Stephen King, The Dark Tower ya da Türkçe ismiyle Kara Kule serisini anlatırken, “Benim başyapıtım” der. Bunu demesi de boşuna değildir. Yaklaşık dört bin sayfa ve bir milyonu aşkın kelime bir araya getirip…
Bunu daha önce muhakkak konuşmuş olmamız lazım; ama ben yine de yinelemek istiyorum: CW’nın yaşınız on yediden yüksekse izleyen için çok kötü bir kanal olduğu konusunda aşağı yukarı…
Ne yaparsan yap dünyanın yıkıma doğru ilerlemesini durduramadığın bir ortamda, her şey senden bağımsız olup biter ve senin varlığını yokluğunla bir kılarken, kontrolün altında tutabildiğin şeyler büyük önem…
Yıllardır, en azından ben kendimi bildim bileli Barbie’nin cinsiyetçiliği sosyal bilimlerde bir tartışma konusu. “Kızlara yönelik oyuncaklar” denilince akla ilk gelen marka olduğundan ve çok uzun süre boyunca küçük…
Video oyun dünyasının en “ya seversin, ya sevmez” türü şüphesiz taktiksel oyunlar. Hangi türden bahsettiğimi biliyorsunuz. Her sene iki üç tane güzel örneği çıkan, iyi yapıldı mı gerçekten insana…
Spotify’ın muhteşem bir yazılım olduğu üzerine bir iddia atsak ortaya, sanıyorum çok da itiraz eden çıkmaz. Kullanım kolaylığı ve arayüz konusunda çıktığı günden beri fersahlarca mesafe kat eden…
Yükle Gelsin!
Bence şu hayatta hiçbir bireyin politik olarak doğrucu olmak gibi bir gereksinimi yok. Gerçekten. Bir insan şahsi hayatında dilediği kadar gücendirici, yanlış anlaşılmaya müsait, sosyal olarak kabul edilemez sınırlara düşen kelimeler, öbekler ya da anektodlar tercih edebilir. Çok kontrol edilemez noktaya gelirse, böyle etkileşme girmeyi seçen insanın yanından…
Olur olmadık yerlerde lafı Rick and Morty’ye getirme ihtiyacı hissetmek, artık kabarmış bir özleme işaret ediyor olabilir, ama engelleyemiyoruz, yapmak zorundayız; zira The Purge konuşmak üzereyiz ve bizim aklımıza ister istemez Rick and Morty’nin Purge bölümü geliyor. Çünkü çok acayip bir şekilde, filmi birebir kopyalarken onunla da dalga…
Bunu daha önce de bu sayfalarda konuşmuştuk ancak, bir daha söylemek gerek gibi hissediyorum: Karayip Korsanlar 5 çıkınca ne olacak? Gerçekten, ne olacak? İnsanlar akın akın sinema salonlarına gidecekler mi? “Evet, biz birkaç yıldır bu filmi soluk vermeden bekliyorduk ve aynı zamanda değişen sinema trendlerinden de etkilenmedik” diye…
FIFA 17, bu sene çok büyük bir yenilikle çıkageldi karşımıza: tek kişilik bir hikaye modu. Daha önce de seri PES’in Become a Legend modundan ilham alarak Be A Pro’yu koymuştu önümüze, bu sefer işin biraz daha NBA 2K tarafına yöneldiler. Baya sinematiklerle dolu, karakterinizi tercihlerle -elbette bir noktaya kadar- şekillendirebildiğiniz bir…
Kabul edelim, Pokémon GO’yu ilk gün olduğu kadar fazla konuşmuyoruz. Bir anda fenomen gibi çökmüştü üzerimize oyun, parklar bahçeler Pokémon GO oynayan insanlarla dolmuş; herkesin ana gayesi o olmuştu. Herkes, ama herkes birbirine komikli Pokémon hikayeleri anlatıyor, gençler birbirini Pokémon randevularına çağırıyor, flörtler Pokémon üzerinden yapılıyordu. Sonra azalarak…
Homoseksüellik, diğer adıyla eş cinsellik, birçoğumuzun duyup aşina olduğu bir yönelim ancak çok da ilginç olmayan bir sebepten ötürü böyle bir kavramı animasyon filmlerinde çok fazla görme şansımız olmuyor. (Alıştıra alıştıra diyecektim ya, tüh, çat diye animasyonu soktum araya.) Böyle diyorum, çünkü animasyon filmlerinin genel olarak daha küçük yaşta bir kitle…
Bir süredir tür sineması sevenlerin dilinde bir Train to Busan muhabbeti kendini gösterir oldu. Eli yüzü düzgün bir korku filmi herkesin talebidir, yapılan iş Güney Kore’den çıkıyorsa belli standartları gözeteceği, mesela estetiğe önem vereceğini öngörmek de zor değildir; ancak 2016 yazında vizyona giren filme gösterilen uluslararası ilgi…
Apple’ın yeni iPhone’da 3.5 mm kulaklık jakını kaldıracağı dedikoduları gelmeye başladığından beri, aynı şey tartışılıyor. Bu gerekli mi? Bu doğru mu? Tüketiciye yönelik adil bir hareket mi? Esasında Apple’ın rasyoneli çok basit. Apple cihazlarını tümleşik ve kapalı sistem üretmeyi seviyor, ilk günden beri. Ve kendilerinin kontrol edemedikleri bir…
Marvel’ın Netflix dizilerinin nasıl başarıya ulaştığını ölçmek için kullanabileceğimiz bazı veriler var. Örneğin sosyal medyadaki ayak izlerini ölçebiliriz bu dizilerin. Çıktıktan sonra Twitter’dan kaç kişinin Luke Cage ile ilgili tweet attığına bakabiliriz, Facebook’taki bahsedilme sayılarını hesaplayabiliriz, artan like’lar katılır denkleme. Ya da dizinin aldığı eleştirileri de ortalayabiliriz, Rotten…
Yazıya önce bir şeyi kabul ederek başlayalım: genel bir tabir olarak kullandığımız adıyla MCU’nun, üç kanadı var. Bu üç kanadının birbiriyle net ve direkt bir biçimde etkileşime geçmesini umuyorduk ilk duyurulduklarında, ancak kazın ayağı öyle olmadı. Marvel, biraz bürokratik biraz da kreatif kararlardan yola çıktı ve üç kanadı birbirinden kesin…
