Yükle Gelsin!

Bugün bir şey fark ettim. Disney bir döngü firması. Gerçekten. Bakın, adamlar yeni bir fikir ortaya atıyorlar, bunun filmini yapıyorlar, çok tutuyor. Ondan sonra devamını çekiyorlar, yan filmini yapıyorlar, oyunu çıkıyor, minderi satılıyor, donunu giyiyoruz derken her sene yeni bir ürünü çıkıyor bu markanın. Bir noktadan sonra o…

Küçükken çok detay içermeyen, masalsı hikayeler pek çekici gelmezdi bana. İlla ki tüm detaylarıyla şekillenmiş, ayakları sapasağlam yere basan hikayeleri severdim. Büyüdükçe, artık yorduğundan mıdır nedir, daha hafif, çocuk masallarındaki tam olarak ne olduğu belirsiz dünyaları merak eder oldum. Tabi çocuk masalları derken basit ve klişe hikayelerden ziyade…

Televizyonun ilk dönemlerine dönüp bakmak hakikaten delicesine acayip, çılgıncasına garip bir iş. Amerikan kanalları bir bir kurulur, bu yeni medyumun ne işe yaradığı hafiften çözülmeye başlanırken orada olanlara pek bir imreniyorum doğrusunu söylemek gerekirse. Bugün izlediğimiz çoğu -sadece dizi değil, film, oyun, çizgi roman dahil- şey o zamanın…

Video oyunlarının 1980’li ve 90’lı yıllarda olduğu gibi erkek egemen bir mefhum olmadığının farkındayız, değil mi? Zaten tüm bu GamerGate ve türevi sıkıntılar da buradan çıkıyor. Video oyunları artık bir zümreye ait, niş bir hobi değil. Video oyunları bir sanat dalıyla bir eğlence aracı olma arasında gidip geliyor…

“Essential the Amazing Spider-Man”i karıştırırken bir reklam gözüme çarptı: Magic Art Reproducer! Tabii bu reklamın o yıllarda sıkça yapılan (ülkemizde hala yapılmaktan çekinilmeyen) kandırmaca bir reklam mı yoksa gerçek bir alet mi olduğunu kurcalamak gerekti. Biraz araştırınca bu aletin Kamera Lucida olduğu ortaya çıktı, 1600’lerde Kepler tarafından tarif edilmesine…

Geçen hafta benim için biraz tuhaf geçtiğinden bu haberi kaçırmışım. Çocukluğumda iz bırakan şovlardan biridir Muppets. Hafta boyu yayın saatini beklediğimiz, ailecek televizyon başına toplanıp seyrettiğimiz şovlardan biriydi. Muppets Show, Susam Sokağı gibi, Saturday Night Live gibi adını televizyon tarihinin efsaneleri arasına yazdırmıştır. Her biri birbirinden farklı ama hepsi…

Film yapımının en acayip, en destansı kısmı bana “set inşası” gibi geliyor. Diğer her şeyi gözüm kesiyor az çok. Hulk için birileri saatlerini, günlerini, aylarını bilgisayar başında iki büklüm harcıyor mesela, gözümde canlandırabiliyorum. Oyuncular rollerine haftalarca hazırlanıyorlar, kabul ediyorum. Senaristler araştırma için neler neler yapıyorlar, tahayyül edebiliyorum. Hepsi…