Disney’yi son zamanlarda ekseriyetle Star Wars ve Marvel markalarıyla andığımızdan, biraz sanki esas onları meşhur eden şeyi unutuyoruz gibi hissediyorum; bilmiyorum size de oluyor mu? Disney artık büyük,…
Daha önce Preacher’ın AMC tarafından dizi olma ihtimali üzerine bir haber yapmıştık. O zaman hiç bir şey kesin değildi fakat artık sevinebiliriz. AMC’nin yaptığı açıklamaya göre, Preacher dizi oluyor…
Nedeninden gerçekten de emin değilim ama insanlığın devamı ya da sonu hakkındaki öyküler her zaman ilgimi çekmiştir; distopik ya da ütopik fark etmez. Hele bir de bu konu…
Post-hakikat çağındayız. Önce bu kavranması zor tabiri bir oturtalım bir yerlere. Bilmeyenleriniz için, Oxford English Dictionary’ye göre 2016’nın kelimesiydi post-truth. Bir şeylerin başına “post” takısı gelmesine ülkecek alışık olduğumuz için,…
Sene 1987. Aylardan Temmuz. Bir albüm düşüyor Amerikan semalarına. Listelerin çok bir yerinden kalkası yok, New York’ta bir arkadaş evinde kaydedilen bu albüm zorlasa da elli sekizinci sıradan girebiliyor ana Billboard…
Yükle Gelsin!
Ben eminim, her biriniz The Hobbit’in üç filmlik macerasını izlerken aynı şeyi düşündünüz. Ben düşündüğümü biliyorum. Özellikle uzayıp giden ve hiçbir yere varmayan diyalogları, ana hikayeye hizmet etmeyen yan öykü örgülerini ve genişletilip kendi filmine çevrilen savaş sahnelerini görünce düşünmemek elde değildi çünkü. Biri bunları kırpıp, tüm bu…
Herhalde artık sağır sultan bile borazanla duymuştur diye düşünüyorum, fakat yine de tekrar etmekte fayda var; bu sene, yaklaşık on yıldan sonra ilk defa yeni bir Star Wars filmi izleyeceğiz. Kanlı canlı, sinemalarda. J.J. Abrams’ın yöneteceği film, bir yığın yeni Star Wars filminin fitilini ateşleyen kıvılcım olacak. Ondan…
Sen öbür taraftan “ekranı 6 inç” “oo bizim ki 7 inç” “biz buradan kameramızı bir sallarsak ucu oraya varır” “bizim şarj süremiz ile aralıksız 5 posta çekim yaparsın” gibi ‘kiminki daha büyük’ tadında telefon yarıştıradur, Japon smartphone’u boşvermiş, “Sevimlilikten ölmek adına ne yapsak?” diyerekten son derece eski teknoloji,…
Yeni Star Wars filmi deyince kafalar karışmasın. Aklınıza ilk gelecek olan şey bu sene sonunda yayınlanacak Star Wars: The Force Awakens elbette, biliyorum. Fakat ondan söz etmiyorum. Malumunuz, Disney CEO’su Bob Iger birkaç vakit önce Star Wars filmlerinin Disney’nin hükmü altında seyredeceği yolu açıklamıştı. Bu plana göre her…
Marvel neredeyse aylardır hepimizin aklında olan, bir şekilde teorize etmekte olduğu şeyin bugün resmen adını koydu. Hatırlayacaksınız, sizlerle Deadpool’un öldürüleceği haberini konuşurken şu ifadeleri kullanmıştık: “Bizce Marvel Secret Wars sonrasında bu kişilere yeni bir kapı açmak, hem de Marvel evrenini MCU’ya daha yakın bir hâle getirmek için her…
Bakın, “filmi” ya da “dizisi” ya da “çizgi romanı” diyemiyoruz. Joss Whedon’un en iyi yaptığı şeyleri sıralarken “işi” kelimesini kullanmamız gerekiyor. Çünkü bu adam, hakikaten de geek ve hakikaten de yapıyor arkadaş! Yaptığı işlerin genel tonunu sevmeyebilirsiniz, ben Whedon’un kıymetiyle ilgili hem destekleyen, hem de karşı çıkan pek…
Sinema dünyasında suikastçiler ne kadar önemli bir yer tutuyorsa; muhtemelen video oyunları dünyasında sahip olduklarının yarısı kadar bile değildir. Video oyunları, muhtemelen doğaları gereği suikatçilere çok daha açık bir medyum. Hemen hemen her video oyununun ana oynanış mekaniklerinden biri başkalarını öldürmek olduğundan ve suikastçilik çoğu zaman bunun -önceki…
Fifty Shades of Grey’in hikayesini artık biliyorsunuzdur. Multimilyoner Christian Grey ile edebiyat öğrencisi Anastasia Steele’in aşk öyküsünü anlatan roman, hayatına bir Twilight fan-fiction işi olarak başlamış, sonrasında kendi ayakları üzerinde duran bir esere evrilmiş ve nihayetinde tamamen Twilight serisinden bağımsız, kendisi başlı başına bir fenomen hâline gelmiş bir…
Hemen netleştirelim; başlığa sıkıştıramadık ama adam dövüş meselelerinden bahsediyor. Yani filmlerin genel kalitesiyle ilgili bir şey söylemiyor, Batman v. Superman: Dawn of Justice’in (ve aynı zamanda 300’ün, Sucker Punch’ın, Man of Steel’in) dövüş ve akrobasi koreograflığını yapmış olan Guillermo Grispo’nun İspanyolca site Los Andes Diario’ya verdiği röportajda belirttiği…
Fire Emblem serisini ne kadar övsem az. Gerçekten. İnsanların bazen kendisini Nintendo yapımı olduğu için harcadığını görüyorum ama; bir oyun herhalde kendi firmasından çıkan işlerden ancak bu kadar uzakta duruyor olabilir. Fire Emblem bir strateji oyunu. Daha doğrusu, bir taktiksel RYO. Üstelik daha oturaklı, görece ciddi hikayeler anlatıyor.…
