Yükle Gelsin!

Şüphesiz ki oyun dünyasında artık standartlaşmış, ama kimsenin standartlaşmasından hoşnut olmadığı bazı pratikler var. Bazı oyunların ve pek çok konsolun multiplayer hizmetlerini paralı satışı, Pay-2-Win ya da Pay-2-Eziyet-Çekmeden-Oyununu-İstediğin-Gibi-Oyna modelinin Free to Play oyunlar tarafından hunharca benimsenişi, ilk gün DLC’leri… Saymakla bitmez. Ama bunların arasında herhalde en abesle iştigal…

2000’lere damga vuran işlerden biriydi The Sopranos. Hatta sadece 2000’lere değil, Amerikan televizyonunun tarihine tümden damga vuran bir işti. Şimdilerde televizyonlarımızda derin, detaylı hikayeler görmek çok sıradan bir iş. Fakat Sopranos (ve Wire) önesi TV dizisi dediğimiz şey haftanın canavarı formatında ilerleyen, hasbelkader büyük bir hikayeye bağlanan bir…

Bazı “gönül dostlarımız” kabul etmekte zorlansalar da, bu zamana kadar çoğunlukla bir sanat eserini aşağılamak için kullanılan “video oyunu” tabirinin yeniden gözden geçirilmesi gereken zamanlardayız. Yani daha düne kadar, üçüncü sınıf aksiyon filmleri için “öeeeh tıpkı video oyunu gibi olmuş” benzetmesini yapan gezegen sakinlerinin, artık kavuklarını kucaklarına indirip…

Normalde yaklaşık 10 yıldır beklenen yeni Star Wars filminin adının konulması kendi özel organizasyonunu hak eden bir duyurudur. Marvel’ın Phase 3 konferansı gibi, gazetecileri bir odaya toplayıp, havalı bir teaser ile isim son sahnede ekrana yerleşir, çığlıklar arasında internet dünyasına yayılmaya başlar. Raconu budur işin, en azından böyle…

Yani gerçekten de bu durumu anlatacak bir söz bulamıyorum. Marvel Ekim ayından beri her gün bir poster yayınlayıp, 75 yıllık tarihinin önemli olaylarının 2015 yazında geri geleceğini ima edip duruyor. Bunları biriktirip, bir anda basmayı, başlığa da “Marvel’ın 2015 teaser’ları” yazmayı düşünüyorduk ki, son teaser geçen gün geldi.…