Ben hiç şimdi şu paragrafı “arkadaşlar bildiğiniz gibi new mutants şöyledir” falan şekli şeylerle harcamayacağım. Her şeyden önce, elinizdeki tüm işleri yavaşça sağ tarafa bırakın. Diğer sekmeleri falan…
TV dizileri söz konusu olduğunda, reyting grafikleri iptal olmayacak diziler söz konusu olunca iki şekilde ilerler. Bazı diziler zirvesini galasında yapar, herkesi ikna edemez, ama elinde küçük bir…
Şüphesiz ki oyun dünyasında artık standartlaşmış, ama kimsenin standartlaşmasından hoşnut olmadığı bazı pratikler var. Bazı oyunların ve pek çok konsolun multiplayer hizmetlerini paralı satışı, Pay-2-Win ya da Pay-2-Eziyet-Çekmeden-Oyununu-İstediğin-Gibi-Oyna…
Geçtiğimiz gün ’17-’18 Süper Lig sezonuna dair bir yazı yazıp paylaştık sizlerle. Dürüst olayım, o yazıyı yazarken altında çıkacak tartışmalara dair iyimser bir tutumum yoktu. Çok uzun zamandır futbol ve metafutbol…
Yapay zekanın, daha spesifik olmak gerekirse öğrenebilen makinelerin yapabilecekleri her geçen gün biraz daha acayip olmaya devam ediyor. Çoğu noktada tanıştığımız teknolojiler prototip, hatta pek çok açıdan ilkel. Ancak yaptıkları…
Avengers: Infınity War için bir takım videolar yaptık. Bir takım videolar daha yapacağız. İşbu yazının asıl amacı sizleri bu videoları izlemeye davet etmek sevgili geekler, özene bezene yaptık;…
Yükle Gelsin!
Abov… Bilmeyenler için kısacık bir özet geçelim, bir Han Solo filmi var. Yolda, geliyor. 25 Mayıs 2018 şekli bir vizyon tarihi var. Filmde Han Solo’nun akıl hocası rolünde de Cheers’ın aptal barmeni Woody olarak başladığı kariyerini Natural Born Killers’ından Zombieland’ine kadar muhteşem rollerle süsleyen Woody Harrelson var. Ve Amerikalı aktör, tüm samimiyetiyle, çekimlerine başladıkları…
Uncharted 4: A Thief’s End ile ilgili spoiler vermek istemiyoruz, ama sadece şunu dememiz yazının geri kalanın sağlığı için önemli: Oyun iyi bitti. Epey iyi bitti yani. İnsanı ihya eden bir tatta, keyif vere vere, açık yerleri kapaya kapaya bitti. E ama insanlar Uncharted oynamak istiyorlardı. Naughty Dog UC4’e de The Last of…
Darren Aronofsky’nin kariyerine bakınca inanılması gerçekten güç bir gidişat görüyorsunuz. Amerikalı yönetmenin özgeçmişi sanki özenle yazılmış gibi. Harvard’da film okulu, American Film Institute’da uzmanlık. Bitirme tezi olarak çektiği filmle kazanılan ulusal ödüller. Okuldan mezun olur olmaz çektiği 60 bin dolar bütçeli filmi Pi’yi 1 milyon dolara satmak, 3 milyon dolar gişe hasılatı elde etmek, Sundance’den ödülle…
Geçen bir yazı paylaştık, Shaquille O’Neal’in bir podcast’te verdiği “dünya düzdür arkadaşlar ben Florida’dan Kansas’a gittim hiç kavis olmadı” beyanının üzerine. Ne kadar karışık bir kafa dedik, acaba dedik, hani bireyin kendi kafasının içinde irrasyonel olma hakkı var, ama o irrasyonelliği başkalarına yayması hak mıdır hukuk mudur; ne zaman…
Farkında mısınız bilmiyorum, şunun şurasında tam dokuz yıldır Marvel Cinematic Universe izliyoruz. Iron Man’le başladık 2008’de, o yol bizi bugüne getirdi. Tüm MCU’yu uç uca izlemek yaklaşık bir ayınızı falan alır kuvvetle muhtemel. Çünkü bir taraftan filmler sınırlı, ama o filmlerin yanında gezen dört sezon S.H.I.E.L.D., iki sezon Carter, iki sezon Daredevil, birer sezon…
Nintendo’nun bugüne kadar kulvarları çok belliydi. Bir taraftan salonunuz için çıkarttığı konsollar vardı hep, NES’ten Wii’ye kadar. Bunları televizyonunuza bağlardınız, içinde de Zelda, Metroid, Mario, Pikmin gibi şahane oyunları oynardınız. Bir de mobil konsollar vardı. Sayı olarak ev konsolu kuzenlerini fena geçen, kendine has Fire Emblem, Pokémon, Tetris, Picross gibi güçlü markaları olan ama…
Yeni bir Geek Dosya konusuyla yeniden karşınızdayız sevgili dostlar! İlk girişimlerimizin meyvesi olan “korku sineması” ve “İtalyan çizgi romanları” gibi konulardan ilerlettiğimiz tatlı dosyalarımıza bu sefer daha farklı alanlarda devam ediyoruz. Benim için belki de hem çok kolay hem de fazlasıyla zor olabilecek bir konu olacak bu ay…
Sinema ve seks başlığını inceleyeceğiz birlikte önümüzdeki dört hafta boyunca. Nereye düşüyor, nereden yükseliyor; neye dayanıyor? Bunları konuşmayı da, bir şeyi söyleyerek başlamamız gerekiyor: Seks sinemada çoğunlukla ya romantize ediliyor, ya da karikatürize ediliyor. İkisinin ortasında duran, yer yer garip, yer yer tatlı; her yeriyle ise gerçek cinsellik pek alan bulmuyor…
İyi bir film için gelen ilk eleştirmen yorumları, cemre düşmesi gibi bir şey. Kaliteli bir fragmanın kötü çıkma ihtimali her zaman var. Eleştirmenlerin çok nefret ettiği bir filmi sevme ihtimalin de var. Ama sanki başlangıçta ilk adımı “Abi eleştirmenlerin ilk yorumu iyi” diye atıyorsan, sonra çok da kötü olmuyor.…
Bu Amerikan toplumuna has bir şey mi, yoksa küresel bir fenomen mi bilmiyorum. Sosyal medyada mı geniş yankı buluyor, yoksa üst üste geldiği için mi fazla fazla gözüküyor; ondan da emin değilim. Oturup bir sosyoekonomik süreç çizgisi mi çıkartmak lazım bunu açıklamak için? Mesela buradan alıp, genel olarak…
