Bugün günlerden 25 Mayıs. Bundan tam kırk yıl önce, tam bugün, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir film girdi piyasaya. 25 Mayıs 1977 tarihinde. Dünyanın abıcık gübücük yerlerinde…
Doctor Who onuncu sezonu ile tam gaz yoluna devam ediyor. Sezonun ilk yarısını devirdikten sonra şöyle bir dönüp omzumuzun üstünden baktığımızda Knock, Knock haricinde sezonun önceki iki…
Başlıktaki kelime tercihinin fazla hoyrat olduğunu düşünüyorsanız, hiç uzatmayalım, direkt olarak Amerikan talk show sunucusu Stephen Colbert’in kendi ülkesinin başkanı hakkında yaptığı şakayla baş başa bırakalım sizi. “Donald…
Sinema tarihinin şüphesiz en önemli filmlerinden biri olan 2001: A Space Odyssey’i kıymetli kılan milyarlarca şey var: Müzik kullanımı, bugün bile sadeliğinden aldığı kuvvetini kaybetmemiş özel efektler, alegorik…
Doctor Who, on birinci sezonuyla hız kesmeden devam ediyo- Yok, bu yanlış oldu. Hız kesmeden demeyelim de, onun yerine “ağır ve sakin adımlarla” diyelim. Evet evet, bu daha…
Arkadaş bende şans yok ki, laptop çalışsa internet kesilir, internet çalışsa evde süt biter gibi bir çok talihsizliği atlattıktan sonra tekrar yazılarıma devam edebiliyorum. Lafı çok fazla uzatmadan…
Çizgi romanlar, diğer pek çok medyumun aksine, baya tekil işlerdir aslında. İşin teknik kısmı yaratıcı kısmıyla kesişmediğinden, kreatif olarak genelde bir ya da iki kişinin sınırsız özgürlüğü vardır.…
Yazan: Erkin Özdemir Nedir bizim kahraman dediğimiz şey? Klasik anlamı nedir? Sözlükleri karıştırdığınızda kahraman hakkında okuyacağınız ilk şeyler onun yiğitlikle, cesurlukla, asil tavırla ilgili olduğudur. Bununla beraber kahraman…
Yazan: Dize Devrim Simülasyon kavramı 1980’lerde Jean Baudrillard sayesinde konuşulmaya ve tartışılmaya başlansa da özellikle 1990’lı yıllarda popüler kültürde kendine yer edinmeye başladı. Basitçe, gerçek hayattaki süreçlerin işlemsel…
Yazan: Hayri Yılmaz Geekyapar’da dev yazı çağrısını okurken konu başlıklarında “korkunç şirketler”i gördüğüm anda bu yazıyı artık yazma zamanımın geldiğini biliyordum. Naçizane bir tarih geekiyim. Bu yazıda, iki…
Yükle Gelsin!
Yazan: Dize Devrim Simülasyon kavramı 1980’lerde Jean Baudrillard sayesinde konuşulmaya ve tartışılmaya başlansa da özellikle 1990’lı yıllarda popüler kültürde kendine yer edinmeye başladı. Basitçe, gerçek hayattaki süreçlerin işlemsel olarak belli bir süre için taklit edilmesi olarak tanımlanabilen[*] bu kavram önce bazı filmlerde kendine yer bulmaya başladı. Kavramın kullanılışının erken…
Yazan: Egemen Yalçın Peter Jackson’ının sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdığı efsane üçlemesinde birçok unutulmaz sahne gördük, filmleri izlemiş birine favori sahnesini sorsanız birçok farklı cevap alabilirsiniz. Gandalf’ın Barlog ile mücadelesi, Pelenor Çayırları Savaşı, Miğferdibi yardımı, Andurill’in haklı sahibine dönüşü, Theodred’in cenazesi, Frodo’nun Gri Limanlar’dan ayrılışı bunlardan bazıları…
Son yıllarda yaşattığı hayal kırıklıkları sebebiyle kitlesinin büyük bir çoğunluğunun heyecanını baltalayan Star Wars cephesi, son bir şans umuduyla elinde ne varsa Episode 9 için hazırlıyor sanki. Vefatından sonra, Carrie Fisher’ın Force Awakens’tan kalma görüntüleriyle Episode 9’a tat katacaklarını açıklayan Lucasfilm, şimdilerde de tanıdık yüzlerle göz boyamaya çalışıyor…
Yazan: İsmail Demirkan Fantastik veya bilim-kurgu eserlere önyargıyla bakan insanların genelde ortak yorumu bu eserlerin “inandırıcı olmayan ögelerinin” komik olduğu ve bu durumun hikâyeyi benimseme konusunda zorluklar yarattığı yönündedir. Ancak, toplumun belirli bir kesiminde hâkim paradigma haline gelmiş bu tutumun esasında yüzeysel olduğu ve bu eserlere yanlış noktadan bakmanın…
Yazan: İdil Topal Merhaba Alem-i Geek’in güzel insanı, umarım iyisindir. Yazıya bu büyük puntolarla bir çatı dikmem ve bacasına iliştirdiğim ipucu görselden ötürü şimdiden birbirimizden uzaklaşmaya başlamışsak dahi iyisindir, umarım. Ve belki önceki cümlenin seni ikinci tekille yazıya buyur etmesine veyahut malum bir romana üstünkörü yapılmış bir göndermeye…
Yazan: Cüneyt Kara Gerçek nedir? Bu soruyu beyaz perdede ilk kez bize Matrix mi sordu sanıyorsunuz? Ya da Dark City’i hiç duydunuz mu? İnsanoğlu düşünüp hayatı sorguladığı andan itibaren felsefecilerin, dinlerin ve mitoların aklını kurcaladı gerçeklik. Yakın dönemdeyse bu sorgulamaları toplumun aklına düşüren yeşiller içinde bir sinema filmi…
Yazan: Ecem Türkoğlu Sanal gerçeklik kavramı hayatımıza girmiş, oturmuş, ayaklarını uzatmış ve kendine bir çay söylemiş durumda. Şimdilik gitmeye pek niyeti yok. Bir çay daha söyler mi, çaydan sonra yemeğe de kalır mı ya da yatıya mı geldi, henüz bilmiyoruz. Elbette gelene git denmez. Ve bizler de evini…
Yazan: İdil Erduran Bazı diziler vardır ki hiç öyle bir beklentiyle açmış olmasanız bile bir nesle insanlığın en önemli değerlerini öğretirler. O diziyi kaç yaşında izlersen izle yine de bölüm bittiğinde kendine bir şeyler kattığını hissedersin. Kendi adıma konuşmam gerekirse, bugün insanları dinleri ve ırkları yüzünden ayırmıyorsam bunda…
Yazan: Ali Mert Gürbüz Sanal gerçeklik, 1980’lerde ilk örneklerini vermeye başlayan Siberpunk türü eserlerin hikaye örgüsünde mühim bir yer tutmaktadır. Bu türde verilen eserlerde genellikle birbirine zıt olmakla beraber, paralel olarak işleyen iki tür dünya tasvir edilir. Bunlardan ilki, karanlığa gömülmüş post-endüstriyel distopik kent manzaralarıyken, diğeri bu ‘gerçekliğin’…
Yazan: Bunn-y İki Dünya Savaşı atlatıldıktan sonra, mülteci bir ailenin fakir bir çocuğu olarak büyüyen ve dünyadaki en zengin insanların arasına bileğinin hakkıyla çok çalışarak çıkan Andrew Ryan adlı bir girişimci; Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından gözü korkmuş, bu dünyanın sonunu getireceği Nükleer Savaş’ın başladığını söyleyerek bundan…
