Ben hiç şimdi şu paragrafı “arkadaşlar bildiğiniz gibi new mutants şöyledir” falan şekli şeylerle harcamayacağım. Her şeyden önce, elinizdeki tüm işleri yavaşça sağ tarafa bırakın. Diğer sekmeleri falan…
Kar, kış gelince üşüyen genelde insanın sadece dış yüzeyi olmuyor. İçine de bir burulma, üşüme yerleşiyor genelde. Hava bulutlu, dışarıda vakit geçirmek zor olunca genelde dört duvar arasında kukumav kuşu şeklinde…
Ben şahsen böyle ufak promosyonlara bayılıyorum. Kendimi uzun zamandır ilk önce “gamer” olarak tanımlayan bir adam olarak, kendim gibi insanlarla vakit geçirme fırsatı cezbediyor beni önce. Sonra bir…
Avengers: Infinity War’ın çıkışına çok yaklaştık. Artık on günden az bir süre sonra neymiş bu kadar vesvese, bizzat kendi gözlerimizle görebileceğiz. Böylesi büyük bir blockbuster’ın ömrünün bu noktasında…
Video oyun ve video oyun yayıncılığı dünyasını kasıp kavuran Fortnite: Battle Royale’in akıllı telefonlara geleceğini duyduğunuzda şaşırmış mıydınız? Açıkçası ben garipsemiştim biraz. Ezeli rakibi PUBG’nin de aynaladığı bu hamle, dokunmatik…
Mad Max: Fury Road muhteşem bir filmdi. Zamanında da salyalarla övdük, şimdi de dönüp muhteşem hatırlıyoruz. Pek çoğumuz filme iki, üç kere sinemada gitti; ne zaman kara ekranda…
Yükle Gelsin!
İzlediniz mi bilmiyorum, ancak bizim ve izleyen binlerce geek için epey keyifli, epey özel bir gece yaşandı geçen gün. Kaçırdıysanız, internetin nimetleri var, 4 saatlik bu mega, kelimenin tam anlamıyla nefes kesici, zaman zaman ortalama bir futbol maçından daha büyük coşkularla bezeli yayını na şöyle internete de koyduk. An itibariyle…
Baştan biraz kompleks bir konseptle giriş yapmak gerek. Justice League fragmanının niteliklerini masaya yatırmadan evvel; hikaye anlatımındaki bir meseleyi konuşmamız lazım. Herhangi bir hikaye yazarken, esasında önemli olan şey, öznel kaliteyi biraz da belirleyen şey doğallıktır aslında. Bu illa realizm anlamına gelmek zorunda değildir. Meselenin, karakterin, anın ya da öykünün özünü yakalamak suretiyle…
Hollywood muhasebesi diye bir şeyden bahsedildiğini duymuşsunuzdur. Bilmeyen için, Hollywood’daki büyük sinema şirketlerinin vergiden ve benzeri yaptırımlardan kaçınmak için attıkları taklaların toplamına deniyor Hollywood muhasebesi. Olur olmaz şeyler masraf gösteriliyor, TV/DVD/Dijtal Dağıtım hakları falan derken kafalar iyice çorbaya dönüyor ve en nihayetinde çoğu film hakkında vergi dairesine şu bilgi…
Şunu bir önden, geri dönülemez denli kesin tabirlerle netleştirelim: Deadpool 2’nin tek bir görevi var. Düzgün bir Cable bulmak. Başka hiçbir şey yapmasına gerek yok filmin. Geçen gün Domino’sunu falan seçti, ama dürüst olmak gerekirse kimsenin umurunda değildi. Tim Miller’ın terk-i proje eylemesi bile bir yere kadar üzücüydü sadece. Bu…
Sanıyoruz ortada epey enteresan bir durum var. Şöyle. Gönlümüzün en afili generali, Disney’nin en harbi prensesi, Leia Organa’mız Carrie Fisher’ı kaybettik senenin başında. Carrie Fisher, malumunuz, geçen otuz yılın ardından tekrar onu meşhur eden rol için kamera karşısına geçmişti. Episode 7’de zaten görmüştük kendisini. Episode 8’de de olacağı…
Geçen gün Geekyapar semalarında Mass Effect: Andromeda’nın animasyonlarındaki kabızlık ve bunun üzerinden oyunun çıkmadan yargısız infaza tabi tutulması istişare edilirken, şöyle bir ortak noktaya varıldı: Biz video oyunlarının yapım süreci hakkında yeterince şey bilmiyoruz. Pek çok oyuncunun kafasında az buçuk hangi değirmenin suyunun nereden geldiğine dair bir fikir vardır muhakkak. Fizik…
Listenin kriterini, listeye başlamadan netleştirmemiz gerekiyor. Burada sembolleri konuşmuyoruz. Heroes’un meşhur bir RNA sembolü vardı mesela her yerde çıkan. O tipte bir şey değil listelediğimiz. Ya da birisinin imzası, mührü olarak kullanılan bir şekil / şemal de değil. Stark Hanedanı’nın kurdu, ya da Game of Thrones’un herhangi bir sancağı da bu…
Tek blockbuster filmlere ne oldu? Bakın, “tek sanat filmi” ya da “tek orta seviye stüdyo filmi” demiyorum. Onlar hâlâ devam ediyorlar. Tek animasyonlardan da bahsetmiyorum, her ne kadar sayıları azalsa da, o cephede Disney/Pixar çok onurlu bir mücadeleye devam etmekte. Söyleyiniz bana, tek blockbuster filme ne oldu? Arada çıkardı eskiden, anımsar…
Sevgili Sony, Anlıyorum. Arkadaşları en güzel kramponları giyip, sokakta jön gibi formalarla top oynarken annesi izin vermediği için evde kalıp ödev yapmak zorunda olan çocuk gibi hissediyorsun kendini. Eskiden otoparklarda rüzgar gibi estiğin, gollerin senden sorulduğu eski zamanları da özlüyorsun. Tekrar çıkıp topunu oynamak istiyorsun, ama işte bir…
Tamam, arkadaşlar tamam… Evet, anladık Iron Fist gerçekten olmamış bir dizi. Bu dizi hakkında hem daha yayınlanmadan başlayan politik eleştiriler, hem de çıkar çıkmaz orman yangını gibi yayılan ve genelde izleyenlerin hemfikir oldukları kötü yorumlar, dizinin gerçekten de imajını yerle bir etti. Peki bu imaj gerçekten hakedildi mi?…
