyorlar. Tek bir yudumla, belki tek bir damlayla kemik büyütüyor, hakikati insanın ağzından cımbızla…

Geekyapar sitesi olarak bu zamana kadar konuşmaya değer gördüğümüz film ve diziler hakkında dilimiz döndüğünce bir şeyler söylemeye çalışıyoruz. Ama bugün, bu alışkanlığımızı biraz değiştirerek hiçbir zaman çekilmemiş bir filmden bahsedeceğiz. Böyle dediğim için sakın beklentilerinizi düşürmeyin zira bahsettiğim bu film çekilmemesine rağmen tarihin en büyük filmlerinden biri.…

Gülmenin hayatımızda yaptığımız en kolay şeylerden biri olduğundan bahsetmiş miydik hiç? Bebekliğimizden itibaren önce gözlerimizle algıladığımız şeyleri tanımladığımız için gülümsüyor, sonra toplumsal bir canlı olduğumuz için çevremizi izliyor ve gülmenin diğer biçimlerini taklit ediyoruz. Sonunda da bu davranışı en baştan öğreniyor ve yaşamımız boyunca bir şekilde düzenli olarak…

Eskiden bir geyik vardı, azıcık kültürlü ya da “entel” görülen kişilerle boş zamanlarında belgesel izlediği düşünülüp dalga geçilirdi. “He yav he he” edasına sahip bu geyiğin dayanağı, kimsenin belgesel izlemediği, herkesin kültürlü görünmek için belgesel izlediğini iddia etmesiydi. Günümüzde böyle bir geyik muhabbeti kalmadı, çünkü bu muhabbeti yapan…

Hatırlarsanız bir önceki televizyon dizilerindeki meslekler yazımızda cinayet mahalli ile karşılaşmış ve bir cinayeti aydınlatır gibi dedektifleri neden bu kadar seviyoruz sorusuna cevap bulmaya çalışmıştık. Her ne kadar bir nebze olsa da dedektiflerimizi neden sevdiğimizi açığa çıkartsak da katilin kim olduğu sorununa henüz bir açıklık getiremedik. Bunun için…

Günümüzde cadı avı dendiğinde aklımıza gelen ilk şey linç oluyor. Zira bu kavram zamanla gerçek anlamını yitirip “fikirleriyle uyuşmadığımız insanlara karşı uyguladığımız yaptırımlar” gibi bir metafora dönüştü. Yalnız cadı avı kavramının kökenine baktığımızda bu yeni anlamın asıl manasından çok da sapmadığını görmek mümkün. Hiç düşündünüz mü peki, cadılık…

Adventure Time’ın yaratıcısı Pendleton Ward’ın elinden çıkma The Midnight Gospel neyin nesidir, nasıl olmuş diye kara kara düşünenler buraya! İlk Bölüm Canavarı The Midnight Gospel için çene çalmaya ayağınıza geldi! İlk Bölüm Canavarı, üstümüze yağan yüzlerce dizi arasından hangisi kime gider, değer mi değmez mi, bakmaya karar vermiş…

Mumya kelimesinin kökeni, Farsça mum kelimesine dayanıyor ve mum yada buna benzer maddelerle ölü bir bedenin kaplanması anlamına geliyor. Yani mumyalama işlemi, insan eliyle yapılan bir uygulama. Peki sadece insanlar mı mumya yapar? Hayır, insanlar dışında bu işlemi yapan ve hatta insanlardan çok daha başarılı yapan biri daha…

Merhabalar değerli Orta Dünya sakinleri! Silmarillion Antolojisi serisinin ilk yazısında Ainulindalë’den bahsetmiştik, hatırlar mısınız? Hatırlamıyorsanız sizi şuraya alalım. O yazıda evrenin yaratılışından bahsedip Valar’a da minik bir giriş yapmıştık. O halde şimdi sırada efsanenin bir sonraki bölümü var: Valaquenta! “Gücün Hikayesi” şeklinde Türkçeleştirebileceğimiz Valaquenta’ya da aynı Tolkien’in de…

Bu zamana kadar Westworld incelemelerimiz okuduysanız fark etmişsinizdir her bir bölümün ardından “Yani böyle böyle oldu ama Westworld bu elbet bir açıklaması vardır” diyerek bir yandan diziye olan güvenimin altını tekrar tekrar çiziyor bir yandan da teoriler diziyordum. Lakin gelin görün ki kalan bölüm sayısı azaldıkça benim bu…