Sormuyorlar ki, reboot deyince ne istiyorsun diye. Sorsalar anlatıcam. Mesela He-Man filmini ele alalım. Şöyle benim yaşımdakilerin de keyif alacağı bir film hayal istiyorum. Yarı çıplak kas manyağı adamın karakterinin bir…
Bu haftasonu iki dostumuz evlendi diye demiyoruz (ömür boyu mutluluklar Can ve Burcu!) ama düğünleri genel olarak seviyoruz. İzlemeyi de seviyoruz be! Amerikan tarzı düğünün o draması, o…
Neden bilmiyorum, ama dövme yaptırmak ve geek olmak kafamda çok el ele giden şeyler. Kendi kolumda bir adet edebiyat, bir adet müzik, bir adet de çizgi roman dövmesi olduğu için demiyorum; bence herhangi bir tasarım/çizimi kendi…
Lord of the Rings oyunları çok enteresan bir spektrumda duruyorlar. Gerçekten. Genel olarak bu denli büyük ve multimedyalara yayılmış hanedanların oyunları kalite skalasında berbat ile harika arasında gidip gelirler. Orta Dünya oyunları…
Reddit’te bu günler gezindiyseniz, görmüşsünüzdür. Burned Your Tweet isimli muhteşem bir Twitter hesabı peydah oldu internette. Bu gerçekten harika fikir şöyle işliyor: Donald Trump soluksuzca atmaya devam ettiği garip tweet’lerini…
Yükle Gelsin!
Vikings’e aşinayız değil mi? Dürüst olayım, ben diziyi çok uzun bir süre izlemedim. Fakat konsept ilk dakikadan beri ilgimi çekiyor ve açık konuşayım, başarılı olması da hoşuma gidiyor dizinin. History Channel’ı sapıtmadığı zamanlar çok seven bir insan olarak, kendileri daha çok dizi çeksinler istiyorum. Vikings bitsin Gauls başlasın,…
Son yıllarda animasyon külliyatı adına yapılmış en iyi işlerden birisi tartışmasız Avatar serisi. Last Airbender ile başlayan DiMartino & Konietzko imzalı bu iki seri, özellikle Legend of Korra ile dünya çapında batı animasyonunu yepyeni bir milada taşıdı. Neden bahsettiğimi çok iyi biliyorsunuz, final sahnesinden bahsediyorum.Şu anda, benim gibi özellikle Legend…
Çok beklediniz. Çok ümit ettiniz. Burada sayfalarca ihtimalini, olurunu, olursa neler olurunu konuştunuz. Ama en nihayetinde, günün sonunda şu cümleye tosluyordunuz: Spider-Man’in hakları Sony’de. Civil War’da Spidey olacak mıydı? Hayır, çünkü Spider-Man’in hakları Sony’de. Avengers filmlerinde Marvel’ın en popüler kahramanını görebilecek miydik? Hayır, çünkü Spider-Man’in hakları Sony’de. E buyurun şimdi bakın bakalım. Spider-Man’in hakları…
Herhalde şu raddede gizlemenin ya da başka bir şeymiş gibi davranmanın bir manası yok. 80’ler sonu, 90’lar başında roket vari bir yükselişe geçen Batı Yakası “gangsta” rap’i ve etrafında şekillenen kültüre ait ilgim neredeyse tamamen Grand Theft Auto: San Andreas’tan geliyor. Gelmemesi imkansız zaten. O oyun o kültürü…
Yani… Bakın, Geekyapar olarak devamlı haberleri maksimum hızda size ulaştırmaya gayret eden bir site değiliz. Buraya haber takip etmek için değil, belirli geek olaylara yorumlarımızı görmek için geldiğinizi biliyoruz, siteyi de öyle kurduk. Fakat devamlı uluslararası haber sitelerini takip ediyoruz; ediyoruz ki ne olup bittiğine vakıf olalım. Biliyoruz…
Oyunlar ve politik söylem konulu tartışma asla tükenmeyecek gibi gözüküyor. Geçtiğimiz aylarda ilk trailer’ı ile tepkileri üzerine çeken Polonya yapımı oyun Hatred, ikinci videosuyla da yeniden gündemde yerini aldı. Üzerine çok konuşmadan önce neyden bahsettiğimizi bilmeyenler için mevzubahis trailer’ları sunuyorum: https://www.youtube.com/watch?v=qV3PhvCf_Jg https://www.youtube.com/watch?v=Pa8sQb9nb7w Özellikle ikinci video nasıl bir bela…
Sidekick dediğimiz karakterler olmadan, ana karakter olur mu? Olmaz. Robin olmasa Batman’in hâli niceydi mesela? Kahraman odaklı hikayelerin vazgeçilmezidir yancı karakterler. İş çok ciddiye bağladığında espriler onlardan patlar. Kahraman zora düştüğünde ipi çözen onlardır. Her şey çok karanlık gözüktüğünde, ufak bir aydınlık saçarlar; kahramanın dayandığı değnek olurlar, korumacı…
Dedik ya, biraz işin arkasındaki yaratıcıları da tanımak istiyoruz. E bu madalyonun iki tarafı var neticesinde değil mi? Bağımsız yapımlarla adı anılan yaratıcılara bir gün geleceğiz (söz!), ama şimdlik, iki devin arasında gezinelim bir süre. Marvel’ı zaten şurada işledik, gelin şimdi de onun ezeli rakibi DC’ye bir göz…
Çizgi romanlar, diğer pek çok medyumun aksine, baya tekil işlerdir aslında. İşin teknik kısmı yaratıcı kısmıyla kesişmediğinden, kreatif olarak genelde bir ya da iki kişinin sınırsız özgürlüğü vardır. Tabii ki pek çok diğer şey gibi çizgi romanlarda da editörler bir kontrol mekanizması olarak görev yaparlar; ama yine de…
Netflix’e ne demek lazım? Hayatımda gördüğüm en akıllı büyüme yaşayan şirketlerden biriler kendileri. Bunu sadece finanssal bir perspektiften söylemiyorum. Anlatmaya çalıştığım etkileyici büyüme kar marjinleriyle açıklanacak türden bir şey değil. Adamlar postayla DVD gönderen bir şirkettiler, oradan stream edilen içerikte öncü oldular; şimdi de sadece internet üzerinden yayınlanan…
