Önce baştan havadisi verelim: Ben Affleck’in yönettiği dördüncü uzun metraj film olan Live By Night, Affleck’in önceki filmlerden gelen kredisine; Argo, Gone Girl ve Batman sayesinde artan profiline…
Şu anda çok büyük bir ahlaki ikilemle karşı karşıyayım. Bazen bir şeyi çok ama çok seviyorum ve bunu kimseye anlatmak istemiyorum. Sadece benim küçük sırrım olsun, ben keyfini…
Dungeon Keeper Kart Oyunu Olsaydı… Boss Monster’da oyuncular kendi zindanlarını yaratıyor ve başlarına ne geleceğinden habersiz kahramanları yok ediyor. Kickstarter’ın bizlere kazandırdığı Boss Monster: Master of Dungeon bizi…
Arkadaşlar. Arkadaşlar neler oluyor. Arkadaşlar ben anlamıyorum. Üç gün öncesine kadar Quentin Tarantino kalibresinde bir auteur yönetmenin, Star Trek gibi marka bir hanedana girmesi hayal dahi edilemez bir şeydi. Yani evet, Alfonso Cuaron gitti gençlik…
Jurassic World’ün megasonik başarısını vuku bulurken anlamamıştım. Üzerinden iki yıl geçti, hâlâ da çok anlamıyorum. Herkesin yeni Avengers filmini, Furious 7’yi, yok efendim Star Wars: The Force Awakens’ı beklediği bir senede…
Marvel Cinematic Universe’le ilgili olan alaka ve heyecan seviyesinin doruklara ulaştığı şu günlerde hakkında en az şey bildiğimiz film Captain Marvel’ın gölgelerden çıkartılmamış olması beni inanılmaz şaşırtıyor. Gerçekten. Karakterin kostümüne…
Yükle Gelsin!
Doom geldi Geekyapar semalarına. Baya fiziksel olarak, bir kurye vesilesiyle geldi. İtinayla, ve o esnada sıfıra çok yakın bir beklentiyle kabından çıkartıldı, ele alındı, şöyle bir tartıldı. PS4’ü bir süredir işgal etmekte olan Uncharted 4, geri evine döndü, onun yerine cihaza konuldu Doom. Artık konsollar, konsol olmadıkları için, çat diye diski…
Spider-Man: Homecoming ile küçük küçük haberler düşmeye başladı internet dünyalarına. Filmin 2017 Temmuz’unda çıkacağı, yani çekimlerine yakında başlayacağı düşünülürse; bu hiç de abes bir durum değil elbette. İlk haber Iron Man’in filmde gözükeceği şeklinde geldi. Ardından Michael Keaton’ın, Vulture olarak MCU’ya dahil olacağını öğrendik ki; ilk başta dedikoduydu,…
2015 oyun dünyası için sonradan açılan bir yıldı; sene başında takvimlerimiz boş gözüküyordu ve uzunca bir süre de boş kaldılar. Fakat sonra, bir anda Witcher 3, Fallout 4, Arkham Knight gibi üç devasa oyun çullandı üzerimize. Biz de öptük, başımıza koyduk. 2016 öyle geçmiyor işte. Baya dolu dolu,…
Bilmiyorum katılır mısınız, ama bence 90’lar filmlerinin çok belirgin bir tarzı, stili vardı. Her şeyden önce, karakterizasyon geri plana atılırdı. Niyeyse, bir konu takıntısı vardı o yıllarda. Her film, zorda kalınırsa beş saniye içerisinde özetlenebilinecek acayip durumlar üzerine kurulmak zorundaydı. Bir aile tatile gidiyor, çocuklarını evde unutuyor gibi. Komplo teorileri uyduran bir taksici, yanlışlıkla gerçeği tutturuyor gibi. Bir polis…
Şimdi yalan yok, fragmanlarla bize verilen heyecanın haddi hesabı yoktu filmde. Bildiğiniz gani gani hype kastık filmi beklerken. Hatta öyle ki, çizgi romanlarıyla ve belki de eskiden hepimizin gönlünde bir şekilde yer etmiş olan çizgi filmiyle daha çok ilgili olan hayran kitlesinin beklentisi bir nebze daha yüksekti. Hal…
Gün geçmiyor ki yeni bir çizgi roman uyarlamasıyla tanışmayalım. The Flash’lar, iZombie’ler, Lucifer’lar… Televizyon sektörü itinayla janrın kanını emiyor. Lakin Preacher’ı başka bir kenara ayırabiliriz. Çünkü çizgi roman janrından kopup gelen bu fikri mülk ilk bölümüyle kanı emilecek olanın bu sefer dizi sektörü olacağı potansiyelini yarattı bile. Preacher…
Harry Potter filmleri bittiği an, “bu çocuklar beş yıl sonra ne yaparlar?” diye bir bahis açsak, herhalde bir tek Tom Felton’a “birkaç tane daha Draco-vari rol oynar, azalarak biter” diyerek tutturabilirdik. Onun haricinde, Potter kadrosunun hangi birinin kariyeri, beklediğimiz şekilde ilerledi? Rupert Grint’in nefesi tükendi. Daniel Radcliffe Sundance çocuğu oldu. Emma Watson ise tuttu, okulunu…
Final Fantasy XV geliyor, muhtemelen biliyorsunuzdur. Eğer bir Final Fantasy hayranıysanız, bu sizin için çok şey ifade ediyor. Çünkü bir süredir, Final Fantasy serisi hakkında iyi şeyler yazıp çizemiyoruz. XIII çok eleştirildi, devam oyunları çok baydı, XIV’ün ilk hâli zaten faciaydı, yan oyunlar desen, ayrı bir dava. O…
Bu satırlarda söyleyeceğimi pek düşünmüyordum, ama bir kere söylemiş bulundum; bir defa daha altını çizmekte de bir beis görmüyorum: Angry Birds’ün filmi, şaşırtıcı derecede iyiydi. Öyle dünyayı değiştirdiğinden değil, çok orijinal olduğundan da değil. Sadece komik olabildiği için iyiydi. Beklenti, odun gibi, ruhsuz, duygusuz bir şey olmasıydı zira.…
Artık şu raddeden sonra, Christopher Nolan’ın yarıştığı tek bir kişi var, kendisi. “Nolan filmi” diye bir şey var, ve Nolan filmleri, 2011’den beri sadece diğer Nolan filmleriyle yarıştığı bir kulvarda koşuyor. Bu yüzden, İngiliz yönetmenin yeni filmi Dunkirk ile ilgili, kafamızda “kötü olacak mı?” gibi bir soru işareti…
