Yükle Gelsin!

Vakti zamanında Pepsi’nin yaptığı Uncle Drew reklamını hatırlıyor musunuz? O sıralar daha genç bir yıldız adayı olan Kyrie Irving’in popülaritesini de çuvalla arttıran reklamlar, Kyrie’nin yaşlı makyajı sürünerek sokaklarda basketbol oynayan vatandaşları trollemesini konu alıyordu. Epey eğlencelilerdi, hatta öyle de hızlı yayıldılar ve etkili oldular ki; Uncle Drew baya baya Kyrie’nin lakabı…

Hiç lafı dolandırmaya gerek yok: Avengers: Infinity War’ın sadece bir adet post-credits sahnesi var ve o da en en sonda. Bazı post-credits sahneleri ciklet gibidir, lazım değildir ama yine de tüketmesi keyifli olur. Bazıları filmin finalinin uzantısı gibidir. Bazıları da sonraki filmler için büyük ipuçları taşır. Infinity War’ın tek post-credits sahnesi kesinlikle üçüncü kategoriye…

O gün geliyor. Neredeyse her gün bir şekilde gündemimizin baş köşesine oturan Marvel Cinematic Universe’ün 10 yıllık emeğini tek ekranda toplayacak Avengers: Infinity War vizyona giriyor. Çok kısa zaman sonra Thanos nihayet tahtından kalkacak ve bütün sonsuzluk taşlarını toplamak için Marvel kahramanlarının karşısına çıkacak. Neyden bahsettiğimizi anlamanız için…

Dijital çağda hepimizin rızamızla, “Kabul Ediyorum ve Onaylıyorum” diyerek isteyen herkese teslim ettiğimiz mahremiyetimizin kaybından ya da bu kaybın yol açtığı iç içe geçmiş yeni internet toplumumuzun hâl ve vaziyetinden kesinlikle sorumlu tutulamayacak olmasına rağmen vicdanen rahatlamak adına şu sıralar didişiyor gibi yaptığımız Mark Zuckerberg, bir yatırımcı toplantısında kendisine…

Bakın şu haberi Engadget’ta görene kadar gerçekten bunu düşünmemiştim, fakat internetle ilgili hemen hemen her yerde eli kolu bulunan Google’ın müzik dağıtımı konusunda oturaklı bir hizmeti yok. Gerçekten yok. Google Play Music var, fakat kullanan varsa da kullanımından bahseden yok. YouTube Music var, fakat o da hangi ülkelerde var ve nasıl ulaşılıyor belli…

Az buçuk dahi olsa dört popüler Amerikan sporundan birine ilgi duyanlar, muhtemelen Birleşik Devletler’deki spor-yüksek eğitim ilişkisini biliyorlardır. Bilmeyenler için anlatalım, zira gerçekten enteresan bir dinamik gelişmiş orada yıllar içerisinde. Şöyle: Amerika’da hemen hemen her üniversitenin, hemen hemen her spor dalında bir takımı var. Bu spor dallarının hemen hemen…

Para vermediğiniz müddetçe sadece sekiz saatte bir, yirmi – yirmi beş dakikalık seanslar dahilinde oynayabildiğiniz oyunları seviyor musunuz? Metroda giderken ekrana baş parmağınızla basmak suretiyle elde ettiğiniz oyun için mücevherat sizi mutlu ediyor mu? Harry Potter evrenine kanınız kaynıyor mu? Evinizde yaşayan küçük çocuğun çıkarttığı sesler sizi aşırı rahatsız…

1982’de ülkemizde vizyona giren Dünyayı Kurtaran Adam’ın dünya çapında sahip olduğu şöhrete vakıf mısınız? Olmayanlara kısa bir hatırlatma geçelim. Hikayesi gerçekten anlamsız ve tutarsız virajlarla dolu olan, görüntülerinin çoğu Star Wars’tan, seslerinin çoğu Indiana Jones’tan, konseptleri ise el altında duran her kaynaktan alınma olan bilim-kurgu filmimiz, 90’ların sonunda bilhassa Amerika’da elden…

Disney çok, çok; çokçok paraya Fox’un dizi ve film operasyonlarını satın aldıktan sonra eğlence dünyası oturup “Yav bu saatten sonra Disney ile baş etmek nasıl mümkün olacak” diye düşündü. Geek dünyası ise o esnada kısmen halayda, kısmen ise yastaydı. Yas takımı “Gitti güzelim Fox’un alternatif süper kahraman filmleri” diye…