Sanıyoruz ortada epey enteresan bir durum var. Şöyle. Gönlümüzün en afili generali, Disney’nin en harbi prensesi, Leia Organa’mız Carrie Fisher’ı kaybettik senenin başında. Carrie Fisher, malumunuz, geçen otuz…
Dolandırıcılar, sinemanın resmetmeyi sevdiği karaktlerler. Çünkü bir anlamda, yaptıkları aslında o an yapılan işe benziyor. Onlar da bir hikaye satıyorlar, ama bunu ışık, kostüm, set ve post-prodüksiyon olmadan; organik yapıyorlar.…
Bugün rutin bir vaziyette sevdiğim sitelerde gezinirken Game Informer’da şu habere rastladım. Tıklayıp girmeye üşenenler için haberin başlığını direkt aktarayım: “Çıkışının Üzernden 178 Gün Geçti, DICE Battlefield 4’ün…
2018 senesi biz geekler için bir hayli yorucu geçeceğe benziyor. Bütün yoğunluğuna rağmen eğlenceden dört köşe olma şansını bizlere sunan bu yıl da cüzdanımız pek mutlu olmayabilir yine…
Baylar bayanlar, Ant-Man and the Wasp isimli güzide filmimizin ilk teaser fragmanı geldi; lafı uzatmadan ve ilgili insanların ilgisine çörek otu tıkamadan hemen aşağıya iliştiriyoruz. Önce bir izleyin, sonra da üstüne…
Dizi izlemek insanın ihtiyacı. Bunu yadırgamanın ya da yadsımanın bir anlamı yok. Nasıl hepimizin hayatta bir takım romantik ilişkilere, bir takım arkadaşlık ilişkilerine, bir takım ailevi ilişkilere ihtiyacı varsa; tutkulu…
Yükle Gelsin!
J.J. Abrams 1991 yılında Regarding Henry’yi yazdığı zaman, Hollywood nezdinde “Bu genç çocuk hevesli ha, fena işler yapmayacak” diye anılan, çömez bir yazardı. Sonra bir iki büyük film daha yazdı, 2001 yılında kendi dizisini verdiler. O diziden sonra, Abrams kademeli olarak yükselmeye başladı. Ama sizi temin ediyoruz, 2004…
Sully, Chesley “Sully” Sullenberger isimli bir yolcu uçağı kaptanının 2800 metrede iki motoru birden iptal olan uçağı suya indirmesini ve bundan sonraki süreçte Amerikan halkı tarafından kahraman ilan edilirken yetkililer tarafından hatalı hamle yapmakla yargılanmasını anlatıyor. Sully’nin sahip olduğu konuya benzer konuya sahip filmler Amerikan piyasasında bir kaç adım…
Şu yazıyı hazırlarken inanın, kitabı daha yeni bitirmiş olmanın hararetiyle ne hayal kırıklıkları yazıp sildim, ne heyecanlı ve sevimli dakikaları araya sıkıştırmaya çalıştım bilemezsiniz. Bir Potterhead olarak Harry’ye dair son hikayenin nasıl olacağına dair büyük umutlarla okumaya başladığım bu kitapta zaman zaman modum düşse de bazı vakitler de…
Marvel’ın planlarını saklı tutmayı sevdiğini bilirsiniz. Bu konuda çok katıdırlar. Sırf ağzından Spiderman için cast edildiğini kaçırdı diye Asa Butterfield’ı harcamışlardı hatırlarsanız. Anlaşılan Vin Diesel kendisinin vazgeçilmez olduğuna yürekten inanıyor ki ağzından büyük haberler kaçırmakta hiç tereddüt etmiyor. Çünkü saçsız kas abidesi, boşboğaz ve öfkeli Vin Diesel abimiz…
Spesifik bir dönemi ve mekanı konu alan diziler yayın hayatına her zaman belli bir krediyle başlar. Seyirci nasıl bir şey izleyeceğinin az çok farkındadır. Senaryo için kaynak belli ve boldur. Özgün olmaktan ziyade uygun olmak gözetilir. Bu da işin kreatif boyutunu kolaylaştırır. Ama bu tip dizilerin dezavantajları da…
Ant-Man’den bahsederken “en net” Marvel filmi olduğunda ısrarcı davranmıştık. Ne yamak istediğini çok iyi biliyordu bu film. En çok da eğlendirmek, güldürmek istiyordu. Bu isteğini de aslında filmin ana karakteri Scott Lang’den ziyade başka bir gizli kahraman üzerinden gerçekleştirmişti. Ağzını her açtığında kapatması zaman alan, o bütün zamanda…
90’lara dönüp baktığımızda hiç şüphesiz bu günlerin kafasında çok eğreti duran, absürt ama zamanında çok sevdiğimiz şeyler görebilirsiniz. Bunlara bir örneği, -çizgi filmlerin en güzel zamanında yaşayan- 90’lar çocuklarına sorarsanız aralarında mutlaka The Tick’i -bizdeki adıyla Kene’yi- mutlaka duyarsınız. Masmavi kostümüyle ve antenleriyle kendine Kene ismini yakıştırmış bir süper…
Bundan 3 yıl önce çizgi roman filmi afişlerine baktığımızda göze batan aktris ne Margot Robbie’ydi ne de Scarlett Johannson. Asgard’ın veliahtı Thor’un yanında en az onun kadar görkemli bir kadın duruyordu. Black Swan’lerle bizi coşturan, No Strings Atteched’larla yüreğimizi dağlayan Natalie Portman’dan bahsediyoruz elbette. Üzülerek söylüyoruz ki eski…
Şu haberi yazarken inanın etrafa neşe saçarak, sırıtarak yazıyorum. Gerek uyarlanan malzemenin, gerekse uyarlayan ekibin verdiği haz nedeniyle çok rahat söyleyebilirim ki bu yazıda hiç de objektif olmaya niyetim yok. Evet. Yani yazının sonunda sevmediğiniz bazı şeylerin bile pohpohlandığını görürseniz çok da kızmayın, şimdiden söyleyeyim. Hatırlarsanız Temmuz ayında…
Şu ara hayatımızda çok film, az zaman ve pahalı biletler, ucuz işler var. Eğer bir filmi haftalar, aylar önceden gözümüze kestirmediysek kolay kolay sinemaya gitmiyoruz. Gittiğimizde de genelde ne izleyeceğimize tam emin olmadan balıklama salona atlıyoruz. Sonuç birçok zaman hüsran ve verilen paraya tutulan yas oluyor. En azından…
