Marvel Cinematic Universe bünyesinde çıkacak ilk solo Spider-Man filminin adı ve sanı belli oldu bildiğiniz gibi: Homecoming. Daha önce de değinmiştik, ama bir daha özet geçelim: Bu isim çizgi romanlarda…
En büyük rakibiniz sinema dünyasında ciddi atılımlar yapıyor, neredeyse süper kahraman filmlerine mührünü basıyorsa ne yaparsınız? Siz de pastadan pay almaya bakarsınız değil mi? Biz de DC ilk…
Böyle bir şey varmış. Bugün Fox üzerinden fragmanın fragmanı çıktı. O yüzden paylaşıyoruz. https://www.youtube.com/watch?v=4I_htkGJAZ4 Nedir meselemiz? Şöyle: Film evreninde geçip geçmediği belli olmayan dizimiz The Gifted’da konu mutantlık. Zaten…
Eğer başlıktaki iddianın kriterini gelmiş geçmiş bandına çekersek; evet, elbette Ezio Auditore’den daha iyileri var. Bir kere ortada bir Mario gerçeği var. Sonic var, Link var, Solid Snake var, Gordon Freeman, Nameless One, Cloud var. Ama geçen milenyumda doğanları…
Video oyun dünyasının oyunculara sunduğu en büyük tatlışlıklardan biri olan PlayStation Plus’ın Mayıs ayı oyunları takriben bir hafta önce belli oldu. Açtık, baktık, belirli bir süre geçirdik. Hâlâ aranızda…
Yükle Gelsin!
Disney 2012’de Lucasfilm’i alınca, hep beraber aynı anda “Star Wars!” derken buluverdik kendimiz hâliyle, ama kıyıda kenarda bir de George Lucas’ın diğer devasa yaratısının durduğunu biraz unuttuk. Kendi payıma konuşayım, ben unuttum en azından. Evet, akla Lucas denince ilk olarak tabii ki Star Wars geliyor ama… Şapkalı, kırbaçlı…
İyi sinemacılar, iyi sinema yaparlar. Dünyalar basiti bir cümle olması gerekiyor bunun; ama genelde işin içine gişe kaygısı girince bunun atlandığını hissediyorum Hollywood’da. Genelde risk almaktan çekinen yapımcılar büyük ölçüde “önceden denenmiş” bir adam arıyorlar dev filmlerini götürmesi için. O yüzden de bilim kurgu, aksiyon, süper kahraman gibi…
Biliyoruz, oyun çıkalı yaklaşık beş ay oldu, borusunu öttüren öttürdü, öven övdü; sevmeyen ise sevmeyip bir köşeye çoktan bıraktı. Ama ne yapalım, biz Geekyapar olarak yeni yeni aşık olmaya başladık bu oyuna! Harran sokaklarında türbanlı zombilerden kaçıp, adı Süleyman, kod adı “Reis” olan bir mafya babasının örgütüne sızmaya…
Biz Civil War’a hangi kahramanlar dahil olacak/olmalı diye tartışırken, bugün Marvel’dan gelen ilginç haberle şaşırdık açıkçası. Sherlock’ta Watson’ımız, Hobbit’te Bilbo’muz, Fargo’da Lester’ımız Martin Freeman resmen Civil War’ın kadrosuna katıldı. Marvel’in sitesinde yapılan açıklamada 6 Mayıs 2016’da gösterecek filmde kendisinin yer alacağı belirtilirken maalesef hangi rolde olduğuyla ilgili bir detay…
Daha Suicide Squad ekibinin toplu fotoğrafını şurada sizlerle paylaşalı çok zaman geçmemişken, setten fotolar yağmaya devam etti. Normalde paylaşmaya çok gerek duymazdım ama iki tanesi hem nice tartışma konusu olduğu için, hem de kişisel olarak merakımı ayrıca cezbettiği için paylaşma ihtiyacı duydum. DC’nin mevcut işleri arasında en fazla merak ettiğim…
Geçen kendi aramızda da konuşuyorduk, şu an PC oyunculuğunun son hâline bakıp da, kendinden geçmemesi mümkün değil bir insan evladının. Yıllar önce “ölüyor mu!” diye manşetler atılan bir platformun, şu an konsol muadillerini de aşıp, daha önce çok kabul görmediği Amerika ve Japonya gibi pazarlarda da görece etkisini…
Çok samimi konuşayım, Goat Simulator oyununun kendi başına kıymetinin sıfır olduğunun farkındayım. Ama yine de bu saçma sapan yaratığın oyun dünyasında kendine ait çok münhasır bir köşe yaratmış olması beni çok mutlu ediyor. Bazen video oyunlarının fazlaca ciddileştiğini ve işin kötüsü, kendini de fazlaca ciddiye almaya başladığını hissediyorum.…
Artık dağlara taşlara ilan ettiğimi bir daha söylemenin belki lüzumsuz durduğunun farkındayım, ama girizgah adına bir daha altını çizmem gerekiyor gibi hissediyorum. Ben Age of Ultron’u çıkmadan önce zannettiğim kadar çok sevemedim. Bunun sebebini de yazımda altını çize çize vermiştim; ben filmin senaryonun hak ettiği zamana sahip olamadığını…
Bu Star Wars meseleleri sizin de kafanızı karıştırıyor mu bilmiyorum, en azından ben öyle bir hava alıyorum çoğunlukla. Ortada çok büyük bir meteor var hızla bize doğru yaklaşan, peşinden de tonla başka kuyruklu yıldız getireceğe benziyor ama hâlâ çok net değiliz bunun nereye vuracağı, hangi enerjiyle ateş alacağı,…
Şu hayatta dizi vardır, on-on üç bölüm sürer. İzleyen izler, izlemeyenler varlığını ancak izleyen bir avuç kişinin sert övgüleri vasıtasıyla öğrenir. Onun az ötesinde, bunlardan daha şanslı olan, ama yine de potansiyelini kinetiğe çeviremeden göçüp giden diziler vardır. Bunlar bir, bilemedin iki sezon sürerler. Bunların yarası daha büyük…
