Yükle Gelsin!

Merak etmeyin, yazıda spoiler vermeyeceğiz! Eğer BBC America’nın yeni şahmerdanı The Night Manager’ı hâlâ izlemediyseniz, sizi ikna etmek niyetindeyiz. Zira, eğer şöyle bir ilk bölümüne bakıp geçtiyseniz; ilk fragmanda sonrasına yürümediyseniz, ya da ne bileyim, arkadaşınızdan duyduklarınızla yetindiyseniz, dizi gittikçe daha da süper şeyler yaşadı, yaşattı. Gelin, biz inanıyoruz,…

Supergirl dizisi ilk açıklandığında, yapımcı kadrosu komple Flash ve Arrow kardeşlerden tanıdığımız ekip olunca; insanlar ister istemez “E aynı evrende mi geçecek bunlar?” diye sormuştu birbirine. Israrla “Hayır, olur mu öyle şey, Supergirl’in olduğu bir evrende biz Arrow’un fani dertlerini çözemeyişini nasıl izah ederiz” kıvamında açıklamalar yaptılar. E sonra n’oldu? Hayran baskısı galip…

Dolandırıcılar, sinemanın resmetmeyi sevdiği karaktlerler. Çünkü bir anlamda, yaptıkları aslında o an yapılan işe benziyor. Onlar da bir hikaye satıyorlar, ama bunu ışık, kostüm, set ve post-prodüksiyon olmadan; organik yapıyorlar. Bu da bir sebeple aktörleri ve senaristleri çekiyor kendine. Ama net konuşalım, bir dolandırıcılık hikayesi dendi mi, kimsenin Mr. Ripley’nin…

Geleceğin korkutucu bir hızla yaklaşıyor olmasını sindirmek zor gerçekten de bazen. Çok fazla şeyi garantiye aldığımız da bir gerçek. Ama bilmiyorum, video konuşmalar, kendi kendine açılan kapılar, parmak iziyle ödeme yapmalar, elektronik kimlik kartları gibi baya Star Trek şeylere çok rahat alıştık. Hipersonik uçaklara da öyle çabuk alışabilecek…

Batman v. Superman’de kimsenin fark etmediği, tarihi bir detay vardı. İlk defa Batman’in bir beyaz perde uyarlamasında, Kara Şövalye’nin yaratıcısı olarak sadece Bob Kane gösterilmedi. Aynı zamanda karaktere can veren, bugün bildiğimiz hâline gelmesinde büyük emeği olan, efsane adam Bill Finger’ın da adı geçti böylesine büyük kitlelere ulaşan bir işin…

Başlığa bakıp da “Kurtlar Vadisi mi? Ne pleb” deyip geçtiyseniz… Ne diyeyim, dev ıskalamalar yaşıyorsunuz hayatınızda. Serdar Akar-Osman Sınav ikilisinin imzalarıyla bezenmiş orijinal seri, gerçekten de Türkiye televizyonlarını şenlendirmiş en etkileyici işlerden biriydi. Daha ilk bölümünden, ileride açıklayacağı büyük twist’in ipuçlarını veren (“Her şeyi hallettik, şu hapşırmanı bir halledemedik”),…