Bu sene gerçekten de inanılmaz sıkışık bir film takvimimiz olduğu, herhalde şu raddede sığıra malum olmuştur. Dünya geekleri olarak Şubat ayında Deadpool’un pimini çektiği inanılmaz dolu bir film…
Bu pilot yazısına başlamadan önce hepinizin diziyle ilgili çok merak ettiği bir soruya yanıt vereceğim; Evet, John Constantine dizide sigara içiyor. Ayrıca bu yazıyı çok büyük bir Hellblazer hayranı…
Daha damaklarımızdan Star Wars: The Last Jedi’ın müthiş fragmanının tadı eksilmemişken bir ikinci süpersonik fragmanı hak etmek için geek alemi olarak ne yaptık bilemiyorum, ama ne yaptıysak lütfen daha fazla…
Şöyle bir dönüp baktığımızda çoğumuz Avatar’dan etkilenmiştik. Zaten 2009’da neredeyse tamamı görsel efektlerden oluşturulmuş, epik bir konuya sahip bir filmden etkilenmemiz hiç de abartı değildi. Film hala elinde…
Video oyunları 1970’lerde Amerikan bar ve kafelerinde duvara asılı dartla yarışması için tasarlanmış koca kutular olarak hayatımıza girdiklerinden beri pek çok kez şekil değiştirdi. İlk tasarlandıklarında amaçları işsize…
Yükle Gelsin!
Bu akrobatik bir Batman. Kafamda altıncı bölümü izlerken zerre bir şüphe kalmadı. Dedim ya daha önce, dizide çok fazla kült işten ödünç alınmış, tonla öge var. Bunlardan başlıcalarından biri de Nolan’ın The Dark Knight üçlemesi. Ama bunu alıp üzerine akrobasi koymuş Drew Goddard ve ekibi. Söyleyince çok basit…
Dizi silme 13 bölüm birden yayınlanınca, biz de hepsine kombo çakma kararı alınca otomatikman bazı bölümlerin arasına uyku, yemek, güneş görmek, hijyen gibi doğal ihtiyaç aralarının gireceği kesindi. Dördüncü ve beşinci bölümler arasında da gayet sakin bir uykuya daldım ben. Uyandım, beşinci bölümü edindim,açtım… Ve inanın, sinematografinin ne…
Daredevil dün resmen başladı! E anında takip etmesek, hakkında iki kalem çevirmesek bize hakkaniyetle “Geekyapar” denir mi? Denmez elbette. Fakat on üç bölüm birden fırlattı üzerimize Netflix, bir anda neye uğradığımızı şaşırdık. E House of Cards, Orange is the New Black izlemeyen bir bünyeyiz neticede; bu işin raconunu…
Artık dördüncü bölüm gelip çattığında; dizinin perdeye Daredevil’ın karşısında duracak, onun yin’ine yang olacak, Batman’ine Joker olacak karakteri sokması gerekiyordu. Geçen bölüm çok kısa bir süre gördüğümüz Kingpin’i soktular devreye. Sokmak ama, o nasıl bir sokmak öyle… Vincent D’Onofrio’yu bu sayfalardan ne kadar övdüysek, sergilediği performans hepsini eksiklikten…
Üçüncü bölüme geldiğimize ise; eh, ne yalan söyleyeyim, benim biraz içim ferahladı. Dizi bu bölümde tonlama olarak çok daha odak noktası kaymış; bazı karakterlerinin bağlamlarını tam oturtamamış ve genel atmosferini yer yer Nolan Batman’ine çok şey borçlu bir şekle sokmuş vaziyetteydi. Bu kesinlikle bölümü kötü yapmıyor, hatta bilakis,…
Dedik ya, Daredevil daha ilk bölümden doğru perdelerden girdi işte. Katoliklik, korku, Matt’in babasıyla olan ilişkisi, hukuk… Karakterin tüm kısımları ihtişamla inceliğin karıştığı yerlerde verildi izleyiciye. İkinci bölüm bundan ne eksik, ne de fazla yaptı. Çok cesur bir anlatım yöntemi tercih etti ve “teşhir” diye kabaca çevirebileceğimiz “exposition”…
Daha önceden çok söyledim; Daredevil ile ilgili beklentim çok büyüktü. Çünkü altını burada yazdığımız bir listeyle de çizdiğimiz gibi Korkusuz Adam’ın üzerinde çok efsane isim kalem sallamıştı; Frank Miller’dan, Joe Queseda’ya, Jeph Loeb’dan, Kevin Smith’e kadar. Şimdi Drew Goddard’ın doldurması gereken ayakkabılar kocamandı anlayacağınız. O yüzden daha ilk…
Yirmi birinci yüzyılın başlarına yıllar sonra sanat tarihçileri dönüp baktıklarında “Evet” diyecekler, “Bu dönemler Pixar’ın yükseliş dönemleriydi. İşte bu yıllarda klasik üstüne klasik çıkarttılar ve sinemaseverlerin gözlerinde kusursuz bir animasyon stüdyosu olarak yerlerini aldılar”. Bundan çok eminim. Pixar’ın bugüne kadar boşa salladığı bir taşı olmadı henüz, Toy Story’den…
Çok açık söylüyorum, beni aforoz etmeyin ama dünyada muhtemelen en alakasız olduğum seri Call of Duty şu sıralar. İlk oyunlardan sonra kopuşumun temsili videosunu çeksek muhtemelen Apollo’nun atmosferi terk edişine benzerdi. Modern Warfare serisine aşinayım, az çok Advanced Warfare’i ve “Saygılarını göstermek için F tuşuna bas” kriziyle Kevin…
Aslında dönüp bakınca şimdi hiç de öyle gözükmüyor; ama Agents of SHIELD’ın ciddi anlamda risk olarak görüldüğü bir dönem vardı iki sene önce. 2013’te dizi ilk gala yaptığında bırakın Marvel Cinematic Universe’i, süper kahraman türü henüz TV’de kendini bu denli kanıtlamamıştı. Yani tahayyül edin, ortada ne Flash vardı,…
