Yükle Gelsin!

Yıl 2017’yken büyük sanatçıların interaktif yollarla hayranlarına ulaşması kimseye pek şaşırtıcı gelmiyor. Ama büyük şirketlerin hayranlarına bu yolla ulaşmasında hala etkileyici bir şeyler var. Aslında bizim paramızla yükselen devasa şirketlerin bize ulaşma çabasını alenen görmek veya ulaşmak isteyen biz olduğumuzda kapıları açık görmek bir şekilde bizi özel hissettirmeye…

Tüm dünya üzerinde Amerikalılar kadar “X tuttu, başarı sonuçlar getirdi; benzer seviyede sonuçlar gelmeyene kadar sistematik olarak X yapmaya devam edeceğiz” mantığıyla hayat idame ettiren bir kültür daha yok. Gerçekten, başarılı olmuş herhangi bir şeyin, hiçbir şekilde “doğru enerji, X faktörü, içgüdü” gibi konseptlerle özdeşlemesini kabullenemiyorlar. Neyin o…

Şu dakikaya kadar olanlara kısa bir özet geçelim: Hayatına Sam & Max ve Secret of Monkey Island gibi eski tip macera oyunlarının yeni ama eskiye saygısı yüksek versiyonlarını üreterek başlayan; 2012’de The Walking Dead’in dev patlama yapması ile birlikteyse “karar verme simülatörü fabrikası” olarak faaliyet göstermeye başlayan Telltale Games bir Guardians of the…

Conan Exiles’ın bir pipi meselesi var. Bunu aşırı olmak ya da dikkat çekmek için söylemiyoruz. Funcom’un hayatta kalma oyununda karakterinizi yaratırken penis boyutunu bir slider yardımıyla belirleyebiliyor ve sonrasında belirlediğiniz boyuttaki penisin kumaşlarla çok organik bir biçimde ve fizik kuralları dahilinde etkileşime geçtiğini görebiliyorsunuz. Bu oyunun utandığı bir şey…

Netflix-Marvel iş birliğinden çıkan dizilerle ilgili objektif görüşünüz damak tadınıza göre değişiklik gösterebilen bir şey elbette; ama genel bir kaide olarak ortalamalarını aldığınızda eleştirmen görüşü bakımından epey şanslı olduklarını söylemek objektif bir beyan. Hem Daredevil’ın iki sezonu, hem de Luke Cage ve Jessica Jones ikilisine çok coşuldu geek kalemşörler tarafından.…

Videolarda, yazılarda, orda, burda Arrowverse dizilerini gömerken şimdiye kadar pek sıra getiremedik ama bu dizilerin en büyük sıkıntılarından birinin de kostümleri olduğunu düşünüyoruz. Eğer bu Arrowverse diye bir çatı altına topladığımız Arrow, The Flash, Supergirl gibi dizimtrak yapımlara bir göz attıysanız bile kendine her kahraman diyenin baştan ayağa deri…

Fahrenheit 451 1953’te çıktı piyasaya. Raflardaki yerini aldığı ilk gün belli değildi belki, ama kısa süre içerisinde kitabın bilim kurgu edebiyatındaki yerinin özel olacağı aşikardı. Bugün gerçekten de Cesur Yeni Dünya’ların, 1984’lerin yanında distopya edebiyatının üç büyük atlısından biri olarak anılıyor. Peki neden? Bugün okunduğunda gölgesi nereye aksediyor? Bu distopik, bilimkurgu…