Ülkemizde geeklik yükselen bir trend. Hala azınlık olarak kalmış olsak da, en azından hatırı sayılır bir kitle haline geldik diye düşünüyorum. Ama ne yazık ki, her şeyde olduğumuz gibi bu…
Önce bir şeyi netleştirelim; hassas bir mevzuya değindiğimizin farkındayız, o yüzden kriterlerimiz konusunda yanlış anlaşılma olmasın istiyoruz. Biz bu yazıda ekipleri listeliyoruz. Çizgi film tarihine damga vurmuş, bugün bile…
Geçen bir yazı paylaştık, Shaquille O’Neal’in bir podcast’te verdiği “dünya düzdür arkadaşlar ben Florida’dan Kansas’a gittim hiç kavis olmadı” beyanının üzerine. Ne kadar karışık bir kafa dedik, acaba dedik,…
Farkında mısınız bilmiyorum, şunun şurasında tam dokuz yıldır Marvel Cinematic Universe izliyoruz. Iron Man’le başladık 2008’de, o yol bizi bugüne getirdi. Tüm MCU’yu uç uca izlemek yaklaşık bir ayınızı falan…
Nintendo’nun bugüne kadar kulvarları çok belliydi. Bir taraftan salonunuz için çıkarttığı konsollar vardı hep, NES’ten Wii’ye kadar. Bunları televizyonunuza bağlardınız, içinde de Zelda, Metroid, Mario, Pikmin gibi şahane oyunları oynardınız. Bir de…
Yükle Gelsin!
Siz de yorumlarda konuyla ilgili merakınızı belirtmiştiniz. Biz de merak ediyorduk açıkçası. Evet, X-Men: Days of Future Past seriye tam anlamıyla bir reset atmış ve zaman çizelgelerini sıfırlamıştı. Evet, şimdiye kadar gördüklerimiz bunun aksini işaret ediyordu. Ama yine de aklımızın ucunda o soru geziniyordu: Bundan sonraki X-Men filmlerinde…
Geçen sene piyasaya çıkan Sid Meier’s Beyond Earth, dürüst olmak gerekirse bizi pek etkilememişti. Eğri oturalım, doğru konuşalım; Geekyapar semalarında Civilization serisini çok severiz biz. Her birimiz saatlerimizi Sid Meier’ın 4X oyununa hiç düşünmeden gömmüşüzdür muhakkak. Fakat Beyond Earth pek çoğumuz için birkaç kere oynadıktan sonra aklımıza gelen…
Nedir bu suikastçilerde “cool” olan şey? İşin stratejik deha ve kusursuz uygulama gerektiren kısmı mı bizi vuruyor? Yoksa mesafeli duruşları, para için profesyonelce adam öldürüp mekanı terk etmeleri mi? Sebep her neyse, bayılıyoruz suikastçilere. İsterlerse mafya için çalışsınlar, isterlerse ordu ya da devlet için. Gizli gizli yerini alıp, ince planıyla…
Rust, bundan yaklaşık bir yıl kadar önce çıktı Early Access’e. O haliyle bile çok ciddi bir “hayatta kalma mücadelesi” sunacağının izlerine sahipti; hatta öyle ki, biz bu uğurda bir değil, iki değil, üç değil, dört değil; tam beş tane Rust Günlüğü yazdık. Bu yazıya girişmeden önce, Rust’ın önceki…
İşin içinde Warhammer lisansı olunca, mevzubahis oyun da bir strateji oyunu olunca insan söyleyecek çok şeyi olur zannediyor. Fakat elimizdeki oyun, yani Warhammer Quest hakkında söyleyecek çok az şeyim var ve bu söyleyeceklerimin çoğu iyi şeyler değil. Oyun Warhammer Quest isimli masaüstü oyunun iOS versiyonunun bilgisayara uyarlanmış hali. Yani bu oyun…
Öncelikle bir şeyi aradan çıkartalım; The Imitation Game ile uzaktan yakından ilgileniyorsanız muhtemelen bunun sebebi Benedict Cumberbatch. Önce Sherlock, sonra Star Trek Into Darkness, sonra da The Hobbit: Desolation of Smaug ile birlikte bir anda süper yıldızlığa uzanan Cumberbatch çok sevilen, popüler bir aktör. Üstelik yetenekli de. Onun…
Gerçekten de all-star kadro dediğin böyle olur sevgili geekyaparlar. Hatta o all-star kadroyu alın, üzerine bir de draması bol mu bol bir konu ekleyin; hani bir de o hiçbir şey yetmezmiş gibi bir de gerçek bir hikayeden alıntılanmış olsun… Yani nedir, çıkmadan Oscar versinler mi istiyorsunuz sevgili dostlar,…
Eğer bilim kurgu seviyorsanız, ya da sürükleyici, “Aman Yarabbim bismillah, olabilir mi böyle bir şey gerçekten?” dedirten hikayelere hastaysanız, kalbinizin en ücra köşelerinde uyanmış ve kükreyen; ya da hevesle uyandırılmayı bekleyen bir X-Files hayranlığı yatıyor. 1993 ve 2002 yılları arasında Amerika’da Fox kanalında yayınlanan ve başrolünde David Duchovny…
Daha geçen kendi aramızda konuşuyorduk Danny Boyle ve Alex Garland’ın gergin zombi filmi 28 Gün Sonra’yı. Muhabbet bir noktada 28 Hafta Sonra adındaki devam filmine gelmiş, “bir 28 Ay Sonra yapacaklar mı?” denmiş de; diyene gülmüştük. 28 Hafta Sonra zaten öncülü kadar bir övgü almamıştı, Danny Boyle başka…
Underrated henüz Türkçe’ye çevrilmemiş, çevrilmesi de pek muhtemel görünmeyen, “bir şeyin olduğundan daha az değer görmesi veya değer görmesi gerekirken değer görmemesi” anlamlarına gelen güzide bir kelimemiz. The Wire ise 2002-2008 yılları arasında ABD’nin HBO kanalında yayınlanmış bir dizi. The Wire’ın underrated olma durumu ise bugün Breaking Bad’ler,…
