Zach Braff bir ara dokunulmazdı, hatırlıyor musunuz? Scrubs’ın Amerikan televizyonlarında yayınlanan en zekice ve en duygusal olarak kaliteli sitcom olduğu dönemlerin hemen ardından, The Shins’i bir anda popüler…
Six Feet Under’ın başarısının sebebi neydi? Bir dizinin ölüme ucundan değinmesi bile bizleri etkilerken Six Feet Under’ın ölümü başından sonuna tüm detaylarıyla anlatan bir dizi olması mı? Oyunculuk…
Bir müzik grubu kurmasının teferruatı da büyük. Bir grup insanın bir araya gelmesinden ötürü doğal olarak oluşabilecek gerginlik ve tatsızlıkları bir kenara bıraksak dahi bir ton iş var…
Hayatınıza Amerikan müziği ile birkaç saniye dahi ilgilendiyseniz muhtemelen yapmış olabileceğiniz şu tespit var ortada: Her şeyin başı Blues. Bu gerçekten mübalağa veya abartı bir cümle değil. Bugün…
Futurama çok özel bir diziydi. Önce bunu söyleyerek başlayalım. Futurama sadece animasyon kategorisinde değil, genel olarak seri hikaye anlatımı alanında çok özel bir işti. Sadece zeki, sadece komik, sadece duygusal ya da…
Yükle Gelsin!
Bugünlerin geleceği dünden belliydi aslında. 1999 senesinin 31 Aralık’ında hevesle 10’dan geriye sayarken bu tehdit ortaya çıkmıştı. Artık içinde bulunduğumuz döneme “90’lar” dememizin münasip kaçmadığı her geçen an bu ihtimal daha da güçleniyordu. En sonunda oldu işte. 90’lar kelimenin tam anlamıyla “eski” oldular, bitpazarına düştüler, ve o kadar…
Yıllardır çıkmamış oyunlarla ilgili ileri geri konuşmak gibi garip bir işim olduğundan, pek çok acayip oyun fikri gördüm bugüne kadar. Bir kişi tek kişilik hikaye modunu oynarken, bir ekibin de onun hikaye sırasında indirdiği düşmanları canlandıracağı The Crossing vardı mesela. Markus Persson’un Minecraft sonrası başına oturduğu 0x10c vardı,…
Hissedebiliyor musunuz ya? Ben çok net hissetmeye başladım, gerçekten. Bu aylar önce yeni inşa edilen Expanded Universe’e dair tekrar içimde dirilen aşkla başladı. Ondan sonra eski Star Wars oyunlarını elden geçirmeye, hatta The Old Republic’e bile ikinci bir şans vermeye uzandı. Sonra da döndürüp döndürüp fragmanları izlemeye, devamlı…
İlla ki dikkat etmişsinizdir, bazı filmlerde fragman, afiş falan gibi promosyon mecralarında yönetmenin ismi genelde “X filmlerinin yönetmeni” şeklinde geçer. Bu bir payedir. Kilometre taşıdır. Eğer kariyerinizde belirli bir eşiği atlamadıysanız, pazarlama departmanları en popüler, ya da mevcut filme en uygun önceki işinizle anlatırlar sizi. Ve atlaması zor…
Eğer şu haberi bundan üç ay önce yazmış olsaydım, başlığı muhtemelen “Civil War’dan en merak ettiğimiz set görüntüsü geldi” olurdu. Ama şimdi böyle bir başlık atamam, atarsam buraya Spider-Man’in set görüntüsünü görmek için gelen kitlelelere kendimi açıklayamam. Şu an için Civil War’ın belki de en merak ettiğimiz kısmı…
Oyunculuğun geçmişine baktığınızda, bazı kilit rollerin olduğunu görürsünüz. Özellikle tiyatroda çok belirgindir bu. Hamlet gibi, Jean Valjean gibi, Eva Peron gibi, Othello gibi bazı roller onlarca aktör tarafından, defalarca canlandırılır. Hatta pek çoğu, özellikle de Shakespeare oyunlarının kilit rolleri bir nevi bir kilometre taşıdır, bir eşiktir. Bana soracak…
Eskiden Tim Burton adı geçince herkes saygı duruşuna geçer, en popüler oyuncular sırf onun filmlerinde oynayabilmek için çok baba rolleri reddeder, sırf Burton ismi bile filmin gişesini garanti ederdi. Sonra ardı ardına belli bir düzeyin altında filmler çekince o karizmasını, cazibesini görece kaybetti. Tabii bu yönetmenin özgeçmişinin efsane…
Bu arada genel bir değerlendirme yaptım. Çok detaylı bir analiz yazamadım. Bir seferde bitirmeyip haftalık olarak takip edince detaylar yer yer unutuluyor. Bu sezonla ilgili aklımda kalanlar ve hissettiklerim şeklinde okunursa daha verimli olacaktır. True Detective’in ilk sezonunu süper bulmuştum. Woody Harrelson’ı kadrosunda barındırarak zaten 1-0 önde başlamış,…
Çok net konuşalım, bu tip hikayelerin –görece de olsa- mutlu sonla bitmesine pek alışık değiliz. Gerçekten. Genelde bir dizi iptal olunca, defter orada kapanır. Hele ki sonrasında aynı dizi farklı kanallara sunulduysa, hiçbir kanal da almadıysa bir daha o sevdiğiniz karakterleri, merakla beklediğiniz hikaye ögelerini görmeniz zordur. Ama…
Romantik komedilerle ilgili bir sevgi / nefret ilişkim var. Bunun gerçekten günümüz romantik komedileriyle bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Hafızamı zorladığımda son beş – altı sene içerisinde izlediğim büyük bütçeli bir romantik komedi bulmakta zorlanıyorum, fakat buna rağmen 90’larda mantar gibi beyaz perdeler arasında türeyen Meg Ryan filmleri öyle bir mühür koymuş ki…
