Yükle Gelsin!

Bu kadar geek, geek diyoruz madem, neden kendimizi böyle nitelendiriyoruz diyerek birkaç günlük bir maceramı, adım adım sizinle paylaşayım diyorum ne dersiniz? Her şey, daha önceden izleyip beğendiğim bir dizinin spin-off’unun çekildiğinden haberdar olmamla başladı. Söz konusu spin-off’u izledim, açıkçası çok da beğenmedim ama dizinin açılış müziği ağzıma…

Yazmanın en güzel tarafı, çok da fazla masraf istemeyen bir çeşit tedavi olması sanırım. Ne ile ilgili meseleniz varsa onunla başa çıkmanıza yardımcı oluyor, bunu yaparken de dile getirmek istediklerinize gelecek tepkilerle alakalı olarak çok endişelenmiyorsunuz. Kalem de olsa klavye de olsa çünkü kullandığınız, boş bir sayfa ile…

Sizleri, “Eylül toparlandı gitti işte / Ekim falan da gider bu gidişle” dizeleri ile selamlıyorum! Witcher Hype Treni’miz için tam da bu dizelerin ifade ettiği bir noktadayız. Eylül ayının ilk pazartesi gününde Cintra ile başladığımız yolculuk, ekimin sonuna yaklaşırken hız kesmeden devam ediyor. Her durakta bir kişinin eklendiği…

Yaklaşın, ateşimin başına buyurun. Yalnız çok dikkatli olmalısınız, ateşler yalnız bırakıldıklarında ve canları sıkıldığında çabucak sinirlenir ve kötülüğe başvururlar. Bir ateşi mutlu etmenin en iyi yolu, yiyeceklerinizi yalamasına ve hikâyelerinizi dinlemesine izin vermektir. O halde gelin bugün Helios’un kızı, Aiaie’nin cadısı Kirke’nin hikâyesini anlatalım. Başlangıcını böyle destansı yaptığıma…