Yükle Gelsin!

Animasyon ile gerçek hayat arasındaki sınır, hiç olmadığı kadar esnek ve belirgin. Önceki yazılarımda da bahsettim, son on yıldır patlama yaşayan live-action uyarlama filmlerde bu esnekliğin payını bolca gördük. Artık gerçeklikle istediğimiz gibi oynayabilir hale geldik; tamamen animasyon bir filmi gerçek gibi göstermekten tutun da gerçek aktörleri animasyon…

Sizleri, derdini seveyim diye tepki verebileceğiniz ve benim de bunun için size katiyen kızamayacağım bir hikâye ile selamlıyorum! Hikâyemiz, kıvırcık saçlı bir genç kadının, spor temalı dosya yazılarından ilkinin başına oturmasıyla başlıyor. Gayriihtiyarî bir biçimde aslında birbirinden farklı olan iki kavramı karşılayan iki farklı sözcüğü birbirinin yerine kullandığını…

Hollywood’un orijinal fikirlerden kaçınıp bütün klasikleri ısıtıp ısıtıp önümüze sunma furyası tam gaz devam ediyor. Ancak bu sefer hiçbir itirazım yok, çünkü bu filme objektif yaklaşmam pek mümkün değil. Gençliğimin ilk klasiği, Louise May Alcott’un ünlü romanı Little Women, bir kez daha beyaz perdeyle buluşuyor. https://youtube.com/watch?v=fUPncLuXv38 Hatırlamayanlar için…

Bir fantastik eseri elinize aldığınız zaman, sayfaların arasından bir müzik sesi duymayı hiç beklemezsiniz değil mi? Ama bazen bir kitabı alırsınız ve içeriden bir müzik sesi yükseldiğine şahit olursunuz. Şimdiden Kral Katili Güncesi’ni övmeye başlayacağımı düşünebilirsiniz ama hayır, ben bugün Silmarillion’u övmek için buradayım. Tamam, kabul ediyorum Kral…

Bu sene sinema açısından öyle bir yıl oldu ki bir zaman yolcusu, doksanlardan günümüze gelip sinemada yayınlanan filmleri görse makinesinin çalışmadığını düşünür, morali bozulur. Aslan Kral, Dumbo, Aladdin animasyonlarının live action uyarlamalarının yanı sıra IT, Hayvan Mezarlığı gibi filmlerin yeniden çekilmesi, ister istemez insana “Hangi yıldayız?” diye sordurtuyor.…

Yazan: Berk Ökten Orta Dünya’nın belki de en çok dikkat çeken sakinleri Elfler üstüne yazılan şeylerin miktar olarak cidden haddi hesabı yok. Okçuluklarından sanatlarına, atlattıkları badirelerden şehirlerine kadar her şeyleri üstüne konuşulmuş kadim ırkın belki hak ettiği kadar ilgi görmemiş yanı ise psikolojileri. “Elfler niye böyle ya?” sorusunun…

Fantastik evren tasarlarken herkesin ilk aklına gelen dünya tasarımıdır. İnsanlar aklındaki hikâyeleri oluşturmadan önce bu hikâyelerin nerede geçeceğine karar verirler. Coğrafya, tarih ve sosyoloji ile birlikte kendi karakterlerinin içinde yaşadıkları bir dünya oluştururlar. Ama ne yazık ki hikâye ve karakterlerin üzerine yoğunlaştıkça dünya, ikinci plana atılır. Oysa bir…