Yükle Gelsin!

E3’ün eti, budu sayılabilecek kısım, E3’ten önce vuku bulur aslında. E3 üç gün boyunca Los Angeles Convention Center’da gezinen ve bir gıdım fazla bilgi kapmaya çalışan yorgun oyun editörlerinden ibarettir. Asıl bombalar ise, E3’ten önce gerçekleşen stüdyo konferanslarında patlar. Uzunca bir süre, bu konferanslar üç büyük konsol üreticisi Nintendo, Sony ve Microsoft’un tekelindeydi.…

Başlığı atmadan evvel bir saniye duraksadım, The Walking Dead’in üçüncü sezonu gibi bir beyan, dünyanın en popüler -ve bildiğiniz gibi, yakınlarda altıncı sezonunu sonlandırmış olan- dizisinden söz ederken baya bir garip duruyor. Neticede pek çok okur, bizim kafayı yeyip, üç sene öncesinden dizi fragmanlarına yeniymiş gibi coştuğumuzu düşünebilir. Ya da…

Hayatımızda çok kısa bir süre kalan, ve damağımızda yarım bir tat bırakan dizilerin şahlarından biridir Newsroom. HBO’da yayınlanan ve ödüllü yazar Aaron Sorkin’in yarattığı dizi, yer yer klasik Sorkin hastalıklarından -her şeyi bilen bir ana karakter, tek vasfı esas çocuklara argüman kazandırmak olan zayıf muhalifler, bir Wikipedia sayfası kadar…

Eskiden -oyunları kutuyla aldığımız dönemlerde- kutuların içerisinden kullanma kılavuzları çıkardı, hatırladınız mı? İnternetin wikiler ve forumlarla dolup taşmadığı, henüz tüm dünyanın online yaşamadığı yıllarda, bu kullanma kılavuzları sizin için ekstra önemli olur, oyun yapımcıları da buna ekstra özen gösterirdi. Çok güzel şeylerdi yani kullanma kılavuzları. Bir oyunu aldıktan sonra, ilk poşeti açılır,…

Bir süredir Türkçe’ye çevrilmeye başlamış olan Marvel Now işleri genel olarak hoşuma gitmedi. Özellikle bayrak taşıyıcı olması gereken Avengers ve türevleri -the Avengers, New Avengers, Uncanny Avengers’ı kastediyorum- okurken çok sıkıldığım çizgi romanlar olarak aklımda yer ettiler. O sebeple New 52’yi daha çok sevdiğimi düşünüyorum, ki detaylı bir…