Oscar’lar Amerikan sinemasının en prestijli ödülleri. Ama Hollywood’u takip edenler, spektrumun öteki tarafında bir de Razzie özülleri diye bir şey olduğunu da biliyorlar. Adını dilini dudaklarının arasına alıp…
Game of Thrones yayınlanmaya başladığı 2011 senesinden beri kırmaya, parçalamaya, yeniden tanımlamaya doymadığı rekorların yanına güzide bir tanesini daha ekledi. Amerika’nın en popüler kablolu televizyon kanallarından biri olan…
Robin Williams’ın Türkiye’deki bir nesle olan etkisini hesaplarken ortaya rahatça koyduğumuz birkaç film var. Jumanji mesela. Mrs. Doubtfire. Patch Adams. Hook. Ölü Ozanlar Derneği. Belirli bir yaş aralığına tekabül eden insanların çocukluğunda Robin…
Marvel Cinematic Universe’in yakın dönem film planlamasında bir risk problemi var. MCU’nun bir nebzeye kadar bizi dumur ederek gelmesinin en önemli parçalarından biri birçok noktada beklentimizin olmadığı yerlerde bizi…
Bloomberg’de yazıp çizen, Mark Gurman isimli bir güzel abi var. Bu şahıs, çok uzun zamandır sektörden duyduklarını içgörüsüyle birleştirip Apple hakkında bir takım tahminler yapıyor. Çok uzun zamandır da…
Yükle Gelsin!
Evet, bize çok kızıp ediyorsunuz bu konuda. DC’nin Arrow ve Flash başta olmak üzere tüm TV dizilerini ve girişimlerini pek bir garip buluyoruz. Ama bulmamak elde mi? Arrow ve Flash, en seveninin bile “çerezlik izliyorum” dediği bir kıvamdalar, üstelik Arrow iyiden iyiye üç gün kapağı açık unutulmuş tuzlu…
Disney’nin dönemlerini, şirket olarak gelişimini izlemek hakikaten çok ilginç. Ben küçükken Disney demek sadece ve sadece tek bir şey anlamına geliyordu: Donald Amca, Mickey Mouse, Varyemez Amca, Gufi, Plüto, Sivrizeka ve diğerlerinden oluşan hayvanlar alemi kadrosu. Biraz büyüdükçe bunların arasına efsane filmlerin de girdiğini fark ettik; Aslan Kral,…
Çok ilginçtir, Game of Thrones, muadili dizilerin aksine bünyesindeki pek çok oyuncunun düşük – orta seviyedeki kariyerlerini stratosfere fırlattı bir anda. Genelde bu tip efsane dizilerden çok fazla sağlam kariyerli oyuncu çıkmaz; çoğunluğu büyük ölçüde İngilizce’de “one hit wonder” dediğimiz tipte olurlar. Yani tek atımlık kurşundurlar, sonrası gelmez.…
Böyle acayip, tam ölçeğini kavrayamadığınız, çareyi geçiştirmekte bulduğunuz olaylar olur ya hani? Sabahtan beri kimle konuşsam öyle bir ruh hâli içerisinde. Önce içinde bulunduğum basın lansmanında biri “ülke genelinde gitmiş elektrik” dedi. Kavrayamadık. Oradan çıktım, şehrin öteki ucundaki kız arkadaşımı aradım. “Elektrikler gitmiş” dedim, “Evet” dedi. “Her yerde…
Süper kahraman uyarlamalarının tarihine dönüp bakın bir. Hiçbir şey için değilse, “vay arkadaş” demek, “nereden nereye” diye iç geçirmek için bakın. Her şeyin oluğunda, 40’lardaki Captain America ve Superman seri filmlerini geçince çok net bir şekilde 1966 tarihli Batman dizisinin olduğunu göreceksiniz. Sadece süper kahramanların popüler kültürde kabul…
Amerika’da var olan artık üç tip kanal var bildiğiniz gibi.Birincisi; CBS, NBC, Fox gibi karasal yayın yapan kanallar. Bunlar daha “aile boyu” diziler yayınlıyorlar. Sezonları yirmi üç bölüm sürüyor, süreleri de hep fiks: dramalar için 42 dakika, komediler için 21 dakika. Daha güvenli diziler yapıyorlar bunlar ve reyting…
Captain Marvel ya da Shazam, iki yayıncı kuruluş arasında çıngar çıkmasına sebep olabilecek kadar önemli bir karakter. Sürekli baştan başlatılan ve tutmayan seriler, o yayıncı senin bu dava benim derken hakkı verilememiş, iniş çıkışlı bir süreçten geçmiş. Halen de hak ettiği ilgiyi görmediği kanısındayım. İlk olarak Captain Marvel…
Türkçe’ye “Salgın” olarak çevrilen filmimizin konusu, tahmin edilebileceği gibi, bir salgın hastalığı konu almakta. “İnsanoğlu, hızla yayılmakta olan bir virüse karşı elinden geleni yapmaktadır… ancak çalışmalar başarılı olabilecek midir, yoksa bu virüs her şeyin sonu mu olacaktır” diye bir giriş yapsam da aslında daha önceden bu tür filmleri…
Bu sefer üzerine konuşacağım oyunu deneme fırsatı bulamadım, ancak üzerine iki cümle yazıp merakımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen senenin sessiz indie harikası Papers, Please’i hatırlar mısınız? 8-bit ve piksel art trendinin suyunun çıkmaya başladığı günlerde Papers, Please şaşırtıcı özgünlüğüyle pek çok indie-severin dermanı olmuştu. Bir sınır memurunun pasaport…
Çok ilginçtir, herhalde son on yıl içerisinde duyduğum en anlamlı sözlerden biri İngiliz komedyen Russell Brand’n dudaklarının arasından döküldü. Hatırlıyorum, Brand Amerika’da yayınlanan Chelsea Lately’nin konuğuydu. Çok basit ve yavan bir soru geldi kendisine, “Ne tip bir kadın arıyorsun?”. O da “Ben gizem istiyorum, kurtuluş istiyorum” dedi, ve…
