Yükle Gelsin!

Yazan: Kemal Arslan Kvothe’mizin arayışı ve bu arayış çevresinde gelişenleri konu alan Kralkatili Güncesi, hikayesinin yanında, idrak açıcı geçmiş zaman anlatısıyla da kahramanımızın yaşadığı her şeyi bir kat daha anlamlandıran bir yapıya sahip. Rothfuss’un kalemini ne kadar övsek gerçekten çok az kalır. Zira lore bilgilerini,  ana hikayenin temposunu düşürmeden,…

Yazan: Yusuf Evrim Kılıç Yasal Uyarı: Bu yazı, Vampire: The Masquerade – Bloodlines’ın (buradan sonra kısaca VtMB) hikâye akışına dair pek çok spoiler içermektedir. Muhteşem hikayesini -üzerinden geçen 14 yıla rağmen- herkesin yaşamasını istediğimden, bu uyarıyı yapma gereği duydum. Kabaca ‘Şehir Fantezisi’ diye çevirebileceğimiz ‘Urban Fantasy’ türünü oldum…

Yazan: İlter Bilgüven Merhaba, sanal gerçekliğin bugününü ve yarınını bir oyun geliştiricisi ve oyuncunun gözünden okumak üzeresiniz. Nedir bu sanal gerçeklik? Sanal gerçeklik, sizi tamamen sanal bir ortamın içine sokuyor ve sanal objelerle etkileşime girmenizi sağlıyor. Bunun için gereken temel şey bir adet sanal gerçeklik kaskı. Etkileşim için şu…

Yazan: Bunn-Y Fantastik hikayeler bizim, içinde yaşadığımız dünyadan kaçmak için sığındığımız limanlar. Onlar sayesinde sorumluluklardan, anlayışsız ailelerden, hovarda sevgililerden uzaklaşıp kendimizi başka dünyaları keşfederken, başka maceraları okurken, başka karakterle tanışırken buluyoruz. Ama herkes ilk defa geldikleri bir yerde bile önceliği, kendine tanıdık gelen şeyleri aramakla başlar. Böylece o…

Yazan: Büşra Nur Er Tahmin ediyorum ki yazıyı tıklayanların çoğu yer ve gök arasında bir yerde ve muhtemelen de İstanbul’da yaşıyor. Yani en azından istatistik bize bunu söylüyor. Baktığımız, duyduğumuz, anlattığımız öykülerin çoğunda onlar var, siz varsınız; bu öykülerin dinleyicileri de yine onlar, yine siz… Peki ya yerin…

Yazan: Cansu Özbay Her birimiz, içinde kelimeler ve o kelimelerin gürültüleriyle çerçevelediği anlamlar taşıyan tohumlarız. Zihnimizin en ermediği çağlarda bile fikirler üretip ayaklarımızın üstünde yükselip ilerleyen beynimizde kendi ütopya ve distopyalarımızı taşıyor; rengarenk ve kimi zaman da griye bulanmış hayali evrenlerimizle eğilip bükülüyoruz. Sırf birkaç saat sonrayı kurgulayarak…