Yükle Gelsin!

Çocukluğunuzu 90’larda geçirdiyseniz bir şekilde Power Rangers’a rastlamamış olmanız imkansız. Renkli taytları içinde o dönem için epik bu dönem için komik aksiyonlara giren süper kahraman ekibi, dönemlerinin en meşhur çocuk/genç programlarından biriydi. Bu günlerde 90’larda çocuk/genç programı olan programlara ne olur bilirsiniz: Yetişkinlere hitap edecek şekilde yeniden yapılırlar.…

Kara haber tez yayılırmış… Angelina Jolie’nin bilmem kaç senelik eşi, ondan da bilmem kaç senelik yavuklusu Brad Pitt’ten boşanmak için başvuruda bulunduğu haberi tüm interneti kasıp kavuruyor şu an. Bizim de kalbimiz, sizinki gibi kırıldı elbette. Pitt ve Jolie’nin evlilikleri, çocuklarıyla çizdikleri mutluluk tablosunun ışığında baya ilham vericiydi…

Lucifer geçen yılın televizyon sürprizlerinden biriydi. İlk önce gelişiyle şaşırmıştık sonra konuyu ele alışıyla. Kaynak aldığı çizgi romanlarında Lucifer karanlık bir işti. Sandman’den kopan hikayesiyle sarışın Şeytan’ın insanlıkla ağır felsefi çatışmasını okuyorduk. Fakat diziye baktığımızda Şeytan hem esmer hem de eğlenceliydi. Fakat biz Lucifer dizisini böyleyken de beğenmiştik.…

Televizyon dünyasının en prestijli ödülleri Emmy Akademi Ödülleri bu günün gecesinde hak edenlerine kavuştu. Tabii hak edenleri demek biraz mecburiyet burada. Çünkü Emmy ödüllerinden daha etkili ve sözü geçen bir televizyon ödüllendirmesi yok. Ancak etraflıca incelersek ödüllerin popülaritenin rüzgarından haddinden fazla etkilendiğini fark edebiliriz. Emmy’nin en büyük problemlerinden…

Geçtiğimiz gece Emmy ödülleri, büyük bir şatafat -ama Jimmy Kimmel tarafından üstlenilen fena vasat bir sunum- eşliğinde sahiplerini buldu. Büyük kazananları, kazananların tam teşekküllü listesini zaten ayrı bir yazıda değerlendireceğiz, ancak gönlümüz kadar temiz bir sayfayı özel olarak bir müthiş kadına ayırmak istedik: Tatiana Maslany. Çünkü çok ayıptır söylemesi, çok…

İddialı girişleri sevmem ama bazen şeytana hakkını vermek gerek; senarist Brian K. Vaughan, Amerikan çizgiromancılığında Britanya’dan ithal edilmeyen, tamamen yerel toprakta yetişmiş en büyük hikaye anlatıcısı. İlk Eisner’ını 29’unda Ex Machina ile almış, aynı tarihlerde Y: The Last Man’i de üretmiş bir isimden bahsediyoruz. Saga meselesine girmemize gerek…