Yükle Gelsin!

Bundan ta 11 yıl önce, zamanın büyük teknolojisi olan 256 MB RAM’li, GeForce MX440’lı makinemde oynadığım bir oyundu FlatOut. Yaş itibariyle oyunları çok derinlikli oynayacak bir kafa yapısında olmadığımdan, bana bir içimlik su gibi gelmişti. Bir araba vardı, bu araba zaten döküntüye benziyordu ve çarpışında çok güzel paralanıyordu.…

Benim çok acayip bir şekilde Spore adlı oyun vasıtasıyla tanıştığım bir teori vardır Dünya’da yaşamın başlangıcıyla ilgili. Bilmiyorum, o oyunu oynamış mıydınız ama; küçük bir hücreden, uzaya çıkmaya kadar bir türün gelişimini anlatan oyunda, her şey bir meteorun düşmesiyle başlardı o dünyada. Elbette bu teoriyi ilk Spore öne…

Fantastic Four’un yapımı süresinde yaşadığı problemler dillere destan oldu artık zaten, illa ki bir yerde denk gelmişsinizdir. Gelmeyenlere kısa bir hatırlatma geçelim. Josh Trank’in yönettiği filmin ilk müsveddesini Jeremy Slater yazmıştı aslen. Fakat bir noktada, Fox’un Trank ile yaşadığı problemler, filmin bütçeyi aşması ve genel olarak gidişattan memnun…

Bizim “geek” konseptini nasıl tanımladığımızı az çok biliyorsunuz artık. Hiçbir zaman kendimizi tanımlarken en göğsümüzü gere gere kullandığımız bu kelimeyi “çizgi roman seven, bilimkurgucu FRP’ci” gibi metaya bağlı tabirlerle anlatmadık. Bizim için geek, herhangi bir mesele için derin bir tutkuya sahip, o meseleyi araştıran, okuyan, eşeleyen; ve ondan…

Hayatımı kendimi önce video oyuncusu tanımlayarak geçiriyorum bir süredir. Bu sürenin bir bölümü de bu sayfalarda yazıyorum. Daha önce söylediklerimden, tartıştıklarımdan bakış açımı az çok biliyorsunuz. Ben ne “bu ne abi, oyun değil ki” gibi geçen yüzyıldan kalma tanımlardan, ne “paranızın hakkını vermiyor” gibi taksimetre usulü yaklaşımlardan, ne…