Yükle Gelsin!

Ya yok, arkadaşlar, biz gelecekteyiz ya. Kusuruma bakmayın. Günümüz falan değil burası. Baya zaman makinesiyle geldiğinde görmek isteyeceğin bir dünyadayız. Sokaklarda kendi kendini süren arabalar var, internetten EŞYA indirebiliyoruz, görüntülü konuşmalar artık elimizin kiri oldu, otobüslerde koltukların arkasında ekranlar var (bence bu hâlâ çok önemli). Ha bir de yani, sanal…

Geçtiğimiz günlerde Google’ın kendi kendini süren arabasıyla ilgili kanunen büyük bir eşik atlandığını, Amerikan otoyol kanunlarının yapay zekayı bir sürücü olarak hukuken kabul ettiğini size aktarmıştık; hatırladınız mı? Ben o haberi yazdıktan sonra, kafamda bu olaya logaritmik olarak artan bir şekilde daha da fazla şaşırmaya başladım. Yani gerçekten,…

Oscar’lar Amerikan sinemasının en prestijli ödülleri. Ama Hollywood’u takip edenler, spektrumun öteki tarafında bir de Razzie özülleri diye bir şey olduğunu da biliyorlar. Adını dilini dudaklarının arasına alıp üflemenin İngilizce karşılığı “Blowing a raspberry”’den alan ve 1981’den beri Amerikan sinemasının en kötülerini ödüllendiren Golden Raspberry Awards, 2016 ödüllerini…

Biz 90’larda çocuktuk. Ve 90’larda çocuk olmak, internetin ve bilgisayarın çok da fazla olmadığı bir dünyada; o esnada sokakta oynayacak arkadaşlarınız evdeyse monotonluğu kıracak tek bir şey olduğu anlamına geliyordu: Çizgi filmler. Televizyonda belirli saatleri vardı çizgi filmlerin. Şimdinin aksine, sadece çizgi filme ayrılmış bu kadar fazla kanal yoktu. Cumartesi…

Çok değil, bundan 6-7 sene öncesine kadar Amerikan görsel sanatlar dünyasında “TV” ikinci sınıf bir mecraydı. İçinde bulunan oyuncular, ya tükenmiş eski film yıldızlarıydı -ki zaten bir film yıldızının tükendiği TV’ye gelişinden anlaşılırdı- ya da bir şekilde sinemaya sıçrama yapmak isteyen genç dimağlardı. Artık durum böyle değil. Bakın, Meryl…

Bazı karakterlerin mühür sözleri vardır. Bir kere okursunuz, ve mıhlanır aklınıza. Karaktere bakış açınızı ekseriyetle o belirginleştirmeye başlar. O cümleyi okuduktan sonra daha iyi anlarsınız karakterin niyetini, derdini, çapını, çeperini… Biz bu mantıkla yola çıkıp, bunları güzel görsellerde derleyelim istedik. Hepsi el emeği, göz nurudur, hepsini de dilediğinizce…

Marvel film dünyasına karakter oluştururken aslında çizgi romanlara sadakat mefhumunu çok da fazla ön planda tutmuyor. Whiplash, Mandarin, Lash gibi villain’lar mesela, büyük değişiklikler yaşayarak sıçradılar beyaz ekrana. Hakeza aynısını bir takım esas oğlanlar ve kızlarla ilgili de söylemek mümkün. Örneğin MCU, Wasp olma görevini Janet’tan çok, kendileri yarattıkları kızı Hope’a verdiler, kendi filminde de…