Yükle Gelsin!

Fransız oyuncu Isabelle Huppert, 72. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne layık görüldü. Huppert, 15 Şubat’ta ödülünü teslim alacak. Sinemada ilk çıkışını 1972’de gerçekleştiren Huppert’in filmografisinde 120’den fazla sinema filminin yanı sıra televizyon işleri de var. Ayrıca Huppert uzun kariyerinde tiyatro da yapıyor. Tam yedi kere…

Sevgili dostlar, ben bu fragmanlarda filmin önemli “dönüm noktalarının” paylaşılmasından çok sıkıldım artık. Ne yazık ki Matt Reeves’in yeni Batman fragmanı da bu durumdan nasibini almış. Açıkçası yeni fragmanı izleyince hem gaza geldim, hem de biraz küfür ettim. Kısaca bahsetmek gerekirse, fragman aşırı gaz. Yani açıkçası daha önceki…

Kasım ayında Netflix’e gelen Tick, Tick… Boom!, Andrew Garfield’ın oyunculuğu ve Lin-Manuel Miranda’nın ilk denemesi için hiç de fena olmayan yönetmenlik becerileri sayesinde senenin en beğenilen filmlerinden biri olmayı başardı. Hatta ödül sezonu geldiğinde filmin, özellikle de bu ikilinin birçok dalda adaylığı olacağından eminiz. Filmin benim için en…

Artık kusma noktasına gelmiş olsak da teknik olarak hâlâ bir pandeminin içindeyiz ve yaklaşık bir buçuk yıldır bu gerçek ile bir şekilde başa çıkıyoruz. Tam bitiyor, hafifliyor galiba dediğimizde adeta çoklu evrenden fırlayıp önümüze düşmüş gibi duran yeni varyantlar ile hevesimiz kursağımızda kalıyor ve tekrardan beklemeye koyuluyoruz. Tabii…

Netflix’in The Witcher uyarlamasında ikinci sezonu bitirmemize, son bir bölümümüz kaldı. Beşinci bölümün incelemesinden beri söylediğim gibi, ilk sezondan itibaren kurup, dallanıp budaklandırdıkları pek çok şey, bu sezonda kattıkları yeniliklerle birlikte çözüme doğru ilerliyor ama bu da bir yandan benim, olan biten her şeyi açıklamamı birazcık zorlaştırıyor. Olsun,…

Zaman Çarkı hype trenimize başladığımız günden bu yana uzun bir yol kat ettik. Evrenin yaratılışından itibaren anlatmaya başladığımız hikâyeler; Mavi Ajah’tan Moiraine Sedai’nin, İki Nehir’e gelmesiyle başlayan olaylar silsilesine kadar getirdi bizi. Bu yolculuk sırasında İki Nehir’den yola çıkan yedi kişilik kafilemizin altı üyesini yazı dizimize konuk ettik.…

The Witcher’ın ikinci sezonuna dair incelemelerimizde, sona iyice yaklaştık. “Dear Friend…” yahut “Sevgili Dostum…” isimli bu altıncı bölüm, izlediğinizde sizin de aklınıza gelmiş olabileceği gibi, sanki bir sezon finali yahut sezon arası izlenimini veriyordu. Bütün hikâyenin altıncı bölümden tamamlanmış olması söz konusu değil elbette ama bu bölüm, hem…