Geçtiğimiz günlerde, memlekette enteresan bir olay yaşandı. Şimdi bir adım geriye çıkın. Bu cümleyi okuduktan sonra aklınıza ne geldiğini düşünün. Ali Ağaoğlu ve Kuveyt eşrafına çektiği…
Ortada şöyle bir durum var: Amerikan devleti baştan aşağıya “devletlik yapmayı” bilen insanlarla dolu. Bunun resmi tabiri “memur”, ancak biz kendi lisan pratiğimizde genelde bunu otomatik…
Geekyapar’ın amaçlarından biri de Türkiye’nin her yanından insanlara hatta yazdığımız dili anlayıp da dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan her kişiye ulaşabilmek, onlara ortak zevklerimiz…
Sinema tarihinin şüphesiz en önemli filmlerinden biri olan 2001: A Space Odyssey’i kıymetli kılan milyarlarca şey var: Müzik kullanımı, bugün bile sadeliğinden aldığı kuvvetini kaybetmemiş özel efektler, alegorik…
Doctor Who gerçekten çok ayrı bir dizi ya. En kötü bölümünde bile “Ben bunu neden izledim ki?” sorularıma rağmen bir sonrakini iple çekmemi sağlayacak şeyleri yoğun şekilde hissettirme konusunda fena…
Oyunlarda zorluk sevdiğimi Geekyapar takipçilerinin çoğu biliyor. Bu zorluk anlamlı olduğu ve oyuncuyu gerçekten ödüllendirdiği sürece tabii. Yani oyun olsun diye denklem çözecek halim yok ama oyunun içinde çözülmesi…
Marvel neredeyse aylardır hepimizin aklında olan, bir şekilde teorize etmekte olduğu şeyin bugün resmen adını koydu. Hatırlayacaksınız, sizlerle Deadpool’un öldürüleceği haberini konuşurken şu ifadeleri kullanmıştık: “Bizce Marvel Secret…
Yazan: İdil Topal Merhaba Alem-i Geek’in güzel insanı, umarım iyisindir. Yazıya bu büyük puntolarla bir çatı dikmem ve bacasına iliştirdiğim ipucu görselden ötürü şimdiden birbirimizden uzaklaşmaya başlamışsak dahi…
Yazan: Hilmi Bilenbay Mevzubahis Büyük Ev Ablukada oldu mu onlarla ne zaman tanıştığınızdan ziyade hangi aralıkta ilk defa dinlemiş olduğunuz daha büyük önem arz ediyor. Klasik bir alışma…
Yazan: Cüneyt Kara Gerçek nedir? Bu soruyu beyaz perdede ilk kez bize Matrix mi sordu sanıyorsunuz? Ya da Dark City’i hiç duydunuz mu? İnsanoğlu düşünüp hayatı sorguladığı andan…
Yükle Gelsin!
Yazan: Berk Bulut Rothfuss gerçekten iyi bir yazar. Buna en büyük kanıt yarattığı karakterlerin zaman içinde gösterdiği başarılı gelişimler. Bu sayede kitapların kalınlığını görmezden gelip bağlanmaktan korkmuyor, kitapları bir çırpıda bitiriyoruz. Olayları en az Tarihçi karakteri kadar merak ediyor, Kvote kadar yaşıyoruz. Karakter gelişiminin en başarılı yapılan kısmı ise bence…
Sanatçının ya da filmin kalitesinde nihai bir kriter olmasa da bir filmin yönetmeninin kim olduğunu ilk bakışta anlayabiliyorsanız bu durum izlediğiniz yapıma daha bir saygıyla yaklaşmanıza sebep olur, onun kendini adamış bir sanatçının elinden çıktığından daha bir emin olursunuz. Sinemada pastel renklerin ve simetrinin neferi Wes Anderson da…
Yazan: Mert Mirza Bilgi felsefesinin en önemli noktalarından birisi özne ve nesne arasındaki ilişkidir. Nesnelerin değer kazanabilmesi için bir öznenin olması gerekir. Öznenin nesneye yönelmesi bilgiyi ortaya çıkarır. Kant’a göre insan “şeyleri” sadece bize göründüğü şekilde bilebilir. Bu konuyu etrafımdakilerle ne zaman tartışsam rakıyı örnek veririm. Çünkü küçükken komşumuz olan amcamlara…
Yazan: Volkan Şahin I. Çatırdayan ateşin başında üç adam oturuyor, ısınmaya çalışıyordu. İçlerinden iki tanesi bir konu hakkında derin bir şekilde sohbet ediyorken üçüncüsü gözlerini ayırmadan, hatta hiç kırpmadan ateşi izliyordu. “Sonra denizden bir taş yükselmiş ve Tanrı Ülgen ona tutunmuş, oturacak yer bulan Tanrı, yaratma zamanının geldiğini…
Yazan: kaşalotlaradına Sene 2009. Oscar mevsimi çat kapı düşmüş gündemime, ilk defa. Hürriyet’de de sinema eleştirmenleri toplanmış o sene kim iddialı, hangi film alırsa şaşırtır, kimin hakkı yenirse şöyle olur böyle olur gibisinden bir muhabbet çevirmişler, onu okuyorum. Aday filmlerden de 3-4 tanesini izlemişim halihazırda ve 9-10 yaşlarında…
Yazan: Ahmet Fırat Uçar Hani bazen bir koku, bir esinti olur da sanki çocukluğunuzdan bir anı getirir size. Bir anda kendinizi yıllar öncesinde hissedersiniz. Sanırım yedi numara da benim için o koku, o esinti. Birçoğumuz Yedi Numara’yı izlemişizdir, izlemeyen varsa da -her ne kadar bu söylemi sevmesem de-…
Futbola ilgisi olan herkesin çocukluklarında sınırsız mesai harcadığı bir aksiyon vardır, bilirsiniz: Bir süre için defterlerin arka yüzleri ya da yan sıradan istenmiş bir kağıt parçası milyonlarca dolarlık transferlerin yaşandığı birer belgeye dönüşür; Tüm dünyadan isimler taşıyan favori 11 kağıda yazılır, mevkiler belirlenir ve -muhtemelen asla bir araya gelemeyecek-…
Yazan: Akad Akkaş Hollow Knight benim oynadığım en iyi indie oyunlardan biri. Size burada oyunun neden çok iyi olduğunu birkaç başlık altında anlatıp bolca övebilirim ama benim size oyunu tavsiye etmeme sebep olan asıl şey, oyunu benim için bu kadar iyi yapan öğelerin başında gelen Hollownest, yani bu…
Yazan: Kerem Özdamar Oscar ödülleri, artık toplumun mevcut durumunda gişe yönünde potansiyel barındıran ne varsa onu beyaz perdeye taşıyan Oscar yemleme filmlerinin hegemonyası altında kalite anlamında büyük bir gerileme yaşıyor olsa da bir zamanlar en iyi film dalında Pulp Fiction ile Forrest Gump’ın yarıştığı, en iyi aktör için…
Yazan: Kemal Arslan Kvothe’mizin arayışı ve bu arayış çevresinde gelişenleri konu alan Kralkatili Güncesi, hikayesinin yanında, idrak açıcı geçmiş zaman anlatısıyla da kahramanımızın yaşadığı her şeyi bir kat daha anlamlandıran bir yapıya sahip. Rothfuss’un kalemini ne kadar övsek gerçekten çok az kalır. Zira lore bilgilerini, ana hikayenin temposunu düşürmeden,…
